15. Aktif Tekyonik Araştırma Grubu Çalıştayı

Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Adana Şube Başkanı Mehmet Tatar, Türkiye`nin deprem açısından riskli bir bölgede bulunduğunu ve depremin kaçınılmaz bir olgu olarak öne çıktığını vurguladı.

Tatar, depremden sonra yara sarmanın yanında asıl önemli olanınsa; deprem öncesi önlemlerin alınması olduğunu söyledi.Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Jeoloji Mühendisliği Bölümü ile Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Adana Şubesi`nce ortaklaşa organize edilen ve Türkiye`nin depremselliğinin tartışıldığı; `15. Aktif Tektonik Araştırma Gurubu Çalıştayı`, ÇÜ Balcalı Merkez Kampusu Mithat Özhan Amfisi`nde gerçekleştirilen oturumlarla devam ediyor. ÇÜ Rektörü Prof. Dr. Alper Akınoğlu`nun da takip ettiği oturumlara JMO Adana Şube Başkanı Mehmet Tatar da katılım gösteriyor. Türkiye`nin başta deprem olmak üzere heyelan ve sel gibi doğal afetlerle sık sık karşı karşıya kaldığına dikkat çeken Tatar, özellikle deprem yönünden riskli bir coğrafyada yer alan Türkiye`de deprem üreten aktif fayların ortaya çıkarılması ve bu konudaki sonuçlarının kamuoyuna sunulmasında hayata geçirilen çalıştayların önemli bir misyon üstlendiğini vurguladı.Tatar, “Doğa olaylarının afete dönüşmemesi için yapılacak çalışmalarda; bilim insanlarına, kamu kurum ve kuruluşlarına, yerel yönetimlere, sivil toplum örgütleri ile meslek odalarına çok önemli görev ve sorumluluklar düşüyor. Ülkemiz deprem açısından riskli bir coğrafyada yer aldığına göre şu ya da bu şiddette deprem olacaktır. Bilimsel ve tarihi gerçekleri göz önüne alarak bir doğa olayının afete dönüşmemesi için, depremden sonra yara sarmanın yanı sıra önemli olan deprem öncesi önlemlerin alınmasıdır. Bizler jeoloji mühendisleri olarak yeni yerleşim alanlarının seçiminden zemin araştırmaları ve yeraltı kaynaklarının araştırılmasına kadar geniş bir yelpazede çalışıyoruz. Yapılan imar planlarında mutlaka jeoloji-jeoteknik etütlerin yapılması ve bu etütler sonucunda yeni yerleşim alanlarının belirlenmesi gerekiyor” dedi.Bu konuda ortaya koyacakları çalışmalara yerel yönetimlerin de gereken önemi ve yardımı göstermesi beklentisi içinde olduklarını kaydeden Tatar, “Tüm dünyada meydana gelen doğa olaylarından, bilhassa depremlerde çok sayıda insanımız yaşamını yitirmekte ve çok büyük maddi hasarlar oluşmaktadır. Bu ve benzeri olayların kentleşmeyi, mühendislik yapılarını, enerji ve sanayi yatırımlarını ve yaşamımızı en az etkilemesi veya hiç etkilememesi için “aktif tektonik” araştırmalarının hız kesmeden devam etmesi ve sonuçlarının bilim camiası ile paylaşılarak toplumun bilinçlendirilmesi açısından bu çalışmaların faydalı olacağı inancındayım” ifadesini kullandı.
Kaynak: İHA