Kadına Yönelik Şiddet Olayları

Adana Barosu Başkanı Aziz Erbek, şiddet gören kadının cumartesi veya pazar günü adliyeye, karakola müracaat ettiğinde, derhal korunma tedbirlerini alacak bir mahkemenin görev alması gerektiğini bu nedenle nöbetçi aile mahkemesi uygulamasına geçilmesinin şart olduğunu bildirdi.

Kadına Yönelik Şiddet Olayları
Erbek, yaptığı açıklamada, kadına yönelik şiddet konusunda söylenmedik söz kalmadığını belirterek, "Kökten ve kültürel olarak düzenleme yapılmalı. Şiddete maruz kalanın korunmasının yanı sıra şiddet uygulayanın da gözetim altında tutulması gerekiyor. "Kadının sırtından sopayı karnından sıpayı eksik etmeyeceksin", "Saçı uzun olanın aklı kısa olur", "Kızını dövmeyen dizini döver" gibi kimin söylediği belli olmayan sözde ata sözlerinden de anlaşılacağı gibi her kadın yaşamı boyunca defalarca evde, işyerinde, ya da okulda benzer şiddet taciz veya tecavüz gibi çağ dışı olaylarla karşılaşıyorlar. Kadına en yüksek değeri veren dinimizde; ‘cennet annelerimizin ayağının altındadır” sözü yer almaktadır. Toplum olarak her bir kadını annemiz gibi görmeli saygı ve sevgi göstermeliyiz. Eşine ve çocuğuna merhamet etmeyen hiç kimseye merhametli olamaz. Bu davranışları sergileyenler hem günahkar hem de toplum ve kanun karşısında birer suçludur" dedi.Kadına şiddetin artmasında televizyondaki dizilerin olumsuz etkileri bulunduğunu öne süren Erbek, şöyle devam etti:"Diziyi yapanlar, bunu yayınlayanlar; herkes bu cinayetlerin teşvik edicisi olmaktan uzak dursun. Çok izlendiği söylenen diziler ve filmler de her bölümde kadın yaka paça dövülüyor, tecavüze uğruyor, çok basit bir şekilde evliliğin kutsallığı unutularak boşanıyorlar, bazen de kadın kolayca öldürülüyor. Bu ve benzeri TV dizilerin toplumda tahrik edici, özendirici etkileri var. Bu nedenle kanal sahiplerinin bu diziler yayınlamamasını bekliyoruz. Bu dizileri yayınlayanlar da izleyenler de aynı sorumsuzluğu paylaşmaktadır. Ülkemizde kadına yönelik bu şiddetin ve cinayet vakalarının çoğalmasında medyanın da etkisi olduğu görülmektedir.“Töre cinayeti", "Aşk cinayeti", "Boşanmak isteyen karısını öldürdü", "Cinnet geçirdi", "Çok borcu yüzünden eşini öldürdü" gibi başlıklarla bu haberlerin kamuoyuna sunulması yanlıştır. Bir cinayet bu tür mazeretlerle izah edilemez. Ülkede kadına şiddet yüzde bin 400 artış söz konusu. Neredeyse her güne 3 kadın cinayeti düşüyor. İnanılmaz bir şey."Aziz Erbek, Adana Barosu olarak Nöbetçi Aile Mahkemesi uygulamasına geçilmesi konusunda ciddi bir tutum ve aktif bir çalışma içerisinde olduklarını söyledi. Çağdışı, ilkel, bu tür cinayetlerin önüne geçilmesi için, tüm kurumların birlikte koordineli bir şekilde çalışma yapması gerektiğini belirten Erbek, şunları kaydetti:"Bu konuda önerimiz 4320 Sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanununa kapsamında özel bir savcının görevlendirilmesidir. Ayrıca, bir önerimiz daha var. cumartesi ve pazar günü de nöbetçi mahkeme uygulamasına geçilmelidir. Yani şiddet gören kadın cumartesi veya pazar günü adliye, karakola müracaat ettiğinde, derhal korunma tedbirlerini alacak bir mahkemenin görev almasıdır. Yani nöbetçi mahkeme uygulamasına geçilmesidir. Örneğin, darp edilen bir kadın savcıya başvurmuş, kendisine ‘bizim görevimiz değil’ denmeyecek. Şiddete maruz kalan kadın, devletin herhangi bir birimine müracaat ettiğinde, derhal ilgili ve yetkili birim neresi Aile Mahkemesi’dir. O mahkeme derhal korunma yetkisi alabilir. Aksi halde, sabah 08.00’de şiddet görüyor, akşam 21.00’de ailesi komşuları barıştırıyor. Kadının müracaat edeceği bir birim olmalıdır. Cumhuriyet Başsavcımızla da bu konuda aynı düşüncedeyiz ve bu uygulamaya hayata geçireceğiz. Kadına şiddet konusunda adli, idari ve kolluk mekanizmalarının içerisinde yer alanlar kendisini özel görevli saymalıdır. Zaten hükümetin bu konuda bir duyarlılığı var. Bu duyarlılığı başta toplumumuzun olmak üzere muhtarlarımız da, polis de, asker de, baro da, hakim ve savcı da özel olarak özen göstermeli. Şiddet bir suçtur; asla cezasız kalmamalıdır."
Kaynak: İHA