Topçu, Muhsin Yazcıoğlu'suz bir yılı değerlendirdi

BBP Genel Başkanı Yalçın Topçu, eski BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki taşıyan helikopterin düşmesi sonucu meydana gelen kazanın birinci yılında değerlendirmelerde bulundu.Muhsin Yazcıoğlu'suz bir yılı değerlendirdiren Topçu Muhsin Yazıcıoğlu için "gönüldaşım, ülküdaşım, yol arkadaşım, ağabeyim, genel başkanım" diye andı.

Topçu, Muhsin Yazcıoğlu'suz bir yılı değerlendirdi
BBP Genel Başkanı Yalçın Topçu, eski BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki 5 kişinin helikopter kazasında ölümlerine ilişkin, ''Kurullarımız, kurumlarımız işini yapacak ve millet vicdanında şüphelerle açık olan bu dosya, milleti, camiayı, bizleri tatmin edecek şekilde huzur bulacak ve kapanacak'' dedi.

Topçu, Yazıcıoğlu ve beraberindeki eski BBP Sivas İl Başkanı Erhan Üstündağ, eski BBP Sivas İl Başkan Yardımcısı Yüksel Yancı, eski BBP Sivas belediye meclisi üyesi adayı Murat Çetinkaya, pilot Mustafa Kaya İstektepe ve İHA muhabiri İsmail Güneş'i Kahramanmaraş'tan Yozgat'a götüren helikopterin, Kahramanmaraş'ın Çağlayancerit ile Göksun ilçeleri arasındaki Hacı Ömerli Köyü mevkisinde düşmesi sonucu meydana gelen kazanın birinci yılını AA muhabirine değerlendirdi.

Türkiye'de hak aramanın kolay bir şey olmadığını, bunu söylerken alışılagelmiş bir muhalefet tarzıyla söylemediklerini belirten Topçu, BBP'nin yapıcı, yol gösterici, sorumlu bir muhalefet anlayışı izlediğini ifade etti.

Helikopterin düşmesi olayının başından beri hukukun içinde kalıp, hak ve vecibelerini arayacağını belirttiğini anlatan Topçu, ''Konuyla ilgili 2'şer defa Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM başkanları Köksal Toptan ve Mehmet Ali Şahin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile daha sonra Meclis'te grubu bulunan partilerin grup başkanları ve genel başkanlarıyla görüşerek, o söylediğim hukukun içinde kalıp hakkımı arama noktasına şu anda gelmiş bulunmaktan memnunum'' diye konuştu.

-''BU EZBERİ BOZALIM''-

Olayın üzerinden bir yıl geçtiğini anımsatan Yalçın Topçu, ''En başından beri söyledim, 'bu hadisenin üzerinden devletin, Kahramanmaraş'taki Keş Dağları'nda Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarının şahsı üzerinden kar altında kalan itibarını kurtaralım' dedim. 'Milletin geleceğini aydınlatalım' dedim. Millette bir ezber oluşuyor. 'Bundan da bir şey çıkmaz' deniliyor. Bu ezberi bozalım. Ben bunu derken, birileri gibi 'kaza' deyip, yüzümü şu tarafa dönmedim. Birileri gibi de 'suikast' deyip yakamı, paçamı yırtmadım. 'Şehadet süreci' dedim. Bu eğer kazaysa, ihmali, kusuru, hatası ne varsa o açığa çıksın. Varsa da bir kast o da zaten ortaya çıkar, kastla da alakalı gereği yapılır'' şeklinde konuştu.

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bu tür olaylarda Meclis Araştırma Komisyonunun ikinci kez kurulmasının, Başbakanlık Teftiş Kurulu'nun, Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu'nun harekete geçmesinin önemli olduğunun altını çizen Topçu, şöyle devam etti:

''Zaten biz 25'i itibariyle de hukuki süreci başlatmıştık. Savcılarımız da iddianamelerini tekamül ettiriyorlar. Bu komisyonun 3-4 ay çalışma süresi olacak. Bu çerçevede Başbakanlık Teftiş Kurulu ve Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu'ndan alacakları raporları da iddianamelerine koyacak. Millet vicdanında şüphelerle açık duran Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarının dosyası, bu kurulların hukuk içerisinde buldukları bilgilerle aydınlanacak. İnşallah millet vicdanı bu neticede tatmin olacak. Diyelim ki iddia edildiği gibi bir suikast çıkarsa veya hataya, kusura, ihmale dayalı bir şey çıkarsa bunun da hukuk içinde gereği yapılacak. Bununla ilgili umutluyuz.''

BBP Genel Başkanı Topçu, şunları kaydetti:

''Muhsin Yazıcıoğlu sağ olsa, hangi usul ve üslupla bu işlere bakarsa, biz onun 35 yıllık arkadaşıyız, kadrosuyuz, yol arkadaşıyız, biz de bu olaya aynı usul ve üslupla baktık. Keş Dağları'ndaki travmayı kaşıyıp ajite etmedim. Etsem belki bu ülkede seçimler olmazdı, belki farklı kargaşalar olurdu. Biz bunları yapmadık. Benim dediğim nokta bu noktaydı. Bu olayın başka olaylara ışık tutacağını görüyorum. Rahmetli Ecevit ve Özal ile alakalı, bizim uyguladığımız bu yolu, onların takip edeceği bilgileri geliyor bana. Biz geldiğimiz bu noktadan millet adına takipçisiyiz. Bu kurullarımız ve kurumlarımız işini yapacak ve millet vicdanında şüphelerle açık olan bu dosya, milleti, camiayı, bizleri tatmin edecek şekilde huzur bulacak ve kapanacak. Bu işte hatası, kusuru, ihmali olanlar, belki de varsa kastı olanlar, gereği şekilde ortaya çıkacak.''

-''BU MESELE BİZİM İÇİN ŞAHADET SÜRECİDİR''-

Başka ülkelerde de helikopter olaylarının meydana geldiğini, ancak Türkiye'deki gibi ''kaza'' ya da ''suikast'' denilerek olayın üzerine perde çekilmediğini öne süren Yalçın Topçu, ''Olayın altına üstüne bakıyor. Hatası, kusuru, ihmali olana gereği yapılıyor. Kurum eğer hatalıysa, o kurum yeniden dizayn ediliyor. Bunun neticesinde bir kast varsa, kasta ulaşılıyor. Benim yaptığım iş de hukuk içinde bu noktaya getirmek'' dedi.

''Bu mesele bizim için şahadet sürecidir. Ben buna kaza da demem suikast da demem. Bütün bunlar, hukuk içerisinde kalarak, ilgili, yetkili kurumların, kurulların, kişilerin, millet vicdanını tatmin eder bir şekilde araştırması, incelemesi neticesinde ortaya çıkacaktır'' diyen Topçu, şöyle konuştu:

''Geldiğimiz noktada savcılar iddianame hazırlıyor. Meclis Araştırma Komisyonu önemlidir. Komisyonu yeniden tekrarlattırdık. Ulaştırma Bakanlığı Kaza Kırım Komisyonu raporu hazırlamamıştı ki hazırladığı rapor kendi kanununa uygun değildi. Ulaştırma Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün içinden oluşan Kaza Kırım Komisyonu, kendi kanununa ve yönetmeliğine aykırı bir ekip oluşturdu. 14 ile 15'inci maddesinde, 'büyük kazalar, ölümlü kazalardır. Küçük kazalar ölümsüz kazalardır. Ölümsüz kazalar 4 kişiyle olur, büyük kazalar en az 9 kişiyle olur sayı artabilir' diyor. Olayda, Genel Başkanımız ile birlikte 5 arkadaşımız da hayatını kaybetti. Bunu nereye koydun ki sen 3 kişiyle bir ekip yaptın.''

-MUHSİN YAZICIOĞLUSUZ BİR YIL-

BBP Genel Başkanı Topçu, Yazıcıoğlu ile cezaevi hayatı hariç, uzun bir mesai paylaştıklarını ifade ederek, ''Muhsin Yazıcıoğlu, gönüldaşım, ülküdaşım, yol arkadaşım, ağabeyim, genel başkanım diye baktığım birisi'' diye konuştu.

''Türk-İslam coğrafyasında, Kosova'dan Doğu Türkistan'a kadar, Kırım'dan Kerkük'e kadar bu coğrafyada yaşayan insanların kimliğini unutmadı. Muhsin Bey Anadolu insanıydı. Bizden biriydi'' diyen Topçu, şunları kaydetti:

''Unutması zor ama öbür taraftan biz milletin istikbali, istiklaliyle alakalı davası olan insanlarız. 40 yıllık davanın takipçileriyiz. Bu misyonun milletle buluşması noktasında, üstüme düşeni onunla beraber yaşadığım tecrübeler ışığında ve tıpkı o varmış gibi en hassas noktaları onun ruhaniyetiyle istişare ederek götürmeye çalışıyorum. Bunu değerlendirecek millettir.''