Adnan Hocacılar dosyasında dikkat çeken ayrıntı

Saygı Öztürk, 2005 yılında kapatılan Adnan Hocacılar dosyasında dikkat çeken bir ayrıntıyı yazdı.

Adnan Hocacılar dosyasında dikkat çeken ayrıntı
Adnan Hocacılar dosyasında dikkat çeken ayrıntı
Adana Hocacılar olarak bilinen liderliğini Adnan Oktar'ın yaptığı suç örgütüne geçtiğimiz günlerde bir operasyon gerçekleştirildi.

Bu operasyonlarda çok kişi gözaltına alınırken, operasyon derinleştikçe ilginç ayrıntılara ulaşıldı.

Adnan Hocacılara 1999 yılında da bir operasyon gerçekleştirildiği, davanın 2005 yılında zaman aşımında düştüğü ortaya çıktı.

YILDIRMAK VE SİNDİRMEK

Sözcü gazetesi yazarı Saygı Öztürk, o dönemde yürütülen davayla ilgili bilgileri paylaşırken, Adnan Hocacıların siyasi partilere sızdığı bilgisinin dosyada yer aldığını yazdı.

Öztürk, dava dosyasında Adnan Hocacıların sızdıkları partilerde yıldırmak, sindirmek yolunu kullandıklarını yazarken 'Örgütlerinin daha da güçlenmesi için siyasi işlerle ilgilenmek üzere de sanıklar bir ekip kurdu. Bazı örgüt üyelerin, bir siyasi partinin çeşitli kademelerindeki yönetimlerine girdikleri, destekledikleri bir siyasi parti liderine parti içi muhalefet yapan kişilerle görüşerek ikna etmeye çalıştılar. Sonrasında da parti içinde muhalefetten vazgeçmeyen kişileri yıldırmak ve sindirmek için hazırladıkları karalama metinlerini birçok kişi ve kuruma gönderdikleri, bu kişilere ait telefon kayıtlarını yasal olmayan yollardan ele geçirerek kimlerle görüştüklerini tespit ettikleri, yine bu kişileri takip ederek kimlerle buluşup ne konuştuklarını belirledikleri, buna ilişkin birçok evrak sanıkların evlerinde ve bilgisayarlarında ele geçirildi.' ifadelerini kullandı.

PARTİLERİN OY KAZANAMASI

Adnan Hocacıların, seçimlerde de etkili olmaya çalıştıkları belirten Öztürk 'Hoca olarak bilinen sanık A.O.'nun liderliğinde dini görünüşlü bir grup olarak bir araya geldikleri basın yayın kuruluşları üzerinde nüfus elde etmek, kendilerine ve başkalarına haksız çıkar sağlamak, destekledikleri kişilerin ve siyasi partilerin seçimlerde oy elde etmesine, karşı oldukları kişi ve siyasi partilerin oy kaybetmesini sağlamak için zor ve tehdit uygulamak suretiyle yıldırma, korkutma ve sindirme gücünü kullandılar.' bilgisini paylaştı.

Yazının tamamı için tıklayınız