Üreme Sağlığı

Malatya‘da, Üreme Sağlığı Bölgesel Değerlendirme Toplantısı başladı. Toplantıda, "OECD ülkelerinin anne ölümlerinde 20 yılda kat ettiği mesafeyi ülkemiz son sekiz yıla sığdırmayı başarmıştır" denildi.

Avşar Otel‘de başlayan yarın sona erecek Üreme Sağlığı Bölgesel Değerlendirme Toplantısına, Elazığ, Bingöl, Van, Tunceli, Muş, Bitlis, Hakkari‘den Ana Çocuk Sağlığı Projesi (AÇSAP) şube müdürleri ile üreme sağlığı eğitimcileri katılıyor. Üreme Sağlığı Bölgesel Değerlendirme Toplantısında, eğitimi Sağlık Bakanlığı AÇSAP Genel Müdürlüğü‘nden Uzm.Dr. Veli Ongun, Hemşire Hacer Boztok, Hemşire Dilek Bilgiç veriyor.

Malatya Sağlık Müdürlüğü AÇSAP Şubesi Müdürü Dr. Selma Aydın Felek, "Toplantının amacı, katılan illerimizin üreme sağlığı konusunda yürütülen programlar kapsamında yaptıklarının değerlendirilmesi, sahada karşılaşılan güçlükler ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi, bundan sonra yapacaklarına ait bir Yol Haritası çıkarılmasıdır" dedi.

Bilindiği üzere, Bakanlığın anne ve bebek ölümlerinin önlenmesi için bir dizi program yürüttüğünü anlatan Dr. Selma Aydın Felek, şunları söyledi: "Bu programlar bebeği, anne karnına düşmesinden önceki dönemden başlayarak tüm hayatını kapsayacak şekilde bir bütün olarak ele almaktadır. Mezuniyet öncesi dönemden başlayarak sağlık personelinin eğitilmesi, sağlık kuruluşlarının iyileştirilmesi, kalite yönetim mekanizmaları ve hizmet standartlarının kullanılmaya başlanması dahil olmak üzere kurumsal kapasite

ve hizmet kalitesini güçlendirmeye yönelik bir dizi aktivite, proje ve alt program yürütülmektedir."

GEBELİK VE BEBEK TAKİPLERİ ÖNEMLİ

Sağlıkta Dönüşüm Programı‘nın, sektörü yeniden yapılandırma anlayışına uygun olarak, sağlık alanının yeniden düzenlenmesini sağlama yolunda atılmış çok önemli bir adım olduğunu anlatan

Dr. Selma Aydın Felek, sözlerine şöyle devam etti: "Bu program ile başladığımız dönüşüm çabalarımız stratejik planlama çalışmaları ile revize edilerek yeni bir anlayışla düzenlenmiştir. Özellikle gebe ve bebeklerin klinik protokollere uygun takip edilmesi, riskli gebeliklerin erken tespit edilerek zamanında uygun müdahalenin gerçekleştirilmesi pek çok anne ve bebeğin hayatını kurtarmaktadır. Bu nedenle, Bakanlığımız gebe ve bebek takiplerine özel önem vermektedir. Yapılan çalışmalar sonucunda gebe ve bebek

izlemlerinde önemli gelişmeler sağlanmıştır."

Dünyadaki tüm kadınların 1/3‘ünden fazlasında anemi olduğuna dikkat çeken Felek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ciddi anemi, anne ölümlerinde 5 kat artışa yol açmaktadır. Ülkemizde demir depolarının eksikliği yüksek oranda görüldüğünden ve zaten gebelikte dışarıdan demir desteği gerektiğinden tespit edilen her gebeye ve lohusaya demir desteği yapılmaktadır. Bugün gelinen noktada demir desteği sağlanan gebelerin oranı yüzde 90‘a ulaşmıştır. İstenmeyen ve riskli gebelikleri önlemek amacıyla aile planlaması

danışmanlık ve yöntem uygulama hizmetlerimiz ücretsiz olarak sürdürülmektedir. Anne Dostu Hastane Programı ile doğum yapılan ortamlar mahremiyete saygılı tek kişilik Doğum Üniteleri olarak yeniden düzenlenmektedir."

Dr. Selma Aydın Felek, hizmet sunan sağlık personelinin temel hizmet sunum konularını oluşturması nedeniyle, kaliteli hizmet sunumunun sağlanması için üreme sağlığı hizmet içi eğitimlerin sürdürülmesinin bir zorunluluk arz ettiğini söyledi.

Bu gereksinimi karşılamak amacıyla 91 adet Üreme Sağlığı Eğitim Merkezi ile 14 adet Üreme Sağlığı Bölgesel Eğitim Merkezi oluşturularak üreme sağlığı eğitimlerinin sürdürüldüğünü belirten

Dr. Selma Aydın Felek, şöyle konuştu: "Yürütülen bu programların sonucu olarak anne ve bebek ölümlerinde daha önceki dönemlerle kıyaslanamayacak şekilde azalma sağlanmıştır. Oluşturulan veri sistemi ile her bir anne ve bebek ölümünün nedenleri incelenmekte, aynı nedenle başka anne ve bebeklerin ölmemesi için tedbirler alınmaktadır."

OECD ülkelerinin bebek ölümlerinde 30 yılda kat ettiği mesafeyi ülkemizin son sekiz yıla sığdırmayı başardığını anlatan

Felek, şunları söyledi: "2009 için bebek ölüm hızı oranımız binde 13,1 iken 2010 yılı için bu oran binde 10,9 olarak gerçekleşmiştir.

Sağlıkta Dönüşüm Programı ile anne ölüm oranını aynı gelir grubu ülkelerle karşılaştıramayacak kadar iyileştirdik. Bir ülkenin kalkınmışlığının en önemli göstergeleri anne ve bebek ölüm oranlarıdır. 2008 yılında dünyada tahmini 358 bin anne ölümü gerçekleşmiş ve anne ölüm oranı 100 bin canlı doğumda 260 bulunmuştur. Dünya çapındaki bu 358 bin anne ölümünün yüzde 99‘u (355 bin) gelişmekte olan ülkelerde meydana gelmektedir."

Dünya Sağlık Örgütü, UNICEF, Dünya Bankası ve UNFPA tarafından ortak yayınlanan "Anne Ölümlüğünde Eğilimler: 1990‘dan 2008‘e" raporundan bahseden Dr. Felek, sözlerini şöyle tamamladı: "2008 yılı anne ölüm oranı ülkemiz için yüz binde 23 olarak açıklanmıştır. Yine aynı rapora göre, ülkemiz anne ölümlerini düşürmede yüzde 66‘lık oranla ilk 10 ülke arasındadır. Ulusal Veri Sistemimizden elde ettiğimiz verilere göre, 2009 yılı anne ölüm oranı yüz binde 18,4, 2010 yılı için ise bu oran analiz çalışmaları

devam etmekle birlikte 16,4 olarak gerçekleşmiştir. Anne ve bebek ölümlerinin önlenmesinde temel stratejimiz önlenebilir, aynı veya benzer nedenlerden meydana gelen yeni anne ölümlerini engellemektir. Bunu başarmak için birlikte hareket etmeye yani tüm sektörlerle işbirliğine ihtiyacımız var. Bugüne kadar bu işbirliğini güçlü bir şekilde yaptığımıza ve sürdüreceğimize inanıyoruz. Amacımız, kişisel hata veya kusurları araştırıp cezalandırmak değil, hizmet sunum modelimizdeki eksikleri bulmak yeniden

şekillendirmektir."

Kaynak: İHA