Kanser Oldu, Evladını Kaybetti Ama Mücadeleyi Bırakmadı
İzmir’in Bayraklı ilçesinde yaşayan Ayşe Kapçı, başından geçen birçok acı olaya rağmen hayata sımsıkı tutunmayı bildi. Birçok ameliyatın ardından tek göğsü alınan ve küçük oğlunu henüz 23 yaşındayken lösemi nedeniyle kaybeden gözü yaşlı anne, şimdilerde Bayraklı Belediyesinin açtığı kurdele nakışı kurusuna katılarak yaşadığı acı olayları unutmaya çalışıyor.

Gözyaşlarıyla anlattı
Başından geçen kötü olayları anlatan Kapçı, “Yıllar önce göğüs kanserine yakalandım. Doktorlar, ‘göğsünü alalım’ dediler ve neticesinde göğsüm alındı. Oraya silikon yaptılar. Daha öncesine kadar hiçbir şeyim yoktu. Ameliyat ettikten sonra doktor, ‘kuş kafesten kaçarken yakaladık’ dedi.
O zaman çok yıprandım. Eşime ayrılma teklifinde bulundum. Psikolojim çok bozulmuştu. Eşim bana çok iyi davrandı. Ondan Allah razı olsun. Dostlarım da benimle ilgilendi. Eşim beni hiç sıkmadı. ‘Ayrılalım’ dedikçe o hep alttan aldı. Bana hiçbir zaman kötü davranmadı” diye konuştu.
“Hep bizi buldu”
Oğlunun doğuştan gelen bir rahatsızlığının olmadığını anlatan anne Kapçı, “Tedavisiyle yıllarca uğraştık. Özel eğitimler aldırdık. Gelişmesinde çok az bir gerilik vardı ama zekası yerindeydi. Hatta işe bile girdi. Babasının çalıştığı fabrikada getir götür işi yapıyordu. Sonra bir gün grip oldu. Lösemi olduğunu söylediler. 10 ay tedavi gördü ama olmadı. Kaybettik. 450 kişiden kan aldık ama bir sonuca varamadık. Vefat ettiğinde 23 yaşındaydı. Kanserle, doğumundan sonra yaşadığı rahatsızlığın hiçbir bağlantısı yoktu. Kötü olaylar hep bizi buldu” ifadelerini kullandı.
"Buraya gelmek için can atıyorum"
“Allah kimseye evlat acısı vermesin” diyen anne Kapçı, “İlaçlarla ayakta durduk yıllarca. Bu yaşadığımız süreci psikiyatri doktorları ile atlattım. Büyük oğlum, gelinim hep bizimle oldu. Bayraklı’ya taşındığımda belediyenin kursu olduğundan, oradaki aile ortamından bahsettiler. Psikolojik olarak hiç iyi değildim. Manavkuyu Mahallesi’nde Bayraklı Belediyesinin kurdele nakış kursuna başladım. O andan itibaren de hayatım değişti. Burada gülüyoruz, ağlıyoruz. Çok şey paylaşıyoruz. Yaptığımız işler terapi oldu, evden buraya gelmek için can atıyoruz. Birisi bir şey söylüyor üzgünken gülmeye başlıyoruz. İyi ve kötü günümüzü paylaşıyoruz. Burada havluları işliyoruz” dedi.
