Cesedi Bulunamayan Avukatın Kardeşi Konuştu:

İzmir`in Torbalı ilçesinde, on ay önce bir anda ortadan kaybolan Avukat Mümtaz Baytekin`in kardeşi Yıldırım Baytekin ağabeyinin planlı şekilde öldürüldüğünü iddia etti.

Cesedi Bulunamayan Avukatın Kardeşi Konuştu:
Davanın kamuoyu tarafından sahiplenilmesi gerektiğini belirten Yıldırım Baytekin, yaptığı basın açıklamasında ağabeyinin planlı şekilde öldürüldüğünü düşündüklerini ifade etti. Yıldırım Baytekin, basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Bir takım yazılı medyada ağabeyim müteveffa Mümtaz Baytekin`in yasak aşk cinayeti nedeniyle öldürüldüğüne dair haberler çıkmış ise de basına da yansıyan savcılık fezlekesinde de görüldüğü üzere cinayet zanlıları ağabeyimi öldürmek için plan yapmışlar ve bu plandoğrultusunda cinayeti işlemişlerdir. Sanık C.Y., ağabeyimin kendisi ile evlenmemesi üzerine ağabeyime karşı kin duymuş ve diğer zanlılar ile birlikte ağabeyimi ortadan kaldırmak üzere harekete geçmiştir. Ağabeyimi planlı bir şekilde öldüren bu şahıslar yine çok planlı bir şekilde ağabeyimin naaşını ortadan kaldırmışladır. Ağabeyimin naaşı henüz bulunamamasına rağmen dosyadaki bulgu ve belgeler kesin bir şekilde bu şahısları işaret etmekte bu şahısların taammüden adam öldürme suçunu işlediklerini kesinolarak ortaya koymaktadır." Baytekin, bazı gazetelerde bir kısım hukukçuların dosya içeriğine ve delillere vakıf olmadan dava açılması için cesedin olması gerektiğini ileri sürmesinin hem hukuken hem de kamu vicdanı açısından savunulamayacak bir görüş olduğunu düşündüklerini belirtti. Zaten bu hukukçuların dosyaya vakıf olmadıkları için bu şekilde bir beyan verdiklerini anlatan Yıldırım Baytekin, şunları söyledi: "Bu kişiler ile tarafımızca görüşülmüş ve bu kişiler beyanlarının yanlış anlaşılmalara yol açacak şekilde basında yeraldığını, makul şüphe varsa tabii ki dava açılacağını, zaten şahsi değerlendirmelerinin de bu kişilerin bu cinayeti işlediği yönünde olduğunu belirtmişlerdir. Örneğin Av. Fatih Şimdi, kesinlikle `sanıkların avukatı olmak isterdim` şeklinde bir beyanının olmadığını, gazetedeki haberin aksine dava açılması gerektiğini söylediğini, kendi adının bu şekilde yanlış yorumlarla kullanılmasından üzüntü duyduğunu, haberde kendisi ile ilgili belirtilen yorumların tam aksini düşünmekte olduğunu, gerçeğe aykırı olarakhaber yapan gazeteye tekzip yazısı gönderdiğini söylemiştir. Diğer avukatlar da aynı şekilde beyanlarının eksik ve yanlış anlaşılmaya yol açacak şekilde basına yansıtıldığını bundan üzüntü duyduklarını belirtmişler, bu sanıkların savunmalarını asla üstlenmek istemediklerini ve vicdanen bu kişilerin savunulamayacağını da eklemişlerdir." DAVA KAMUOYUNA MALOLDU Baytekin, davanın artık kamuoyuna malolmuş ve kamuoyu tarafından sahiplenilmesi gereken bir dava olduğunu da ileri sürdü. Suç delillerinin bir kısmını gizleyerek işledikleri suçtan sıyrılmak isteyen kendini uyanık sanan suçluları kayıran bir hukuk düzeni olamayacağını anlatan Baytekin, şunları söyledi: "Mevcut hukuk düzenimiz de buna yer yoktur. Toplumsal barışın sağlanması için kendini uyanık sanan bu zanlıların cezalandırılarak eylemlerinin bir karşılığının gösterilmesi, mağdur olan yakınların enazından cezai yaptırım ile tatmin edilmesi gerekmektedir. Bu şahısların ağabeyimi öldürmeleri bir yana naaşın yerinin gizlenmesinin ailemize verdiği acı gözardı edilerek naaşın gizlenmesinin bu zanlılar lehineymiş gibi çıkarımlarda bulunulması toplum ve hukuk nazarında kabul edilecek bir durum değildir. Kaldı ki bu zanlıların, naaşı gizlemeleri yargılamada bu zanlılar lehine değil tam aksine bu şahıslar aleyhine olan bir durumdur. Zaten delillerin gizlenmesi, hukuk düzeni tarafından da ayrı bir suçolarak değerlendirilmekte olup zanlıların bu nedenle cezalandırılması istenmektedir. Ailemize bu üzüntüyü yaşatıp bir hukukçuyu taammüden katleden ve bir kısmı da yurt dışına kaçan katillerin cezasız kalacağına ihtimal vermemekteyiz. Bu şahısların da gerekli cezayı göreceklerine dair hukuka inancımız tamdır."
Kaynak: İHA