Sınav skandallarına Gül'den tepki geldi. 'Rahatsızım'
YGS'deki şifreli kitapçık tartışmaları devam ederken ALES'teki hatalı soru kitapçığı skandalına Köşk'ten de tepki geldi. Abdullah Gül, "Toplumdaki eşitlik duygusu zedelendi. Bu anlayışın zedelenmesinden doğrusu çok rahatsızım" dedi.

Arınç:
Büyük eksiklik
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı’ndaki (ALES) baskı hataları iddialarıyla ilgili olarak, “Bir ALES sınavını organize eden kuruluşun yeteri sayıda yedek soru kitapçığı göndermemesi veya istenildiği zaman hemen karşılanamaması çok büyük eksikliktir” dedi. Bursa Gazeteciler Cemiyeti’nde soruları yanıtlayan Arınç, “YGS’deki şifre iddiasıyla ilgili konu Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından araştırılıyor. Suç işlenmişse bunun sorumluları da şüphesiz en ağır cezalara maruz kalmalı” diye konuştu.
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu da Zonguldak’taki mitingde iktidarın ÖSYM’yi berbat hale getirdiğini belirtti.
Siyasiler dışında öğretim üyeleride durumdan rahatsız olduklarını belirterek, ÖSYM Başkanı Ali Demir'in istifa etmemesi durumunda görevden alınmasını istediler.
Prof. Dr. Tahsin Yeşildere (Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı)
Savunması dahi olamaz
“Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Tayyip Erdoğan, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ve YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan’a, Demir’in görevden alınması için yazı yollayacağız. Kendisi istifa etmiyor. Bari onu atayanlar görevden alsın. Artık o koltukta oturtulmamalı. YGS’deki iddialar açıklığa kavuşmadan, intihal olayı patlak veriyor, sonra ALES’te de yeni bir skandal ortaya çıkıyor. Artık bunun herhangi bir savunması olamaz. Prof. Dr. Ali Demir o makamda kalmamalı. Kendisi bütün bu olaylara rağmen istifa da etmiyor. Tek yol olarak kendisini atayan ilgili makamların soruşturma başlatıp, görevden alması kalıyor. Göndereceğimiz yazılarda da profesörlük ünvanının alınmasını ve öğretim üyeliğinden atılmasını talep edeceğiz.”
İsmail Koncuk (Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı)
Koltukta ısrar niye
“ÖSYM, beceriksiz yöneticiler yüzünden, hataların, hırsızlığın, yolsuzluğun, hüllenin merkezi olarak anılıyor. ÖSYM Başkanı istifa etmek ve YGS’nin iptal edildiğini açıklamak için daha ne beklemektedir? ÖSYM Başkanı’nın soruşturmanın tamamlanmasını beklemeden, YGS’yi çoktan iptal etmesi gerekirdi. Şifre olduğunu kabul eden ÖSYM Başkanının YGS’yi iptal etmemesinin ve ısrarla koltuğunu bırakmamasının ardında hangi gerçekler yatmaktadır? Hata yapma lüksü olmayan bir kurumun önce KPSS, ardından YGS, şimdi de ALES’te yaptığı bu kepazeliklere iktidarın hiçbir mensubu ‘dur’ demiyor. ÖSYM’nin tüm bu olanlara rağmen ısrarla METEKSAN firmasıyla çalışmasını da manidar buluyoruz. ‘Türkiye’nin artık bir sınav skandalını daha kaldıracak gücü yok’ derken, ÖSYM’nin yeni skandallar yaratması olayın vahametini gözler önüne sermekte. ÖSYM Başkanı acaba ne tür meziyetlere sahiptir ki, hâlâ görevinin başındadır? İktidar artık ÖSYM’yi temize çıkarmaktan vazgeçmeli, ÖSYM’yi temize çekmelidir.”
METEKSAN’ın ‘patronu’
Oraya ben bile giremem
YÜKSEKÖĞRETİME Geçiş Sınavı’ndaki (YGS) şifreli kitapçık skandalında ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ali Demir’in, “METEKSAN’da bilgi işlemde çalışan arkadaşımızın işgüzarlığı” diyerek “suçlu” olarak gösterdiği, ALES’te de soru kitapçıklarının hatalı basılmasıyla tartışmaların odağı haline gelen METEKSAN’ın bağlı olduğu Bilkent Üniversitesi’nin Rektörü Prof. Dr. Abdullah Atalar, iddialarla ilgili ilk kez konuştu. Atalar, “Savcılık raporunu beklemek lazım. Ben bile bir kere matbaaya girmedim. İnanılmaz sıkı güvenlik var” dedi.
