"Barajdan Siyanür Salınımı Mümkün Değil"
Kütahya‘da gümüş üretilen tesisteki siyanürlü suyun bulunduğu barajdaki çökmenin atık barajının iç kısmında meydana geldiği, bu nedenle dışarıya siyanür salımının, çevreyi ya da insan sağlığını tehdit edecek bir durum oluşmasının mümkün olmadığı bildirildi.
Konuya ilişkin bilgi veren Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı Başkanı ve Maden Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güven Önal, tesisten dışarıya siyanür sızıntısının meydana gelmesi için barajın en son kademesinin çökmesi gerektiğini, oysa buradaki çökmenin atık barajının iç kademelerinde, yani ara kademede yaşandığını vurguladı.
Önal, ‘‘Çevredeki sulara bulaşması söz konusu olamaz, çünkü dışarıya sızma ya da akma yok. Bütün olay atık barajı alanında olmuş. ‘Şurada bu kadar siyanür var, dışarı sızdı‘ şeklindeki açıklamalar tamamen spekülasyon. Çökmelerden dolayı çevreye bir tehlike arz etmesi söz konusu değil‘‘ dedi.
Bölgedeki içme suyunda tehlike bulunduğu yönündeki açıklamaların gerçeği yansıtmadığını vurgulayan Önal, atık barajındaki siyanürün yer altı sularına karışmasının da imkansız olduğunu dile getirerek, ‘‘Bu nedenle ‘Halk tehlikeyle karşı karşıya‘ söylemleri spekülasyondur. Çevreye bir yayılım olsa tamam, ama böyle bir durum söz konusu değil‘‘ diye konuştu.
Güven Önal, havaya siyanür buharının çıkması işinin özel bir asit işlemi olduğunu, bu asidin konulmasıyla siyanür çıkışının sağlanabileceğini, durup dururken havaya karışması gibi bir olayın yaşanmayacağını bildirdi.
Prof. Dr. Önal, ‘‘Atık barajına gelen siyanür düzeyi de çok düşüktür. Çünkü atık barajına gelen siyanür güneş ışınlarıyla bozuşuyor. Bozuşmayla birlikte karbondioksit ve amonyağa dönüşüyor. Yani atık barajına geldiği şekliyle kalmıyor. Böylece atık barajındaki çamurlu sudaki siyanür oranı devamlı düşer, her daim güneşle temasta olduğu için‘‘ dedi.
-‘‘SİYANÜR KANSER YAPMAZ, BELLİ BİR LİMİTTE ALINIRSA ÖLDÜRÜR‘‘-
Kaynak: AA
Önal, ‘‘Çevredeki sulara bulaşması söz konusu olamaz, çünkü dışarıya sızma ya da akma yok. Bütün olay atık barajı alanında olmuş. ‘Şurada bu kadar siyanür var, dışarı sızdı‘ şeklindeki açıklamalar tamamen spekülasyon. Çökmelerden dolayı çevreye bir tehlike arz etmesi söz konusu değil‘‘ dedi.
Bölgedeki içme suyunda tehlike bulunduğu yönündeki açıklamaların gerçeği yansıtmadığını vurgulayan Önal, atık barajındaki siyanürün yer altı sularına karışmasının da imkansız olduğunu dile getirerek, ‘‘Bu nedenle ‘Halk tehlikeyle karşı karşıya‘ söylemleri spekülasyondur. Çevreye bir yayılım olsa tamam, ama böyle bir durum söz konusu değil‘‘ diye konuştu.
Güven Önal, havaya siyanür buharının çıkması işinin özel bir asit işlemi olduğunu, bu asidin konulmasıyla siyanür çıkışının sağlanabileceğini, durup dururken havaya karışması gibi bir olayın yaşanmayacağını bildirdi.
Prof. Dr. Önal, ‘‘Atık barajına gelen siyanür düzeyi de çok düşüktür. Çünkü atık barajına gelen siyanür güneş ışınlarıyla bozuşuyor. Bozuşmayla birlikte karbondioksit ve amonyağa dönüşüyor. Yani atık barajına geldiği şekliyle kalmıyor. Böylece atık barajındaki çamurlu sudaki siyanür oranı devamlı düşer, her daim güneşle temasta olduğu için‘‘ dedi.
-‘‘SİYANÜR KANSER YAPMAZ, BELLİ BİR LİMİTTE ALINIRSA ÖLDÜRÜR‘‘-
