Izmir'de Deniz Taskinlarina Istinat Duvariyla Önlem Geliyor
Izmir Büyüksehir Belediyesi Baskani Tunç Soyer, kentte yasanan deniz taskinina deginerek, “Aralik ayi içinde esnafin hasarlarini gidermeye yönelik ödemeleri yapmis olacagiz" dedi. Mavisehir’de yasanan deniz taskinlarinin önünde istinat duvariyla geçildigi, diger tasan noktalar içinde bu konu üzerinde çalisildigini ifade eden Soyer, "Bu istinat duvari benzeri bir çalismayi Izmir’in nerelerinde yapmamiz lazim, Izmir’in baska hangi sahillerinde benzer tehditler var, bu konudaki önlemler üzerine çalisiyoruz" seklinde konustu.

"680’in üzerinde esnafimizin magduriyeti var"
Yasanan deniz taskini hakkinda konusan Izmir Büyüksehir Belediye Baskani Tunç Soyer, “Geçen 5 yil içinde daha ne felaket yasayabiliriz diye düsündügümde artik aklima baska bir sey gelmiyor. Son denizin kabarmasi da hiç beklemedigimiz bir baska felaketti. Hizli aksiyon alabildik. Hasar tespitlerini tamamliyoruz. 680’in üzerinde esnafimizin magduriyeti var. Bunlarla ilgili meclis kararini aldik. Aralik ayi içinde de hasarlarini gidermeye yönelik ödemelerini yapmis olacagiz. Kisacasi üzerimize düsen neyse bu magduriyeti yasayan arkadaslarimizin yaninda olacagiz” dedi.
“Mavisehir’de deniz tasmasinin önüne geçebildigimizi gördük”
Mavisehir’de hayata geçirilen kiyi çalismasi kapsamindaki tedbirleri örnek gösteren Baskan Soyer, “Mavisehir’de 3 sene öncesine kadar senede 2-3 kez deniz tasmasi yasanirdi. Orada o zaman 37 milyon liraya mal olan bir istinat duvari yaptik. 4 metre suyun altina inen ve 2,2 kilometre uzunlugunda. Bunu da üstüne yaklasik 160 santimetre kaya istinat duvari olabilecek sekilde yapmistik. Yaklasik 3 senedir Mavisehir’de zaman zaman yasanan su baskini, denizin tasmasi hadisesinin önüne geçebildigimizi gördük” diye konustu.
Izmir’in kiyilarinda yürütülecek çalismalara dair bilgi veren Baskan Soyer, “Bu istinat duvari benzeri bir çalismayi Izmir’in nerelerinde yapmamiz lazim, Izmir’in baska hangi sahillerinde benzer tehditler var, bu konudaki önlemler üzerine çalisiyoruz. Bundan sonraki bir oturumda bu çalismalarin sonucunda vardigimiz noktayi paylasacagiz” dedi.
Toplantiya katilan Izmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Ögretim Görevlisi Dr. Dogan Kisacik da, kentte yasanan deniz taskinina iliskin konusarak, Izmir’in mevcut kiyi çizgisi üzerinden bilgilendirmede bulundu. Hidrodinamik kosullara dikkat çeken Kisacik, kiyi koruma yapilarinin önemine degindi. Kisacik yeni dönemde deniz taskinlariyla karsilasma ihtimalinin yüksek oldugunu sözlerine ekledi ve uyarilarda bulundu.
Öte tandan Tunç Soyer, kentteki rayli sistem projelerinden de bahsederek, “Ankara’dan onaylanmis olan sadece Örnekköy-Çigli Tramvayi var. Kemalpasa ile ilgili istedikleri degisiklikleri yapmis olmamiza ragmen henüz dönüs alamadik. Gaziemir-Karabaglar metrosuyla ilgili 2 senedir dönüs yok. Hâlbuki orada ciddi yol alindi. Projeleriyle, sondajlariyla hepsi tamamlandi. Üçünde de bu noktadayiz. Narlidere Metrosunu 7 Subat’ta, Çigli Tramvayini 14 Subat’ta açiyoruz. Buca Metrosu ile ilgili de insaata basladigimizda 4 yil bir süre öngörmüstük; ama daha önce bitirebilecegimize dair veri var elimizde. Zeminin yapisi itibariyle daha hizli yürüyebiliyoruz. 2 TBM kullanarak yapacagimizi düsünmüsken üçüncüsünü de devreye almak mümkün oldu. 4 seneden önce tamamlamis olacagiz. Günde 400 bin kisiyi tasiyabilecegiz. Bu 400 bin yolcu yilda 45 milyon euro civarinda bir isletme getirisi anlamina geliyor. Tamamlayip isletmeye aldigimizda isletme geliri elde ederken sagladigimiz finansmanin geri ödemesi baslayacak. Kimsenin cebinden para çikmadan, hiçbir vatandasimizin cebinden para çikmadan, Büyüksehir Belediyesi’ni hiçbir sekilde etkilemeden kendi kendine dönen, maliyetini karsilayan proje olacak” dedi.
