MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın Açıklaması
ANKARA - MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, "Bahçeli'ye yapıştırılmak istenen MİT ajanı yaftası, kamuoyuna öyle sunulmaktadır ki Genel Başkan'ımız gayrimeşru ve terörist bir örgütün, bir ihanet şebekesinin, bir suç örgütünün mensubuymuş sanırsınız" dedi.
Yalçın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, söz konusu iddiaları ortaya atan kişinin, "kapı kapı dolaşmaktan artık siyasi rengini ve kimliğini yitirmiş eski bakan" olduğunu, son bir kaç gündür basın kuruluşlarına verdiği demeçlerde "tümen tümen iftiralar sıraladığını" öne sürdü.
Bu asılsız ve temelsiz iddiaların yeni olmadığını, 1980'li yılların başlarında, merhum Alparslan Türkeş'in MHP davası yüzünden hapiste olduğu ve Mevki Hastanesi'nde tutulduğu dönemde, bir mektup dolaştırılarak, bu iddianın ortaya atıldığını belirten Yalçın, ancak çamurun, duvarda tutunamadığını söyledi.
Yalçın, "Bahçeli'ye yapıştırılmak istenen 'MİT ajanı' yaftası, kamuoyuna öyle sunulmaktadır ki Genel Başkanımız gayri meşru ve terörist bir örgütün, bir ihanet şebekesinin, bir suç örgütünün mensubuymuş sanırsınız. Bu iddianın asılsızlığı kadar, onu yeniden gündeme getiren kimsenin kişiliği ve hedefi de önemlidir" ifadesini kullandı.
İddiayı gündeme getiren kişinin, geçmişte ülkücü hareketten ayrılarak, başka partilerde ve oluşumlarda çıkar ve mevki aradığını savunan Yalçın, "Nitekim bulmuştur da. Hatta hükümetlerinde bakanlık yaptığı partinin yıldızı sönünce daha sonra küçük bir siyasi partinin Genel Başkanlığına da soyunmuş ancak başarısız olmuştur" diye konuştu.
İddia sahibinin, MHP'deki geçmişini mübalağalı cümlelerle anlattığını öne süren Yalçın, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu eski bakan, şimdi misyonuna sahip çıkıyor gibi göründüğü MHP ve Alparslan Türkeş'ten, 12 Eylül darbesiyle ilk uzaklaşan isimlerdendir. Hareketin fikriyatını yeterince benimsememiş ve inancı yeterince sağlamlaşmamış olmalı ki bu şahıs, daha MHP davası Mamak'ta görülürken rahmetli Alparslan Türkeş'e isyan etmiştir. Yargılamalar sırasında, tutuklu arkadaşlarımızdan sonra mahkeme salonuna giren Türkeş'e her seferinde tezahüratta bulunulması, sadakat gösterisinde bulunulması üzerine, mahkeme heyeti tedbir almıştır. Merhum Başbuğ, tutuklu arkadaşlarımızdan önce salona alınarak tezahürat yapılması ve slogan atılması önlenmek istenmiştir. Bu durumu protesto eden Alparslan Türkeş de bir süre mahkeme salonuna girmemiştir. Bunun üzerine o sırada Mamak'ta hapiste bulunan bu eski bakan, 'Lidersen herkes gibi sen de salona gireceksin' diye saygısız ve hoyratça isyan bayrağı açmıştır. Tahliye edildikten sonra da başka denizlere yelken açmış, başka kulvarlarda siyasi faaliyetlerini sürdürmüştür."
- "Doku uyuşmazlığı yaşandığı görülmüştür"
Yalçın, bu kişinin, ülkücü hareketten hızla uzaklaştığını savunarak, "Dokusuna, genlerine ve mayasına başka akarsular karıştırmıştır. Bu tiplere başkaca örnek verilebilir. Bunlar parti, parti gezdikten sonra tutunamayıp her seferinde yeni arayışlara giren kimselerdir. Buna rağmen bunların defoları, Devlet Bahçeli ve camiamız tarafından hoş görülerek zaman zaman MHP'de yeniden siyaset yapma fırsatı da verilmiştir. Ama bunlarla MHP arasında doku uyuşmazlığı yaşandığı görülmüştür" dedi.
Yıllar önce konuşulup gündemden kaldırılmış konuların, yeniden kamuoyu önüne getirilmesinin, "Çamur at izi kalır" ve "Bir yalanı sürekli söylerseniz bir süre sonra o yalan gerçek sanılmaya başlanır" gibi amaçlardan kaynaklandığını dile getiren Yalçın, MHP seçmeninde ve teşkilatlarında olumsuz algı oluşturmak, eğer becerebilinirse kurultayda karışıklık çıkarmak istendiğini savundu.
Bu söylemler başarılı olursa, milliyetçi-ülkücü hareketin dokusunun bir türlü kabul etmediği kişilerin, suni yöntemlerle MHP'ye monte edileceğini ve partinin yeniden şekillendirileceğini iddia eden Yalçın, "MHP bu iddialarla rayından çıkarılıp, tarihi misyonundan uzaklaştırılacak, renksiz, ilkesiz, içi boşaltılmış, liberal, inançsız ve yüzeysel bir milliyetçilik anlayışı partiye yerleştirilecek" dedi.
- Bahçeli'nin "beşinci parti" söylemi
AKP'ye alternatif tek köklü siyasi oluşum, MHP olduğunu savunan Yalçın, 1 Kasım seçiminin olumsuz sonuçlarına rağmen MHP'nin, belirleyici ve dominant siyasi konumunu muhafaza ettiğini belirtti. Yalçın, şöyle devam etti:
"MHP'ye rağmen ülkede rejimi ve Cumhuriyet'i dönüştürmenin mümkün olmadığı görülmüştür. O bakımdan bu gibiler, önce MHP'yi ele geçirmeyi, bunu başaramazlarsa yeni bir siyasi oluşum etrafında toplanmayı hedeflemektedir. MHP lideri Devlet Bahçeli daha önce, beşinci bir siyasi partinin teşekkül edebileceği ihtimalinden söz ederken bu hususu öngörmüştür. İşte şimdi MHP liderinin isabetli öngörüleri gerçekleşmektedir. Yeni oluşum peşindeki bazı çevreler harekete geçmiş, kendilerine ilk hedef olarak MHP'yi seçmişlerdir."
Dün bir gazetede, yeni oluşum içinde AK Parti'li üç dönemlik milletvekillerinden bazılarının da bulunduğu iddiasına yer verildiğini belirten Yalçın, söz konusu habere göre, "anayasa değişikliği ve başkanlık sistemi için AK Parti'nin ihtiyacı olan en az 14 milletvekili desteğinin de MHP'de planlanan dönüşümle sağlanmak istendiğini" belirtti.
- "MHP yönetiminin elleri armut toplamamaktadır"
Yalçın, milliyetçi-ülkücü hareketi, "içine yabancı kaynakların karışmadığı bir pınar suyu" olarak niteleyen Yalçın, şunları kaydetti:
"Bu pınarın suyuna her akarsudan karıştırıldığı takdirde, membasındaki halinden giderek uzaklaşacak, bozulacaktır. Kaynağı, yapısı ve dokusu değişen bir pınar suyunun yeniden eskisi gibi olması mümkün değildir. Ayrıca milliyetçi-ülkücü hareket, dokusuna uymayan yama ve ekleri de reddedecektir. MHP ile ilgili ütopik planlarını hayata geçirmek için gayret sarf edenler, meydanın boş olduğunu sanmaktadır. MHP yönetiminin, teşkilatlarının ve camiamızın da elleri armut toplamamaktadır."
Siyasi oyunlara karşı her zamankinden daha hazırlıklı, uyanık ve teyakkuzda olduklarını dile getiren Yalçın, "MHP hem kendi sorunlarını çözecek hem de dışarıdan gelen hamleleri savuşturacak güçtedir. MHP'yi darı ambarı, özgül ağırlığını da yorgan zannederek koltuk ve ikbal rüyasına yatanlar, uyandıklarında ellerinin boş kaldığını görecekler, kendilerine, maya ve kursaklarına uygun yemlikler bulmak zorunda kalacaklardır" iddiasında bulundu.
Kaynak: AA
Bu asılsız ve temelsiz iddiaların yeni olmadığını, 1980'li yılların başlarında, merhum Alparslan Türkeş'in MHP davası yüzünden hapiste olduğu ve Mevki Hastanesi'nde tutulduğu dönemde, bir mektup dolaştırılarak, bu iddianın ortaya atıldığını belirten Yalçın, ancak çamurun, duvarda tutunamadığını söyledi.
Yalçın, "Bahçeli'ye yapıştırılmak istenen 'MİT ajanı' yaftası, kamuoyuna öyle sunulmaktadır ki Genel Başkanımız gayri meşru ve terörist bir örgütün, bir ihanet şebekesinin, bir suç örgütünün mensubuymuş sanırsınız. Bu iddianın asılsızlığı kadar, onu yeniden gündeme getiren kimsenin kişiliği ve hedefi de önemlidir" ifadesini kullandı.
İddiayı gündeme getiren kişinin, geçmişte ülkücü hareketten ayrılarak, başka partilerde ve oluşumlarda çıkar ve mevki aradığını savunan Yalçın, "Nitekim bulmuştur da. Hatta hükümetlerinde bakanlık yaptığı partinin yıldızı sönünce daha sonra küçük bir siyasi partinin Genel Başkanlığına da soyunmuş ancak başarısız olmuştur" diye konuştu.
İddia sahibinin, MHP'deki geçmişini mübalağalı cümlelerle anlattığını öne süren Yalçın, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu eski bakan, şimdi misyonuna sahip çıkıyor gibi göründüğü MHP ve Alparslan Türkeş'ten, 12 Eylül darbesiyle ilk uzaklaşan isimlerdendir. Hareketin fikriyatını yeterince benimsememiş ve inancı yeterince sağlamlaşmamış olmalı ki bu şahıs, daha MHP davası Mamak'ta görülürken rahmetli Alparslan Türkeş'e isyan etmiştir. Yargılamalar sırasında, tutuklu arkadaşlarımızdan sonra mahkeme salonuna giren Türkeş'e her seferinde tezahüratta bulunulması, sadakat gösterisinde bulunulması üzerine, mahkeme heyeti tedbir almıştır. Merhum Başbuğ, tutuklu arkadaşlarımızdan önce salona alınarak tezahürat yapılması ve slogan atılması önlenmek istenmiştir. Bu durumu protesto eden Alparslan Türkeş de bir süre mahkeme salonuna girmemiştir. Bunun üzerine o sırada Mamak'ta hapiste bulunan bu eski bakan, 'Lidersen herkes gibi sen de salona gireceksin' diye saygısız ve hoyratça isyan bayrağı açmıştır. Tahliye edildikten sonra da başka denizlere yelken açmış, başka kulvarlarda siyasi faaliyetlerini sürdürmüştür."
- "Doku uyuşmazlığı yaşandığı görülmüştür"
Yalçın, bu kişinin, ülkücü hareketten hızla uzaklaştığını savunarak, "Dokusuna, genlerine ve mayasına başka akarsular karıştırmıştır. Bu tiplere başkaca örnek verilebilir. Bunlar parti, parti gezdikten sonra tutunamayıp her seferinde yeni arayışlara giren kimselerdir. Buna rağmen bunların defoları, Devlet Bahçeli ve camiamız tarafından hoş görülerek zaman zaman MHP'de yeniden siyaset yapma fırsatı da verilmiştir. Ama bunlarla MHP arasında doku uyuşmazlığı yaşandığı görülmüştür" dedi.
Yıllar önce konuşulup gündemden kaldırılmış konuların, yeniden kamuoyu önüne getirilmesinin, "Çamur at izi kalır" ve "Bir yalanı sürekli söylerseniz bir süre sonra o yalan gerçek sanılmaya başlanır" gibi amaçlardan kaynaklandığını dile getiren Yalçın, MHP seçmeninde ve teşkilatlarında olumsuz algı oluşturmak, eğer becerebilinirse kurultayda karışıklık çıkarmak istendiğini savundu.
Bu söylemler başarılı olursa, milliyetçi-ülkücü hareketin dokusunun bir türlü kabul etmediği kişilerin, suni yöntemlerle MHP'ye monte edileceğini ve partinin yeniden şekillendirileceğini iddia eden Yalçın, "MHP bu iddialarla rayından çıkarılıp, tarihi misyonundan uzaklaştırılacak, renksiz, ilkesiz, içi boşaltılmış, liberal, inançsız ve yüzeysel bir milliyetçilik anlayışı partiye yerleştirilecek" dedi.
- Bahçeli'nin "beşinci parti" söylemi
AKP'ye alternatif tek köklü siyasi oluşum, MHP olduğunu savunan Yalçın, 1 Kasım seçiminin olumsuz sonuçlarına rağmen MHP'nin, belirleyici ve dominant siyasi konumunu muhafaza ettiğini belirtti. Yalçın, şöyle devam etti:
"MHP'ye rağmen ülkede rejimi ve Cumhuriyet'i dönüştürmenin mümkün olmadığı görülmüştür. O bakımdan bu gibiler, önce MHP'yi ele geçirmeyi, bunu başaramazlarsa yeni bir siyasi oluşum etrafında toplanmayı hedeflemektedir. MHP lideri Devlet Bahçeli daha önce, beşinci bir siyasi partinin teşekkül edebileceği ihtimalinden söz ederken bu hususu öngörmüştür. İşte şimdi MHP liderinin isabetli öngörüleri gerçekleşmektedir. Yeni oluşum peşindeki bazı çevreler harekete geçmiş, kendilerine ilk hedef olarak MHP'yi seçmişlerdir."
Dün bir gazetede, yeni oluşum içinde AK Parti'li üç dönemlik milletvekillerinden bazılarının da bulunduğu iddiasına yer verildiğini belirten Yalçın, söz konusu habere göre, "anayasa değişikliği ve başkanlık sistemi için AK Parti'nin ihtiyacı olan en az 14 milletvekili desteğinin de MHP'de planlanan dönüşümle sağlanmak istendiğini" belirtti.
- "MHP yönetiminin elleri armut toplamamaktadır"
Yalçın, milliyetçi-ülkücü hareketi, "içine yabancı kaynakların karışmadığı bir pınar suyu" olarak niteleyen Yalçın, şunları kaydetti:
"Bu pınarın suyuna her akarsudan karıştırıldığı takdirde, membasındaki halinden giderek uzaklaşacak, bozulacaktır. Kaynağı, yapısı ve dokusu değişen bir pınar suyunun yeniden eskisi gibi olması mümkün değildir. Ayrıca milliyetçi-ülkücü hareket, dokusuna uymayan yama ve ekleri de reddedecektir. MHP ile ilgili ütopik planlarını hayata geçirmek için gayret sarf edenler, meydanın boş olduğunu sanmaktadır. MHP yönetiminin, teşkilatlarının ve camiamızın da elleri armut toplamamaktadır."
Siyasi oyunlara karşı her zamankinden daha hazırlıklı, uyanık ve teyakkuzda olduklarını dile getiren Yalçın, "MHP hem kendi sorunlarını çözecek hem de dışarıdan gelen hamleleri savuşturacak güçtedir. MHP'yi darı ambarı, özgül ağırlığını da yorgan zannederek koltuk ve ikbal rüyasına yatanlar, uyandıklarında ellerinin boş kaldığını görecekler, kendilerine, maya ve kursaklarına uygun yemlikler bulmak zorunda kalacaklardır" iddiasında bulundu.
