UYUŞTURUCU BARONLARININ DURUŞMASI 29 EYLÜL’DE BAŞLIYOR
Türkiye’nin gündemine oturan dev uyuşturucu davasında kritik süreç başlıyor. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi, 29 Eylül’de Silivri Özel Duruşma Salonu’nda kapılarını açacak. 4 gün sürecek yargılamada sanıklar, dünya çapında yürüttükleri uyuşturucu ticareti nedeniyle hâkim karşısına çıkacak.
Türkiye'nin gündemine oturan dev uyuşturucu davasında kritik süreç başlıyor. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi, 29 Eylül'de Silivri Özel Duruşma Salonu'nda kapılarını açacak. 4 gün sürecek yargılamada sanıklar, dünya çapında yürüttükleri uyuşturucu ticareti nedeniyle hâkim karşısına çıkacak.

Dünya Çapında Bir Zehir İmparatorluğu
İddianameye göre, sanıklar yalnızca Türkiye'de değil, Rusya'dan Hollanda'ya, Almanya'dan İran'a uzanan geniş bir coğrafyada faaliyet gösterdi. Özel olarak geliştirdikleri kriptolu yazışma programları sayesinde devletlerin gözetiminden kaçmayı başaran baronlar, tonlarca uyuşturucuyu sınır ötesine sevk ederek milyarlarca liralık kara para elde etti.
Yakalanan toplam uyuşturucu miktarı 3,5 ton olarak kayıtlara geçti. Bu rakam, Türkiye'de son yıllarda tek seferde yakalanan en büyük sevkiyatlardan biri olarak tarihe geçti.

İstanbul Emniyeti ve Uluslararası İşbirliği
Operasyon, İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Europol Polis Teşkilatı ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT)'in aylar süren titiz takibiyle gerçekleştirildi. Emniyet güçlerinin koordineli çalışması sayesinde baronların nefes aldıkları alan daraltıldı, şifreli haberleşme ağları çökertildi ve yüz milyonlarca liralık uyuşturucu ile kara para ele geçirildi.
Yetkililer, bu operasyonu “dünyayı zehirleyen dev şebekeye vurulmuş en ağır darbe” olarak tanımlıyor.
Kara Parayı Aklamak İçin Ailelerini Kullandılar
İddianameye göre sanıklar, uyuşturucudan elde ettikleri kara parayı saklamak ve aklamak amacıyla eşleri ve çocukları adına çok sayıda şirket kurdu. Finans, inşaat, turizm ve otomotiv alanındaki bu şirketler, gerçekte baronların para trafiğini gizleyen birer paravan olarak işlev gördü.

İşte Duruşmada Yargılanacak Baronlar
Savcılık iddianamesinde adı geçen sanıklar şunlar:
Abdullah Kavçan, Amir Alizadeh, Asif Habibyar, Azad Kurtar, Cengiz Yılmaz, Emine Gündoğan, Engin Salcan, Ercan Polat, Esra Kurtar, Fatih Bedir, Ferhat Uyar, Hüsnü Coşar, İbrahim Kurtar, İsmail Er, Jalal Salimi Anbi, Kamand Alizadeh, Kamuran Kurtar, Lezgin Bakır, Lorin Roza Gündoğan, Mehmet Ayhan, Mehmet Ali Kurtar, Muharrem Ayhan, Murat Tahiroğlu, Veysi Gündoğan 
Bu isimlerin yalnızca Türkiye değil, Avrupa ve Asya uyuşturucu pazarını kontrol ettikleri, “kartel” benzeri bir yapı oluşturdukları vurgulanıyor.
“Tüm Dünyayı Zehirlediler”
Emniyet ve MİT kaynakları, baronların “sistematik biçimde tüm dünyayı zehirlediklerini” belirtiyor. On binlerce genci bağımlılığın pençesine iten bu ağın çökertilmesi, yalnızca Türkiye için değil, uluslararası güvenlik açısından da tarihi bir adım olarak değerlendiriliyor
Dünya Çapında Bir Zehir İmparatorluğu
İddianameye göre, sanıklar yalnızca Türkiye'de değil, Rusya'dan Hollanda'ya, Almanya'dan İran'a uzanan geniş bir coğrafyada faaliyet gösterdi. Özel olarak geliştirdikleri kriptolu yazışma programları sayesinde devletlerin gözetiminden kaçmayı başaran baronlar, tonlarca uyuşturucuyu sınır ötesine sevk ederek milyarlarca liralık kara para elde etti.
Yakalanan toplam uyuşturucu miktarı 3,5 ton olarak kayıtlara geçti. Bu rakam, Türkiye'de son yıllarda tek seferde yakalanan en büyük sevkiyatlardan biri olarak tarihe geçti.
İstanbul Emniyeti ve Uluslararası İşbirliği
Operasyon, İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Europol Polis Teşkilatı ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT)'in aylar süren titiz takibiyle gerçekleştirildi. Emniyet güçlerinin koordineli çalışması sayesinde baronların nefes aldıkları alan daraltıldı, şifreli haberleşme ağları çökertildi ve yüz milyonlarca liralık uyuşturucu ile kara para ele geçirildi.
Yetkililer, bu operasyonu “dünyayı zehirleyen dev şebekeye vurulmuş en ağır darbe” olarak tanımlıyor.
Kara Parayı Aklamak İçin Ailelerini Kullandılar
İddianameye göre sanıklar, uyuşturucudan elde ettikleri kara parayı saklamak ve aklamak amacıyla eşleri ve çocukları adına çok sayıda şirket kurdu. Finans, inşaat, turizm ve otomotiv alanındaki bu şirketler, gerçekte baronların para trafiğini gizleyen birer paravan olarak işlev gördü.
İşte Duruşmada Yargılanacak Baronlar
Savcılık iddianamesinde adı geçen sanıklar şunlar:
Abdullah Kavçan, Amir Alizadeh, Asif Habibyar, Azad Kurtar, Cengiz Yılmaz, Emine Gündoğan, Engin Salcan, Ercan Polat, Esra Kurtar, Fatih Bedir, Ferhat Uyar, Hüsnü Coşar, İbrahim Kurtar, İsmail Er, Jalal Salimi Anbi, Kamand Alizadeh, Kamuran Kurtar, Lezgin Bakır, Lorin Roza Gündoğan, Mehmet Ayhan, Mehmet Ali Kurtar, Muharrem Ayhan, Murat Tahiroğlu, Veysi Gündoğan 
Bu isimlerin yalnızca Türkiye değil, Avrupa ve Asya uyuşturucu pazarını kontrol ettikleri, “kartel” benzeri bir yapı oluşturdukları vurgulanıyor.
“Tüm Dünyayı Zehirlediler”
Emniyet ve MİT kaynakları, baronların “sistematik biçimde tüm dünyayı zehirlediklerini” belirtiyor. On binlerce genci bağımlılığın pençesine iten bu ağın çökertilmesi, yalnızca Türkiye için değil, uluslararası güvenlik açısından da tarihi bir adım olarak değerlendiriliyor
