Başbakan Erdoğan: YARSAV ruh üçüzlerinin destek kıtası

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, anayasa değişikliğine karşı olan CHP, MHP ve BDP'nin ruh üçüzü olduğunu söyledi. Erdoğan, "Bunlar nasıl oldu da bir ara

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, anayasa değişikliğine karşı olan CHP, MHP ve BDP'nin ruh üçüzü olduğunu söyledi. Erdoğan, "Bunlar nasıl oldu da bir araya geldi. Aslında bunlar hiç bir araya gelmezlerdi. Yanlarına da destek kıtalarını aldılar. Yargıçlar ve Savcılar Birliği(YARSAV) gibi" diye konuştu. Yargı kurumunun içerisinde vakıf dernek kurulmasının anlaşılır bir şey olmadığını ifade eden Başbakan Erdoğan, "Bunları biz 12 Eylül'ün öncesinde gördük. Polis teşkilatının içerisinde, milli eğitimde gördük. Oraların o zaman ne hale geldiğini gördük. Şimdi aynı oyun oynanıyor." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, Referandum çalışmaları kapsamında Isparta'ya geldi. Türkiye'yi büyütmeye, Türkiye'nin itibarını büyütmeyi, Türkiye'nini ufkunu açmayı hedefleyerek göreve geldiklerini ifade eden Erdoğan, "Biz gündemi belirlenen bir Türkiye istemiyorduk. Biz dünyada gündem belirleyen bir Türkiye istiyorduk. Bunu başardık. 7.5 yıldır bu anlayışla sizlere, vatanımıza hizmet ediyoruz. Türkiye'mizin hiç görmediği hiç şahit olmadığı daha önce hiç erişemediği başarıları Türkiye ile aziz milletimizle buluşturuyoruz. Her zaman söylüyorum. Bizim ulaştığımız seviyelere onların hayalleri dahi erişemez. Erişemiyor. biz koltuk derdinde değiliz. Biz iktidar hırsı içinde değiliz. Biz ikbal peşinde değiliz. 'Türkiye kazansın bu bize yeter' diyoruz." ifadelereni kullandı.

7,5 yıl boyunca hizmette ayrımcılık yapmadıklarını belirten Başbakan Erdoğan, "Etnik ayrımcılık yapmadık, bölgesel

ayrımcılık yapmadık. Çünkü biz bu ülkede türküyle, kürdüyle, lazıyla, çerkeziyle, gürcüsüyle, abhazasıyla, boşnağıyla, romanıyla, arnavutuyla, kısacası 73 milyonuyla biriz, beraberiz ve bir bütünüz. Yunus'un sözüyle 'yaradılanı yaradandan ötürü seviyoruz.' Bizim anlayışımız bu." diye konuştu.

"NE ZAMAN DEMOKRASİ GÜÇ KAZANDIYSA O ZAMAN KİRLİ TEZGAHLAR ORTAYA ÇIKTI"

Başbakan Erdoğan, şimdi bir takım şer odaklarının kardeşliğe kastettiğini belirterek, "Bir takım fitne odakları, fesat odakları bizim

birliğimiz beraberliğimizi bozacaklarını zannediyorlar. Bu topraklarda fitne tohumu yeşermez. Fesat tohumu yeşermez. Bu topraklarda husumet tohumları yeşermez. 73 milyonla birlikte benim Ispartalı kardeşim lütfen oynanan oyunları iyi izlesin. İyi analiz etsin. İyi değerlendirsin. Şöyle yakın tarihe bir bakın. Ne zaman Türkiye atılıma geçtiyse o zaman kirli oyunlar ortaya kondu. Ne zaman Türkiye ekonomisi şaha kalktıysa o zaman kirli senaryolar devreye sokuldu. Ne zaman demokrasi güç kazandıysa o zaman kirli tezgahlar ortaya çıktı. İşte bugünlerde de aynı oyunlar oynanıyor. Kirli oyunlar kirli senaryolar, kirli tezgahlar yeniden devreye sokulmak isteniyor. Bir yandan taşeron terör örgütü kirli kanlı eylemlere girişirken, öbür yandan illerde ilçelerde bir takım kirli provakasyonlar yapılıyor. Takip ediyorsunuz değil mi? Okuyorsunuz değil mi? Kimin eli, kimin cebinde görüyorsunuz değil mi? İşte onun için milliyetçisini, milliyetçi olmayanının da veya ırk milliyetçilirenin de, kafatası milliyetçilerini de iyi tanıyalım. Bunları iyi anlayalım. Bunlar tesadüf değil. Bunlar rastlantı değil." dedi.

"BAŞBAKAN NASIL OLURDA BİZİ İFŞA EDER?" DİYE RAHATSIZ OLDULAR"

Tüm tezgahları bozacak yegane gücün millet olduğunu ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu: "Bu senaryoları boşa çıkarak yegane irade sizlersiniz. Türkiye üzerinde oynanan kirli ounları ters yüz edecek yegane kuvvet silersiniz. 12 Eylül'deki anayasa değişikliğini kimler karşı? CHP, MHP, BDP. Bunlar nasıl oldu da bir araya geldi. Aslında bunlar hiç bir araya gelmezlerdi. Ben 22 Temmuz'da diyordum ki bunlar ruh ikizidir. Şimdi ruh üçüzü oldular. Yanlarına da destek kıtalarını aldılar. YARSAV gibi. Rahatsız oldular. Başbakan nasıl olurda bizi ifşa eder diye. Ne olacaktı? Bir defa yargı kurumunun içerisinde vakıf dernek kurulması anlaşılır bir şey mi ya. Bunları biz 12 Eylül'ün öncesinde gördük. Polis teşkilatının içerisinde, milli eğitimde. Oraların o zaman ne hale geldiğini gördük. Şimdi aynı oyun oynanıyor. Bağımsız olması gereken tarafsız olması gereken bir yargı camiasının içerisinde bunların olmasının demokratik parlamenter sistem içinde yeri olabilir mi? Özgürlükler içerisinde yeri olabilir mi? İşte bunu yaptılar. Şimdi de açık açık tavır koyuyorlar. Milletin hayrına hiç bir konuda ittifak etmeyenler şimdi kalkmışlar 'hayır' oyu vermekte ittifak ediyorlar. bu oyunu bozacak mıyız? O fitne odakların hevesleri kursaklarında bırakacak mıyız? 12 Eylül'de yeniden büyük Türkiye"ye evet mi?"