Çevre Ve Sehircilik Bakani Murat Kurum Açiklamasi

Çevre ve Sehircilik Bakani Murat Kurum, “2021 yili Haziran ve Eylül aylarinda izleme çalismalarimizi daha da genisleterek 700 kilometrelik tarama hattinda ve toplamda 441 noktada gerçeklestirdik. Yaz basinda özellikle 10-25 metre derinlikte sikisan ve yogun biçimde görülen müsilaj tabakalarini Eylül ayinda gözlemlemedik” dedi.

Bakan Kurum, Müsilaj Sorununu Arastirma komisyonu görüsmelerine katildi ve milletvekillerine sunum yapti. Türkiye’de 2000’li yillarda meydana gelen meteorolojik afetlerin sayisinda, 1960’li yillara göre 3 kat, sigorta kayiplari açisindan 15 kat ve ekonomik kayiplar açisindan 9 kat artis oldugunu söyleyen Kurum, “Istanbul’da yasanan seller, Çukurova’da görülmemis yagislar; Konya’mizda görülen obruklar, Ordu, Giresun, Rize, Artvin, Kastamonu, Bartin ve Sinop’ta yasanan seller;Antalya ve Mugla basta olmak üzere ülkemizin farkli bölgelerinde orman yanginlariyla karsi karsiya kaldik. Özellikle Marmara Denizi’nde hakikaten daha önce bu boyutlarda büyük ve yayginina rastlanmamis müsilaj gibi bir problemle karsi karsiya kaldik” ifadelerini kullandi.

Müsilajin iklim degisikligi nedeniyle Marmara Denizi’nde artan sicakligin denizde olusan durgunluk nedeniyle Marmara Denizi’nin bir göl gibi davranmaya baslamasinin ve insan eliyle olusan kirlilik oldugunu kaydeden Kurum, “Bu 3 temel etkenin sonucunda; denizde yasami olumsuz etkileyen azot ve fosfor gibi zararli maddelerin orani artiyor, oksijen azaliyor, denizdeki canli çesitliligi azaliyor, yasam azaliyor. Yüzeyi kapatan deniz salyasi nedeniyle deniz canlilari yeterli günes ve oksijeni alamiyor. Bu da; baliklar tarafindan tüketilmesi gereken ve deniz salyasinin olusmasina neden olan fitoplanktonlarin hizla çogalmasina neden oluyor. Sonuç olarak da karsimiza bu görüntü çikiyor. Tabi müsilaj sadece ülkemizde degil; Avustralya’dan Baltik Denizi’ne, Tiren Denizi’nden Japonya ve Adriyatik’e kadar dünyanin farkli noktalarinda çesitli sebeplerle zaman zaman ortaya çikmaktadir. Hemen ifade etmek isterim ki; Çevre laboratuvarlarimizda, ODTÜ, TÜBITAK ve bilim insanlarimizla yürüttügümüz ileri analiz ve test çalismalarimiz sonucunda; müsilajin tehlikeli atik olmadigi veya toksik özellik göstermedigini tespit ettik. Sunu çok rahat söyleyebilirim ki; devam eden çalismalarimizla Marmara Denizi’miz her gün bir önceki günden daha temiz oluyor. Kötüye gidisi durdurduk. Artik baliklarimiz dönüyor, biyolojik çesitlilik yavas da olsa artiyor, oksijen seviyesi artiyor” seklinde konustu.



Müsilaj konusunda Marmara Denizi’ni merkeze alan izleme faaliyetlerini yogunlastirdiklarini belirten Kurum, “2021 yili Haziran ve Eylül aylarinda izleme çalismalarimizi daha da genisleterek 700 kilometrelik tarama hattinda ve toplamda 441 noktada gerçeklestirdik. Yaz basinda özellikle 10-25 metre derinlikte sikisan ve yogun biçimde görülen müsilaj tabakalarini Eylül ayinda gözlemlemedik” degerlendirmesini yapti.

Bakan Kurum söyle devam etti:

“Atiksu aritma tesislerinin desarj standartlarinin kisitlanmasina yönelik olarak “Marmara Deniz Havzasi Eylem Plani Kapsaminda Desarj Standartlarinda Kisitlama Genelgesi”ni 22 Haziran’da yayimladik. Genelge ile, her bir sektör için yeni bir desarj standardi düzenlemesi yaptik, yaklasik yüzde 50’ye kadar kisitlamalar getirdik. Ardindan, uzmanlardan mütesekkil 15 Alt Çalisma Grubu olusturduk. Eylem planimiz kapsaminda yaptigimiz tüm çalismalari, çalisma gruplarimizin hazirladigi raporlar dogrultusunda tamamen bilimsel bir zemin üzerinde yürütüyoruz. Yani atiksu aritma tesislerimizle ilgili tespit çalismalarimizi da temizlik çalismalarimizi da tamamen bilimsel yöntemleri baz alarak sürdürüyoruz. Yine Marmara Belediyeler Birligi bünyesinde Bilim ve Teknik Kurulu’muzu 23 Haziran tarihinde olusturduk. Bilim ve Teknik Kurulumuz tarafindan müsilaj ile mücadele tüm boyutlari ile bilimsel olarak degerlendirilmektedir. 7 Temmuz 2021 tarihi itibariyle; müsilaj temizleme çalismalarimizi Marmara Deniz yüzeyinde müsilaj görülmemesi sebebiyle tamamladik. Toplam 11 bin 129,3 m3 müsilaji toplayarak bertaraf ettik. 14 Temmuz 2021 tarihinde Marmara Denizi Eylem Plani Koordinasyon Kurulu 2. Toplanti’mizi gerçeklestirdik. Üniversitelerimiz ve belediyelerimizle Noktasal Kaynakli Kirliligin Tespiti Projesini yürütüyoruz. Proje kapsaminda 445 evsel, kentsel ve endüstriyel atiksu aritma tesisini yerinde inceledik. 201 tesisle ilgili yapilmasi gerekenleri belirledik. Marmara Denizi’ne kiyisi olan illerimizde denetimlerimize 7/24 esasiyla devam ediyoruz. Bölgede adeta denetim seferberligi ilan ederek Cumhuriyet tarihinin en kapsamli, en genis katilimli çevre denetimi çalismasini baslattik. Bu çalisma kapsaminda Marmara Denizinde kirlilige neden olabilecek muhtemel kirletici kaynaklarin tamamini denetledik. Bugün itibariyle toplam 13 bin 140 kara kökenli kirletici, 75 bin 411 deniz araci olmak üzere toplam 88 bin 551 denetim gerçeklestirdik. Yapilan denetimlerle 899 isletmeye ve 99 deniz aracina toplam 131 milyon 600 bin lira idari para cezasi uyguladik. 140 isletmenin faaliyetini durdurduk.”

Marmara Denizi’nae yönelik bir stratejik plan hazirladiklarini söyleyen Kurum, “Tarim ve Orman Bakanligi’mizla TÜBITAK-MAM 2021 yilinda Marmara Denizi Havzasi Yayili Kaynakli Kirlilik Yükleri ve Alinacak Tedbirler çalismasi yaptilar. Havzada, 329 bin 387 ton/yil toplam azot ve 78 bin 257 ton/yil toplam fosfor kirliligin olusma potansiyeli oldugu tespit edildi. Marmara Denizi’ne toplam azot ve toplam fosfor kirliliginin ne kadarinin ulastigina iliskin modelleme çalismasi devam ediyor. TÜBITAK-MAM tarafindan Marmara Havzasi’nda kaynaginda olusan kirliligin denize ulasmamasi amaciyla yapay sulak alanlarin insa edilmesi önerildi. Yapay sulak alan insa edilebilmesi için 28 adet potansiyel yapay sulak alan yeri belirledik. Çalismalarimiza basladik. Tarimsal faaliyetlerden kaynakli kirliligin önlenmesine yönelik iyi tarim uygulamalarinin yayginlastirilmasina yönelik çalismalarimiz devam ediyor. Bu yil Marmara ve Susurluk Havzalarinda bulunan 7 ilimizde toplam 53 proje kapsaminda 128 bin dekar araziyi Modern Sulama Sistemleri ile sulamak için yüzde 50 hibe destegi veriyoruz. Su an iyi ve organik tarim uygulamalari yapilan mevcut alan bin hektar. Biz bu alani 2024 yilinda 10 bin hektara çikaracagiz” diye konustu.

Kaynak: İHA