Eski Başkan Aksu, Aydın'daki Jeotermali Değerlendirdi
Aydın eski Belediye Başkanı Hüseyin Aksu, jeotermal kullanımına ilişkin şikayet ve sıkıntıların ‘Havza birliği’ kurularak giderilebileceğini ileri sürdü. Konuyla ilgili basın açıklaması yapan Hüseyin Aksu, Belediye Başkanlığı döneminde hazırladığı ‘Ayje 2000’ projesinde bugün yaşanan sorunların tamamının çözümünü sunduğunu belirterek “Aydın, jeotermal nimetinden ‘Jeotermal Havza Birliği’ kurarak ve bu enerjiyi enerji, sera-konut ısıtması ve termal turizmde kullanarak dünyanın sayılı şehirleri arasına girebilir. O zaman Aydın’ın 1 değil 2 havaalanı olur. Ancak jeotermal su çıkarıldıktan sonra kapalı devre bir boru sitemi ile denize boşaltılmalıdır” dedi.

“140 kilometrelik hat ile çıkan su denize boşlatılmalıdır”
Yaptığı açıklamalarla adeta ezber bozan ve enerji için çıkarılan jeotermal suyun geldiği yere reenjekte edilmesinin mümkün olmadığını belirten Hüseyin Aksu, “Çıkan jeotermal suda tuz ve sülfür var. Çok az miktarda ağır metal var. Bu suyun pratik olarak yerin altına enjekte edilmesi buharlaşması tehlikeli. Çıktığı yere yani ana kayaya reenjekte edilmesi mümkün değil. ‘Biz bu suyu alıyoruz aldığımız rezervuara veriyoruz’ diyenler doğru söylemiyor. 30 atmosfer basıncında bu suyu yerin altına reenjekte edemezsiniz. Demek ki telaffuz edilen reenjekte kayanın altından aldığınız suyu kayanın üstüne salmaktır. Bu ileride çölleşmeye neden olur. Bu nedenle biz buna da karşıyız. Soğutma kulelerinden çıkan sülfür h2S dediğimiz çürük yumurta kokusuna neden oluyor. Bazen de h2s dediğimiz sülfür yağmuruna neden olabiliyor.90’lı yıllarda hazırladığımız projede biz bunu büyük bir boru ile denize kadar götürülüp denize deşarj edilmesini öngörmüştük. Çünkü bu su deniz suyuna yakın bir sudur” diye konuştu.
“Buharkent’ten Didim’e kadar ısınma sorunu da kalmaz”
Daha önce hazırlamış olduğu projede suyun Buharkent’ten Didim’e kadar 140 kilometre taşınarak her yerleşim biriminin devasa borulardan kentin ısıtılması için ihtiyacı olan sıcak suyu alabileceği şekilde planlandığını kaydeden Aksu, “Enerji üretiminden sonra bu su serada kaplıcada ve ısıtmada kullanılabilecek idi. Peki bu denizi kirletmez mi? Kirletmiyor çünkü bu su deniz suyu ile eşdeğer. Dağıtarak deşarj edilirse sıkıntı olmaz” diyerek Aydın’ın sahip olduğu jeotermal nimetinden faydalanamadığını ve sıkıntı yaşadığını ileri sürdü.
“Havza birliği kurmak lazım”
Bu sorunun çözümü için Aydın’da ‘Jeotermal Havza Birliği’ kurmanın şart olduğunu kaydeden eski Belediye Başkanı Hüseyin Aksu, “Elektrik üreten firmalar ve Aydın Büyükşehir de dahil olmak üzere il genelindeki 18 belediye ve suyu kullanacak olan OSB’le üye olacak. Yani sıcak suyu kullanacak olan herkes birliğin üyesi olacak. Birlik üyesi olan herkes de borudaki suyu kullanma hakkı elde edecek. Öyle bir proje ki herkes kazanacak. Bir seranın maliyetinin yüzde 85’i ısıtmaya gidiyor. Aydın’da jeotermal ısıtmalı 36 sera bölgesi kurulmasını öngörüyoruz. Burada 200 bin kişi istihdam edilecek. Isıtması bedava olduğu için Aydın seralarında üretilen çiçekler Hollanda’dan daha ucuz olacak. 250 bin yatak kapasiteli kaplıca otellerden 100 bin yatak Efeler, 100 bin yatak Kuşadası geri kalan 50 bin yatak da de diğer ilçelerde olacak. Turizm ve sera da bir araya gelir bu proje uygulanırsa Aydın’a bir değil 2 havaalanı olur. Jeotermalle ilgili hem Aydın halkının sağlığının korunması hem de Menderes Ovası’nın korunması bakımından bu proje önemli” dedi.
