Silifke'deki Göksü Deltası İnsan Kaynaklı Kirliliğin Hedefinde
Dünyanın sayılı göç yollarından birisi olan ve nadir görülen, nesli yok olma tehlikesi altındaki kuş türlerinin yaşama, üreme, beslenme ve konaklamalarına imkan sağlayan İçel’in Silifke ilçesindeki Göksu Deltası, insan kaynaklı kirliliğin ve kötü kullanımın hedefi halinde.

Evlenenlerin, sözlenenlerin fotoğraf çektirmek için akın ettiği delta, aynı zamanda doğa bilimleri uzmanlarının, doğa meraklılarının da uğrak yeri. 1994’te Ramsar alanı ilan edilen Göksu Deltası, Türkiye’nin Çukurova’dan sonra Akdeniz kıyısındaki ikinci büyük deltası.
Ayrıca deniz kaplumbağaları ’caretta caretta’ ve ’chelonia mydas’ın yumurtalarını bıraktığı, Akdeniz’deki en önemli ana yuvalama bölgelerinden birisini oluşturur. Yumuşak kabuklu Nil kaplumbağasının da yuvalama alanlarından birisi.
İnsan kaynaklı kirliliğin hedefi durumunda
Böylesine eşsiz bir doğa harikası olan delta, insan kaynaklı kirliliğin ve kötü kullanımın da hedefi durumunda. Deltanın birçok yeri içki şişeleri ve plastik atıkla dolu. Kumluklar, sazlıklar ve bakir sahil de insan kaynaklı atıklarla dolmuş halde. Deltaya fotoğraf çekmek ya da gezmek için gidenler, gördükleri manzara karşısında şaşkınlıklarını gizleyemiyor.
"Her geçen yıl kötüye gidiyor"
Bölgeye giden gazeteci, fotoğraf sanatçısı Necdet Canaran da tanık olduklarını, "Alanı yıllardır düzenli aralıklarla fotoğraflıyorum, çektiğim fotoğraflar 60’dan fazla ülkede editoryal anlamda yayımlandı. Gazete, dergi, internet sitesi, üniversite yayını, poster oldu. Her gittiğimde karşılaştığım manzara geçmiştekini aratıyor" sözleriyle anlattı.
