Tarih Kokan Dükkaninda 52 Yildir 'Makas Salliyor'
Trabzon'da berberlik yapan 76 yasindaki Metin Yesilaras, kendi imkanlariyla bir araya getirdigi tarihi ve yöresel esyalari dükkaninda sergiliyor Yesilaras: 'Burada dedemden kalan saatler, tarihi kav çakmagi ve seti, fenerler, sepet gibi esyalar var'.
HAKAN BURAK ALTUNÖZ - Trabzon'da 52 yildir ayni yerde berberlik yapan 76 yasindaki Metin Yesilaras müsterilerine, tarihi ve yöresel esyalarla süslü dükkaninda hizmet veriyor.
Berberlik meslegine 1956'da henüz 11 yasindayken kent merkezindeki Taksim Caddesi'nde çirak olarak baslayan Yesilaras, 1961'de ustalik belgesi aldi.
Askerlik görevinin ardindan 1969'da Degirmendere Mahallesi'nde is yeri açan ve burada 52 yildir araliksiz çalisan Yesilaras, tarihe olan tutkusundan vazgeçemeyince topladigi yöresel esyalari dükkaninda biriktirmeye basladi.
Tarihi cep saatleri, çariklar, yün isleme aletleri, ibrikler, kirbaçlar, fenerler ve zincirlerden olusan yöresel ürünlerin büyük kismini tavana, digerlerini ise duvarlara asan Yesilaras, yaklasik 10 metrekarelik dükkaninda yer sorununa da çözüm bulmus oldu.
Meslegini sevgiyle yapan Yesilaras, AA muhabirine, yeni gelen müsterilerinin esyalari görmelerinin ardindan olumlu tepkiler verdigini söyledi.
Tarihe olan merakinin yasami boyunca sürdügünü dile getiren Yesilaras, "Burada dedemden kalan saatler, tarihi kav çakmagi ve seti, fenerler, sepet gibi esyalar var. Yaklasik bir asri bulur diye düsünüyorum. Çünkü ben yasim itibariyla bu esyalarin tarihini biliyorum." dedi.
Yesilaras, esyalari gören bazi insanlarin kendilerinde bulunanlari da dükkana getirdigini ifade ederek, "Birisi burayi görünce el örmesi sepet getirdi. Daha sonra tarihi nitelikte çarik, yün isleme aletleri, kütük hizari ve zincir verenler oldu. Onlari da burada uygun yerlere koyarak sergilemeye basladik." diye konustu.
Köy kahvehanelerinde gördügü yöresel esyalari da toplamaya çalistigina isaret eden Yesilaras, sözlerini söyle sürdürdü:
"Trabzon hakkinda tarihi bir yazi bile görsem dikkatimi çeker ve hemen alir saklarim. Köy kahvehanelerinde gördügüm yöresel esyalar vardi. Sahiplerine 'Sunu bana verir misin?' dedim, sag olsunlar, verdiler ve getirerek dükkana koydum. Bunlari topladik, biriktirdik çesit çesit. Gelen müsterilerin de dikkatini çekiyor. Bir keresinde ögrenci geldi ve tarihi esyalarla ilgili dersi oldugunu söyledi. Ben de bulunan ürünleri tek tek ona anlattim."
Yesilaras, müsterilerinin genellikle 40 yas ve üzerinde kisiler oldugunu kaydederek, "Meslekte su anda iki bölüm var. Birincisi bizim yaptigimiz eski klasik tiras tarzi. Bir de simdiki gençlerin yaptigi yeni tiras tarzi var, bizimle uyumlu degil. Benim yaptigim ona, onun yaptigi bana uymuyor. Gençler yine de sag olsunlar, hal, hatir soruyorlar, ben de hiç kimseyi kirmam." ifadesini kullandi.
Kaynak: AA
Berberlik meslegine 1956'da henüz 11 yasindayken kent merkezindeki Taksim Caddesi'nde çirak olarak baslayan Yesilaras, 1961'de ustalik belgesi aldi.
Askerlik görevinin ardindan 1969'da Degirmendere Mahallesi'nde is yeri açan ve burada 52 yildir araliksiz çalisan Yesilaras, tarihe olan tutkusundan vazgeçemeyince topladigi yöresel esyalari dükkaninda biriktirmeye basladi.
Tarihi cep saatleri, çariklar, yün isleme aletleri, ibrikler, kirbaçlar, fenerler ve zincirlerden olusan yöresel ürünlerin büyük kismini tavana, digerlerini ise duvarlara asan Yesilaras, yaklasik 10 metrekarelik dükkaninda yer sorununa da çözüm bulmus oldu.
Meslegini sevgiyle yapan Yesilaras, AA muhabirine, yeni gelen müsterilerinin esyalari görmelerinin ardindan olumlu tepkiler verdigini söyledi.
Tarihe olan merakinin yasami boyunca sürdügünü dile getiren Yesilaras, "Burada dedemden kalan saatler, tarihi kav çakmagi ve seti, fenerler, sepet gibi esyalar var. Yaklasik bir asri bulur diye düsünüyorum. Çünkü ben yasim itibariyla bu esyalarin tarihini biliyorum." dedi.
Yesilaras, esyalari gören bazi insanlarin kendilerinde bulunanlari da dükkana getirdigini ifade ederek, "Birisi burayi görünce el örmesi sepet getirdi. Daha sonra tarihi nitelikte çarik, yün isleme aletleri, kütük hizari ve zincir verenler oldu. Onlari da burada uygun yerlere koyarak sergilemeye basladik." diye konustu.
Köy kahvehanelerinde gördügü yöresel esyalari da toplamaya çalistigina isaret eden Yesilaras, sözlerini söyle sürdürdü:
"Trabzon hakkinda tarihi bir yazi bile görsem dikkatimi çeker ve hemen alir saklarim. Köy kahvehanelerinde gördügüm yöresel esyalar vardi. Sahiplerine 'Sunu bana verir misin?' dedim, sag olsunlar, verdiler ve getirerek dükkana koydum. Bunlari topladik, biriktirdik çesit çesit. Gelen müsterilerin de dikkatini çekiyor. Bir keresinde ögrenci geldi ve tarihi esyalarla ilgili dersi oldugunu söyledi. Ben de bulunan ürünleri tek tek ona anlattim."
Yesilaras, müsterilerinin genellikle 40 yas ve üzerinde kisiler oldugunu kaydederek, "Meslekte su anda iki bölüm var. Birincisi bizim yaptigimiz eski klasik tiras tarzi. Bir de simdiki gençlerin yaptigi yeni tiras tarzi var, bizimle uyumlu degil. Benim yaptigim ona, onun yaptigi bana uymuyor. Gençler yine de sag olsunlar, hal, hatir soruyorlar, ben de hiç kimseyi kirmam." ifadesini kullandi.
