"türkiye`deki Konutlar Sağlıklı İlişki İçin Uygun Değil"

Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Adana Şube Başkanı Taner Canatar, Türkiye`de mevcut konutların birçoğunun çiftlerin sağlıklı bir ilişki yaşaması için uygun olmadığını belirterek, ses yalıtımı ve ebeveyn banyosunun olmamasının da önemli bir sorun olarak öne çıktığını vurguladı.

'türkiye`deki Konutlar Sağlıklı İlişki İçin Uygun Değil'
Özellikle evde diğer aile büyükleriyle birlikte yaşayan evli ve çocuklu çiftlerin, odalarındaki yalıtımın yetersiz olması nedeniyle ilişki yaşamlarında sorunlarla karşılaşabildiklerini kaydeden Canatar, ebeveynlerin ilişki esnasında çıkardıkları seslerin duyulacağı endişesiyle kendilerini kontrol etmek zorunda kaldıklarını, bu nedenle de keyif alamadıklarını anlattı. Canatar, "Hatta bu durum zamanla çift arasında tartışmalara ve sorunlara da yol açabiliyor. Bu nedenle Türkiye Müteahhitler Birliğinin yenievlerde ses yalıtımına ve ebeveyn banyosu yapımına özen göstermesi, sağlık ve toplumun huzuru açısından çok önemli bir konu. Ayrıca yasa koyucuların ve diğer yasal mercilerinde iskan kanunlarında ses yalıtımını ve ebeveyn banyosu yapımını zorunlu hale getirmesi şart" dedi. "EV TADİLATLARINDA CİNSEL YAŞAM DA GÖZ ÖNÜNE ALINMALI" Özellikle yaz döneminde inşaat sektörünün canlandığını ve birçok ailenin evini tadilat ettirdiğine dikkat çeken Canatar, evlerde yapılan fiziksel değişiklerde cinsel yaşamın da dikkate alınması önerisinde bulundu. Canatar, "Ergonomi dediğimiz kavram, bizim ülkemizde çok fazla bilinmiyor. Ergonomiyi kısaca fiziksel çevrenin insanla uyumunun sağlanması olarak tanımlayabiliriz. Kişinin fiziksel ve ruhsal sağlığı ve mutluluğu için ergonominin önemi büyüktür. Evin tasarımı kişilerin ihtiyaçlarına uyunolduğunda hem hayatları daha kolaylaşır hem de aile ve iş hayatındaki verimlilikleri artar. Ev ergonomisi cinsel mutluluğa da katkı sağlar" ifadelerini kullandı.

Ebeveynlerin cinsel birleşme esnasında çıkardığı sesleri duymanın çocuklar üzerinde olumsuz etkiler doğurabileceğini belirten Canatar, "İlişki sırasında kişiler özgür olmalı ve diledikleri gibi kendilerini ifade edebilmeli ancak odaların yalıtımı yetersiz olduğunda anne-babaların çıkardığı sesler çocuklar tarafından duyulabilir. Özellikle küçük yaştaki çocuklar bu sesleri yanlış anlamlandırabilir ve annelerine kötü bir şey yaptığını düşünerek babaya karşı öfke duyabilir. Yine küçük yaşta bu tür sesleriduymak çocukta cinselliğe ilişkin vaktinden önce bir merak ve ilgi gelişmesine neden olabilir" diye konuştu. "ÇOCUKLARA KÜÇÜK YAŞYA MAHREMİYET DUYGUSU AŞILANMALI" Sağlıklı bir cinsel yaşam için mahremiyetin önemli olduğunu kaydeden Canatar, mahremiyetin insanın özeli olduğunun, bir ihtiyaç ve özgürlük olarak da yorumlanabileceğinin altını çizerek, ebeveynlerin mahremiyet anlayışını ve utanma duygusunu, küçük yaşlardan itibaren çocuklarına kazandırması önerisinde bulundu. Mahremiyet duygusu gelişen çocukların istismar riski azalırken, sağlıklı cinsel kimlik gelişimlerinin de hızlanacağını ifade eden Canatar, mahremiyet duygusunun aynı zamanda da çocuğu cinselistismarlara karşı koruyan bir sigorta olduğunu savundu.

Evlerde anne-babaya ait bir ebeveyn banyosunun bulunmasının önemine dikkat çeken Canatar, açıklamasını da şöyle sürdürdü: "Bizim toplumumuzda inançlarımız gereği cinsel ilişkiden sonra banyo yapılır ancak ebeveyn banyosu olmadığında çiftler sıkıntı yaşayabiliyor ve eğer ev kalabalıksa banyo yapmamak için cinsel ilişkiye girmekten bile kaçınabiliyorlar. Özellikle anne-babalarıyla birlikte oturan yeni evli çiftlerde bu duruma sık rastlanıyor. Yeni gelin kayınvalide ve kayınpederden utandığı için eşiylebirlikte olmak istemiyor ve zamanla bu cinsel isteksizliğe dönüşebiliyor. Cinsel isteksizlikle bize başvuran genç çiftlerin çoğunda sorun bundan kaynaklanıyor."
Kaynak: İHA