Başbakan Erdoğan'ın Eşi Emine Erdoğan Açıklama Yaptı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, madde bağımlılığı ile mücadele noktasında her imkanın seferber edilmesi gerektiğini belirterek, ''Gençlerimizin, geleceğimizin gözlerimizin önünde çürüyüp gitmesine asla müsaade edemeyiz. Ülkemizin ve milletimizin istikbalinin madde bağımlılığı yoluyla karartılmasına aslı müsaade edemeyiz'' dedi.

Türkiye Yeşilay Cemiyeti'nin, İstanbul Kalkınma Ajansı'nın katkılarıyla hazırladığı ''İstanbul'daki Resmi İlköğretim Okullarının Yeşilay Kulüpleri Aracılığıyla Madde Bağımlılığı Mücadelesi Projesi''nin değerlendirme toplantısı, Sepetçiler Kasrı'nda yapıldı.

Toplantıda konuşan Emine Erdoğan, toplumları, medeniyetleri, kültürleri içten içe çürüten, içeriden törpüleyen birtakım sinsi sorunlar olduğunu söyledi.

Bu sorunların uzun süre görülmeyeceğini, hissedilmeyeceğini ve dikkati çekmeyeceğini belirten Erdoğan, toplumların, medeniyetlerin ve kültürlerin yeterince dikkatli ve hassas olmamaları durumda bu sinsi sorunların bünyeyi içeriden çürüteceğini kaydetti.

Erdoğan, madde bağımlılığının da böyle bir sorun olduğuna işaret ederek, ''Madde bağımlılığı sorunu, başta gençler olmak üzere toplumun fertleri arasında gizlice yayılır ve sorun ortaya çıktığında maalesef çoğu zaman geç kalınmış olur. Nice anne-baba, çocuğu öldüğünde, cezaevine düştüğünde ya da artık geri dönülmez bir yola girdiğinde sorunu fark etmiş, ne yazık ki sorun karşısında çaresiz kalmıştır'' diye konuştu.

Madde bağımlılığı sorununu, kimsenin kendine yakıştıramadığını, çocuğunun madde kullanmayacağını düşünen ailelerin de büyük yanılgı içinde olduğunu dile getiren Emine Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Anne-babalar, çocuklarına en iyi terbiyeyi, eğitimi vermiş, çocuklarına her türlü maddi imkanı sağlamış olabilirler. Ancak gençleri maddeye alıştırmak için kurulan tuzaklar, özellikle de bazı arkadaşlık ortamları, gençlerimizi hiç ummadığımız yerlere savurabilir. Çocuk yetiştirmek, ona ihtiyacı olan her şeyi vermek ya da onun her istediğini yapmak değildir. Modern dünyada, gelişmiş toplumlarda çocukların her istediklerine ulaştıklarını ama yine de tatmin olmadıklarını, huzura ve mutluluğa ulaşamadıklarını görüyoruz. Anne-babaların da çocuklarına her şeyi verdikleri halde ortaya çıkan sonuç karşısında çok büyük hayal kırıklığı yaşadıklarına şahit oluyoruz. Bir çocuğun ihtiyaçları sadece maddi ihtiyaçlardan ibaret değildir. Çocuğun karnını doğurmak, ona oyuncaklar almak, onu en iyi, en pahalı okullarda okutmak, istediği her şeye ulaşmasını sağlamak, o çocuğu bedensel olarak geliştirse de ruhen geliştirmeyecektir. Ruhuna gıda almayan her çocuk, tatminsiz olacak, manen büyük açlık çekecektir. Maddi ihtiyaçları yanında, manevi ihtiyaçları karşılanmayan çocuklar boşluğu doldurmak, eksikliği gidermek için başka arayışlar içine girecektir. Madde bağımlılığının önüne geçmek için öncelikle anne-babaların, çocuklarının manevi ihtiyaçlarına çok büyük hassasiyet göstermeleri gerekiyor. Esasen aile işte burada çok önemlidir.''

-''Gençlerimizin gözümüzün önünde çürümesine müsaade edemeyiz''-

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, çocuğun manevi açlığının sıcak, şefkat dolu bir yuva olmadan asla giderilemeyeceğini, bu nedenle doğan her çocuğun kültürünün ve toplumsal değerlerinin ışığında yetiştirilmesinin hayati derecede önem taşıdığını vurguladı.

Türkiye'de son 10 yılda yapılan reformlarla hızlı bir büyüme ve kalkınma sürecine girildiğini, 10 yıl öncesine göre har alanda şartların iyileştiğini anlatan Erdoğan, ''Ancak bizim gelişmiş ülkelerin yaşadıkları sorunlardan ders çıkarmamız, aynı hataları yapmadan refahımızı arttırmamız kaçınılmaz bir zorunluluktur. Aile kurumunu yıpratarak, toplumsal değerleri unutarak, gelenekleri çiğneyerek, özümüze yabancılaşarak ideal bir ülke inşa edemeyiz. Dünyanın en zengin, en varlıklı ülkesi olsak bile aile bağları zayıflamışsa öz unutulmuşsa gençliğimiz ciddi buhranlar yaşıyorsa buna 'refah, kalkınma' diyemez. Değerlerimize, aileye ve gençlere sahip çıkarak büyümeli, böyle bir model üzerinde ilerlemeliyiz'' değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, sokak aralarında çocuklarının kollarına zehir enjekte eden bir toplumun, zengin bir toplum olabileceğini, ancak mutlu, müreffeh ve umut vadeden bir toplum olamayacağının altını çizerek, uyuşturucu maddelere çok kolay ulaşan gençliğin, uyuşturucu tekellerinin eseri bir gençlik olduğunu aktardı.

Emine Erdoğan, daha yolun başındayken bu korkunç soruna karşı topluca mücadele vermenin, en kararlı şekilde bunun önüne geçmenin zorunluluk olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

''Madde bağımlılığı ile mücadele noktasında elimizdeki her imkanı seferber etmek durumundayız. Aile, toplum, okullar, sivil kuruluşlar, dernekler, vakıflar, üniversiteler, özellikle de medya, bu sinsi ve gizli sorun karşısında hassas ve uyanık olmalı. Görünmeyen ama içten içte toplumsal yapıyı çürüten bu sorun geri dönülmez seviyelere ulaşmadan mutlaka durdurulmalı. Gençlerimizin, geleceğimizin, gözlerimizin önünde çürüyüp gitmesine asla müsaade edemeyiz. Ülkemizin ve milletimizin istikbalinin madde bağımlılığı yoluyla karartılmasına aslı müsaade edemeyiz. Okullarımızdaki Yeşilay kollarını en ideal şekilde harekete geçirmek bu mücadelede son derece anlamlı bir adım olmuştur. Çocuklarımız, kendi yaşıtlarını aydınlatmada ve uyarmada eminim ki, herkesten çok daha etkili olacaktır. Kampanyayla arkadaşlar birbirlerini kötülüğe değil, hayra, dayanışmaya, birbirini kontrole davet edecektir. Üzerinde dikkatle durulursa izlenirse değerlendirilirse inanıyorum ki kampanya çok umut verici sorunlar doğuracaktır. Ben de bu önemli kampanyayı dikkatle takip edeceğim.''

Emine Erdoğan'a, konuşmasının ardından proje kapsamda ulaşılan 5 bin öğrenci adına bir kız öğrenci çiçek verdi.

Muhabir: Hatice Şenses - Nurhan Çorlu

Yayıncı: Sibel Ertürk Kurtoğlu
Kaynak: AA