"Barajı Kaldırmak Boynumuzun Borcu"
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yüzde 10 barajını kaldırmanın kendilerinin boyun borcu olduğunu söyledi.
Samsun‘dan özel uçakla Batman‘a gelen ve Batman Havaalanında çok sayıda partili tarafından karşılan Kılıçdaroğlu, Turgut Özal Bulvarında seçim bürosu önünde halka hitaben konuşma yaptı. Kılıçdaroğlu, Samsun‘dan selam getirdiğini vurgulayarak, bu ülkede barışı ve kardeşliği tesis edeceklerini belirtti.
Anonsu yapılırken ‘‘Batmanlı Kemal‘‘ denildiğini, lütfedilse Batmanlı olmaktan onur duyacağını kaydeden Kılıçdaroğlu, ‘‘Milli iradeye saygılıyız. Bu partiye oy vereceğim. Başka bir partiden milletvekili çıkacak bunu kabul etmiyoruz. Yüzde 10 barajını kaldırmak bizim boynumuzun borcudur. Hem diyeceksiniz ben 12 eylüle, darbeye karşıyım. Hem de darbecilerin getirdiği kanunun arkasına sağlanacaksın. Bunlara inanmayın. 9 yıldır memleketi yönetiyorlar. Hangi görüşten olursa olsun herkesin insandır‘‘ dedi.
-‘‘ARAMIZDAKİ FARK SİYAH VE BEYAZ KADAR FARKLI‘‘-
Kılıçdaroğlu, farklı düşünenlere saygılı olunması, hukukun üstünlüğüne inanılması gerektiğini kaydetti. ‘‘Ben belediye başkanı seçeceğim sen alıp içeriye atacaksın‘‘ diyen Kılıçdaroğlu, şöyle dedi:
‘‘Doğru mu bu? Her yerde söyledik hukuka inanacağız. Bizimle aynı dünya görüşünü paylaşmayan insana da saygı göstereceğiz. Bizim varlık nedenimiz budur. Hazır Batman‘a gelmişken Diyarbakırlı kardeşlerime bir mesaj göndermek isterim. Hali hazırda Başbakanlık yapan vatandaşımız, Diyarbakırlılara dedi ki (Size daha güzel bir hapishane yapacağım.) Allah aşkına dünyanın hangi ülkesinde bir Başbakan gidip (ben size hapishane yapacağım) diye söz verir. Ben de çıktım ondan çok daha önce, biz bölgeyi kalkındıracağız. Özel sektör gelmese de devlet gelip burada fabrika kurup istihdam yaratacağız dedim. Bizim farkımız bu. Bizim farkımız, o hapishane, biz fabrika yapacağız. Aramızdaki fark siyah ve beyaz kadar farklıdır.‘‘
-‘‘DÜNYANIN HİÇBİR COĞRAFYASINDA KAVGA VE DÖVÜŞ İSTEMİYORUZ‘‘-
Kılıçdaroğlu, kim haksızlığa uğrarsa onun yanında olacaklarını, kavganın bu coğrafyada olmayacağını, herkesin karnının doyacağını, herkes kimliğini, inancını özgürce yaşayacağını bildirdi. Bir kavga varsa, bunun sorumlusunun siyaset kurumu olduğunu söyleyen Kılıçdaroğulu, şunları söyledi:
‘‘Nedir bu kavganın sonu? Nedir bu kardeş kavgasının sonu? 30 yıldır siyaset kurumu bir çözüm üretti mi? Biz üretmeye hazırız. Bu güzel coğrafyada barış ve kardeşliğin olmasını istiyoruz. Suriye‘de insanların çatışıyor, insanlar öldürülüyor. Orada ve Irak‘ta bizim akrabalarımız var. Dünyanın hiçbir coğrafyasında kavga ve dövüş istemiyoruz. Biz herkesin kimliğine saygılıyız. Hangi canlı anne ve babasını seçme özgürlüğünü sahiptir. Yok öyle birşey. Ama bizler annemizle soyumuzla sopumuzla şeref duyarız. Siyasetin konusu olur mu? Siyasetin konusu başka şeydir. Herkesin kimliği kendi şerefidir. Siyaset kurumu da ona şerefle saygı duymalıdır.
12 milyon 715 bin kişi yoksulluk sınırın altına yaşıyor. Aile sigortası getireceğiz dedik. Biz bunu söyledik. Vay efendim sen bu parayı nereden bulacaksın. Buradan söylüyorum. Ankara duysun. Senin yürüttüğün paraların yarısını tasarruf etsek bu memleket kalkınır büyür. Yetki verin bu coğrafyada yatağa tek bir çocuk bile aç girmesin. Bu memleketin parası bu millet için harcayacağım. Hepiniz vergi ödüyorsunuz. Nereye gidiyor bu para. Ben bu paranın hesabını vereceğiz. Size hesap vermek benim için namuslu bir görevdir. En büyük günah kul hakkı yemektir. Kul hakkı yiyenden hesap soracağım. Ne söylerse söylesinler ben arkadaşlarımla beraber sizin hakkınızı korumak için sonuna kadar mücadele edeceğiz. Efendim Sivas‘ın ötesine geçemiyorsunuz diyorlardı. Ben dedim ki, bir kişi bile beni dinlemeye gelse ben gideceğim.‘‘
-‘‘YOKSUL OLMAK AYIP DEĞİLDİR‘‘-
Kaynak: AA
Anonsu yapılırken ‘‘Batmanlı Kemal‘‘ denildiğini, lütfedilse Batmanlı olmaktan onur duyacağını kaydeden Kılıçdaroğlu, ‘‘Milli iradeye saygılıyız. Bu partiye oy vereceğim. Başka bir partiden milletvekili çıkacak bunu kabul etmiyoruz. Yüzde 10 barajını kaldırmak bizim boynumuzun borcudur. Hem diyeceksiniz ben 12 eylüle, darbeye karşıyım. Hem de darbecilerin getirdiği kanunun arkasına sağlanacaksın. Bunlara inanmayın. 9 yıldır memleketi yönetiyorlar. Hangi görüşten olursa olsun herkesin insandır‘‘ dedi.
-‘‘ARAMIZDAKİ FARK SİYAH VE BEYAZ KADAR FARKLI‘‘-
Kılıçdaroğlu, farklı düşünenlere saygılı olunması, hukukun üstünlüğüne inanılması gerektiğini kaydetti. ‘‘Ben belediye başkanı seçeceğim sen alıp içeriye atacaksın‘‘ diyen Kılıçdaroğlu, şöyle dedi:
‘‘Doğru mu bu? Her yerde söyledik hukuka inanacağız. Bizimle aynı dünya görüşünü paylaşmayan insana da saygı göstereceğiz. Bizim varlık nedenimiz budur. Hazır Batman‘a gelmişken Diyarbakırlı kardeşlerime bir mesaj göndermek isterim. Hali hazırda Başbakanlık yapan vatandaşımız, Diyarbakırlılara dedi ki (Size daha güzel bir hapishane yapacağım.) Allah aşkına dünyanın hangi ülkesinde bir Başbakan gidip (ben size hapishane yapacağım) diye söz verir. Ben de çıktım ondan çok daha önce, biz bölgeyi kalkındıracağız. Özel sektör gelmese de devlet gelip burada fabrika kurup istihdam yaratacağız dedim. Bizim farkımız bu. Bizim farkımız, o hapishane, biz fabrika yapacağız. Aramızdaki fark siyah ve beyaz kadar farklıdır.‘‘
-‘‘DÜNYANIN HİÇBİR COĞRAFYASINDA KAVGA VE DÖVÜŞ İSTEMİYORUZ‘‘-
Kılıçdaroğlu, kim haksızlığa uğrarsa onun yanında olacaklarını, kavganın bu coğrafyada olmayacağını, herkesin karnının doyacağını, herkes kimliğini, inancını özgürce yaşayacağını bildirdi. Bir kavga varsa, bunun sorumlusunun siyaset kurumu olduğunu söyleyen Kılıçdaroğulu, şunları söyledi:
‘‘Nedir bu kavganın sonu? Nedir bu kardeş kavgasının sonu? 30 yıldır siyaset kurumu bir çözüm üretti mi? Biz üretmeye hazırız. Bu güzel coğrafyada barış ve kardeşliğin olmasını istiyoruz. Suriye‘de insanların çatışıyor, insanlar öldürülüyor. Orada ve Irak‘ta bizim akrabalarımız var. Dünyanın hiçbir coğrafyasında kavga ve dövüş istemiyoruz. Biz herkesin kimliğine saygılıyız. Hangi canlı anne ve babasını seçme özgürlüğünü sahiptir. Yok öyle birşey. Ama bizler annemizle soyumuzla sopumuzla şeref duyarız. Siyasetin konusu olur mu? Siyasetin konusu başka şeydir. Herkesin kimliği kendi şerefidir. Siyaset kurumu da ona şerefle saygı duymalıdır.
12 milyon 715 bin kişi yoksulluk sınırın altına yaşıyor. Aile sigortası getireceğiz dedik. Biz bunu söyledik. Vay efendim sen bu parayı nereden bulacaksın. Buradan söylüyorum. Ankara duysun. Senin yürüttüğün paraların yarısını tasarruf etsek bu memleket kalkınır büyür. Yetki verin bu coğrafyada yatağa tek bir çocuk bile aç girmesin. Bu memleketin parası bu millet için harcayacağım. Hepiniz vergi ödüyorsunuz. Nereye gidiyor bu para. Ben bu paranın hesabını vereceğiz. Size hesap vermek benim için namuslu bir görevdir. En büyük günah kul hakkı yemektir. Kul hakkı yiyenden hesap soracağım. Ne söylerse söylesinler ben arkadaşlarımla beraber sizin hakkınızı korumak için sonuna kadar mücadele edeceğiz. Efendim Sivas‘ın ötesine geçemiyorsunuz diyorlardı. Ben dedim ki, bir kişi bile beni dinlemeye gelse ben gideceğim.‘‘
-‘‘YOKSUL OLMAK AYIP DEĞİLDİR‘‘-
