Yaşam hakkını ihlal ettin!

Tazminat kararı 133 BİN 595 EUROAgos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in ölümünden hemen ön...


Tazminat kararı 133 BİN 595 EURO
Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in ölümünden hemen önce, ailesinin de suikast sonrasında açtığı 5 davayı karara bağlayan AİHM, Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 3 maddesini ihlal ettiğine hükmetti.
Mahkemenin yedi yargıçtan oluşan 2. Dairesi, oybirliğiyle, Türkiye'nin Dink'i koruyamaması ve olayla ilgili soruşturmanın gerektiği gibi yapılmaması nedeniyle, AİHS'nin en önemli maddesi olan ve yaşam hakkını garanti altına alan 2. maddesini ihlal ettiği kararına vardı. AİHM, Türkiye'nin 2. maddeyle ilgili olarak işlediği "iç hukuk yollarının tüketilmediği ve "Dink'in koruma talep etmediği" tezlerini geri çevirdi. 

'Emniyete bilgi geldi'
AİHM'nin gerekçeli kararında, gerek İstanbul gerekse Trabzon emniyetine saldırı olasılığı ve bu saldırıyı yapma ihtimali olan isim hakkında bilgi geldiğinden hareketle, ortada gerçek ve eli kulağında bir tehditten bahsedilebileceğine dikkat çekti. Dink'in, suikast planından haberdar olma olasılığının düşük olduğuna ve bu nedenle de koruma talep etmemiş olabileceğine dikkat çeken AİHM, "Dink'in hayatını koruma altına alması gereken plan hakkında bilgisi olan Türk makamlarıydı" ifadelerini kullandı.

'Özgürlük ihlali'
Dink'in 2004'te yazdığı bir yazı nedeniyle, "Türklüğü tahkir ve tezyif ettiği" gerekçesiyle Türk yargısı tarafından cezalandırılması da AİHM tarafından ifade özgürlüğünü koruyan 10. maddenin ihlali olarak değerlendirildi. Dink, yazısında, "Türk'ten boşalacak o zehirli kanın yerini dolduracak temiz kan, Ermeni'nin Ermenistan'la kuracağı asil damarında mevcuttur" ifadelerini kullanmıştı. AİHM, Yargıtay'ın verdiği karar çerçevesinde, Dink'in milliyetçi çevrelerin hedefi haline geldiğini belirterek, verilen cezanın meşru bir amaç gütmediğine ve demokratik bir toplumda gerekli olmadığına karar verdi. Mahkeme, Türkiye'nin AİHS'nin etkin başvuru hakkını düzenleyen 13. maddesini de ihlal ettiğine hükmetti. AİHM, davacıların adil yargılanma, cezaların yasallığı ve ayrımcılıkla ilgili şikayetlerini ise değerlendirmeye gerek görmedi. Kararda, Yargıtay'ın Türklüğü yorumlama şekli de eleştirildi. AİHM, Yargıtay'ın Türklüğü sadece dinsel, tarihsel ve dilsel temellere dayandırarak, dinsel, dilsel ya da etnik tüm azınlıkları dışladığına vurgu yaptı.
Gerekçeli kararda, Yargıtay'ın Dink'i suçlu bularak, devlet kurumlarının 1915 olaylarıyla ilgili "soykırım" tezini reddeden yaklaşımının eleştirilmesini dolaylı yoldan cezalandırdığı vurgusu yapıldı.
Davacılar, başvurularında Dink'in yaşam hakkının korunamaması nedeniyle 500 bin, ifade özgürlüğünün ihlali nedeniyle de 500 bin olmak üzere toplam 1 milyon euro tazminat talebinde bulunmuştu.
AİHM, yaptığı değerlendirme sonucunda Türkiye'nin, Dink'in eşi ve çocuklarına 100 bin, erkek kardeşine 5 bin ve mahkeme masrafı olarak da 28 bin 595 euro olmak üzere toplam 133 bin 595 Euro tazminat ödenmesine karar verdi.
Tarafların 3 ay içinde kararı AİHM'nin temyiz organı olarak görev yapan 17 yargıçlı Büyük Daire'ye götürme hakları var.



Rakel Dink AİHM kararını yorumlarken gözyaşlarını tutamadı.



Rakel Dink: Karar  doğum günü hediyesi
AİHM kararını, Hrant Dink'in bugünkü doğum günü için hediye olarak nitelendiren eşi Rakel Dink, manevi tazminatı da eğitim kurumlarına bağışlayacaklarını söyledi. Dink'in öldürüldüğü yerde karanfil ve mumlar eşliğinde açıklama yapan Rakel Dink, eşinin AİHM'e yaptığı başvurudan olumsuz yanıt alması halinde ülkeyi terkedeceğini kaleme aldığını hatırlatarak, "İşte bugün o kadar çıktı ve o aklandı" dedi.
AİHM'nin kararının ardından Hrant Dink'in eşi Rakel Dink, kızı Delal ve kardeşi Hosrof Dink açıklama yaptı. Rakel Dink, açıklama sırasında gözyaşlarını tutamadı.  Dink, "Türkiye toplumu planlı ve örgütlü bir şekilde Hrant'ın Türklüğe hakaret ettiğine, Türk düşmanı olduğuna inandırılmak istendi. Hayattayken en çok canını acıtan da bu ırkçı yaftanın birbirine yapıştırılmaya çalışılmasıydı. Çünkü o bütün yaşamı boyunca ırkçılık ve ayırımcılıkla mücadele etti" diye konuştu.

Rakel Dink şöyle konuştu:
"Yarın Çıtak'ımın doğum günü. AİHM hakimlerinin oy birliğiyle verdiği o karar bir doğum günü hediyesi tazminat, Toplum Gönüllüleri Vakfı Hrant Dink Burs Fonu'na, Getronagan Ermeni Lisesi'ne ve Gedikpaşa Protestan Kilisesi'ne bağışlanacaktır. Şu anda kesinlikle çok mutlu olurdu. Çünkü ülkesinden ayrılmak istemiyordu. Bu kararın ardından Türkiye'de hukuki ve siyasi olarak çok şeyin değişeceğine inanmak istiyoruz. Umarız bugüne kadar ifade özgürlüğüyle ilgili veya cinayet ve soruşturması davası sürecinde üzerine düşen hiç bir görevi onun övünebileceği şekilde yerine getirmeyen Türkiye devleti bugünden sonra suçluyu aklayan, suçsuzu mahkum eden bu tavrından vazgeçer. Ve toplum vicdanına layık bir devlet gibi davranmanın ilk adımlarını atar."
GÜRKAN AKGÜNEŞ İstanbul

 

'Yargılama istenebilir'
Hrant Dink ailesinin avukatları, cinayet sürecinde sorumlulukları olduğu gerekçesiyle suç duyurusunda bulundukları kamu görevlilerinin yeniden yargılanması için yeniden başvuru yapacaklarını bildirdi.
Dink ailesinin avukatı Arzu Becerik, kamu görevlilerinin üzerlerine düşeni yapmadıklarını belirterek şöyle konuştu:
"Gerekli koruma önlemlerini almadılar. Görevlilerin elinde korunması yönünde daha fazla bilgi vardı. Trabzon'dan gelen Yasin Hayal'in Dink'e karşı eylem gerçekleştireceği ve bunda ciddi olduğu bilgisi vardı."
AİHM eski yargıcı ve Milliyet yazarı Rıza Türmen, yeniden yargılama istenebileceğini belirterek şunları söyledi: "AİHM ihlali tespit eder ancak yerel mahkenin yerine geçip karar vermez. Sadece Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi ülkeye 'bu kararı nasıl uyguladın, kamu görevlileriyle ilgili ne yaptın?' diye sorabilir. Yerel mahkemelerde yeniden yargılanmasını da avukatları talep edebilirler. Yani, AİHM kararına dayanarak, kamu görevlilerinin yargılanması için avukatları birkez daha başvuru yapabilir."  
ŞÜKRAN PAKKAN İstanbul

 

Türkiye itiraz etmeyecek
Dışişleri Bakanlığı, savunmadan kaynaklı pişmanlığını daha net biçimde ortaya koydu. Bakanlık, karara itiraz etmeyeceğini duyurdu. Bakanlık, kararın hükümlerinin uygulanacağını ve gelecekte benzer ihlallerin tekrarının önlenmesi için gerekli önlemlerin alınacağını da açıkladı. Türkiye'nin Dink başvurusuna karşı yaptığı savunmada bir Nazi liderinin örnek gösterilmesi tartışma yaratmıştı.  Brüksel'de bulunan İçişleri Bakanı Beşir Atalay da, verilen karara Türkiye'nin itiraz etmeme kararı almasının 'dostane çözüm' yaklaşımının yansıması olduğunu söyledi. Her konunun üzerine gidilmesinden yana olduklarını söyleyen Atalay, bu konuda herhangi bir çekincelerinin bulunmadığını ifade etti. 
ANKARA Milliyet

 

Ak Parti MYK Dink'i tartıştı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında dün toplanan Ak Parti MYK, AİHM'nin Hrant Dink kararını değerlendirdi. Toplantıda bir çok üye, Dink davasında Türkiye'nin daha önce yaptığı ve Dink'in Nazi liderine benzetildiği savunmayı eleştirdi. Toplantıda, "bundan böyle AİHM'ye anlamsız savunmalar yapılmaması" düşüncesi öne çıktı. Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, MYK sonrası yaptığı açıklamada, "Dink'i öldüren kişi, onun destekçileri ve onların taşıdığı zihniyet, bu iğrenç cinayet sadece saygın bir insanı ve Türk vatandaşını öldürmekle kalmamış, ülkemizin AİHM'de mahkûm olması sonucunu doğurmuştur. Keşke böyle bir cinayet hiç olmasaydı" dedi. 
ABDULLAH KARAKUŞ Ankara


 


Milliyet muhabiri Nedim Şener, 57. Dünya Basın?Özgürlüğü Kahramanı Ödülü'nü, IPI?Direktörü ALisen Bethel Mckenzie'nin elinden aldı.

 

NEDİM ŞENER'E 'DÜNYA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ KAHRAMANI' ÖDÜLÜ
Üç isimle temsil edilen tek ülke
Uluslararası Basın Enstitüsü, 60. kuruluş yıldönümünde, 60 Dünya Basın Özgürlüğü Kahramanı'nı Viyana'da ödüllendirdi. Türkiye'den Milliyet muhabiri Nedim Şener 57. Dünya Basın Özgürlüğü kahramanı ilan edildi
2000'deki 50 kişilik listede, 1979'da katledilen Milliyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi de vardı. Son  10 yılın basın kahramanları arasında  Hrant Dink'in ismi de bulunuyor 

Uluslararası Basın Enstitüsü (International Press Institute-IPI), 60. kuruluş yıldönümünde dünyanın dört bir yanından belirlenen 60 'Dünya Basın Özgürlüğü Kahramanı'nı Viyana'da yapılan törende ödüllendirdi.
2000 yılında "50 Dünya Basın Özgürlüğü Kahramanı" listesini açıklayan IPI, son 10 yılın Basın Özgürlüğü kahramanlarını da önceki gün Viyana'da yapılan törenle ödüllendirdi. Türkiye'den de Milliyet muhabiri Nedim Şener "57. Dünya Basın Özgürlüğü Kahramanı" ilan edildi. 

İpekçi ve Dink
2000'de açıklanan 50 kişilik listede, 1979'da katledilen Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi de yer alıyordu. Son 10 yılın basın kahramanları arasında 2007'de öldürülen Hrant Dink'in ismi de bulunuyor.
Böylece aralarında dünyaca ünlü gazetecilerin yer aldığı 60 kişilik listeye Abdi İpekçi ve Hrant Dink'ten sonra Türkiye'den giren 3. isim Nedim Şener oldu. Türkiye, 60 kişilik Dünya Basın Özgürlüğü kahramanları listesinde üç isimle temsil edilen tek ülke oldu.
Kaleme aldığı ve 32 yıl hapis cezası istemiyle yargılanmasına neden olan "Dink Cinayeti ve İstihbarat Yalanları" isimli kitabından dolayı 60 kişilik Dünya Basın Özgürlüğü Kahramanı listesine giren Şener, "düşünce ve ifade özgürlüğüne bağlılığı, kararlılığı ve cesareti nedeniyle" ödülllendirildi. 

Hayattaki 20 kahraman 
Şener ve diğer gazetecilere ödülleri IPI'ın 11-14 Eylül tarihleri arasında yapılan Dünya Kongresi sırasında Viyana Belediye Meclisi'nin tarihi binasında yapılan özel bir törenle IPI Direktörü Alison Bethel Mckenzie tarafından verildi. Törene, ismi 60 kişilik listede bulunan ve hayatta olan 20 dolayında "Dünya Basın Özgürlüğü Kahramanı" katıldı.
VİYANA Milliyet


Milliyet muhabiri Nedim Şener, 2000-2006 yılları arasında hapis yatan İranlı muhalif gazeteci Ekber Genci'yle...

 

NEDEN YARGILANIYOR?
"Dink Cinayeti ve İstihbarat Yalanları" adlı kitap hakkında şikâyette bulunan polisler, aynı zamanda Başbakanlık Teftiş Kurulu raporuyla da Dink cinayetinde görevini ihmal ettiği belirlenen kişilerdi. Kitap nedeniyle Şener hakkında üç dava açılmıştı. Şener, "Gizli belge temin etme, gizli belge yayınlama ve emniyet görevlilerini terör örgütlerine hedef gösterme" suçlamalarıyla Terörle Mücadele Yasası ve Türk Ceza Kanunu'na muhalefetten 20 yıl hapis cezası istemiyle yargılanan davadan beraat etmişti. Şener hakkında toplam 12.5 yıl hapis cezası istemiyle açılan diğer iki dava da sürüyor.

 

Dink'in hakları ölümünden sonra da çiğnendi
"IPI'ın Dünya Basın Özgürlüğü Kahramanı ödülü nedeniyle büyük onur duydum. Ancak ülkem için üzgünüm. Çünkü 60 kişilik listede üç isimle temsil edilen tek ülke Türkiye. Ben hariç diğer iki Basın Özgürlüğü Kahramanı'nın öldürülmüş olması Türkiye'deki basın özgürlüğü hakkında fikir vermeye yeterlidir sanırım.
Bir insan ne için yaşar, ne uğruna ölür; eşitlik ve adalet. Hrant Dink, hayatı boyunca Türkiye'de eşit bir yurttaş olmanın mücadelesini verdi.
O aslında bir azınlık mensubuydu, Ermeniydi. Ama yok sayılıyordu. 'Ben de varım', "kimliğimle varım' diye haykırıyordu. Ama ona var olma hakkını tanımadılar. Yalnız onu hedef haline getirerek ve en kutsal yaşama hakkını elinden alarak değil, öldürülmesinden sonraki süreçte de haklarını ihlal ettiler. Çünkü o devletin hedefiydi. Devlet onu hedef haline getirirken, hayatını koruyacak önlemleri de almadı. Ve sonunda öldürüldü.
Ölümünden sorumlu olan jandarma, polis ve istihbaratçılar delileri karartılar. Yargılama sırasında mahkemelere sahte bilgi içeren belgeler gönderdiler.
Hrant Dink'in hayatını korumayan hükümet de cinayete adı karışan tüm görevlileri görevlerinde tutarak korudu. Hatta onları terfi ettirdi. Sorumlu polisi, Jandarma'yı görevinde tuttu.
Hükümet istihbaratçılar hakkında soruşturma izni vermedi. Üç yıl geçti ve onlar halen görevde ve tek bir polis ve istihbaratçı yargılanmadı.
Hükümet ayrıca Hrant Dink'in Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne açtığı davaya gönderdiği savunmada yine Dink'i suçladı onu Nazi lideriyle eş tuttu.
O istihbaratçılar ilk günden basını kontrol altına aldı ve onları yalanlarıyla aldattı. Zaten o gazeteciler de aldanmaya hazırdı. Bugün o gazeteciler, hükümet, polis ve istihbaratçılar bize kızıyor. O gazeteciler "Devleti, hükümeti suçlamayın" diyorlar. Sanırım Dink cinayeti araştırıldıkça ortaya çıkacak görüntü onları da ürkütüyor. Hükümeti eleştirmeyin diyenler hükümetin demokrasi getireceği propagandasını yapıyorlar.
Ama şunu bilmiyorlar, Türkiye'deki tüm faili meçhul cinayetlerin anahtarı olan Dink cinayeti aydınlamadan adalet, adalet olmadan da demokrasi sağlanmayacaktır. Ve özgür medya adalet yolunda gerçek demokrasi için çalışacaktır."

 

60 basın özgürlüğü kahramanı 
-  Yoani Sanchez, Küba (2010)
-  Ekber?Genci, İran (2010)
-  Pap Saine, Gambia (2010)
-  Nedim Şener, Türkiye (2010)
-  Laurence Gandar, Güney Afrika (2010)
-  Lydia Cacho Ribeiro, Meksika (2010)
-  May Chidiac, Lübnan (2010)
-  Lasantha Wickrematunge, Sri Lanka (2010)
-  Hrant Dink, Türkiye (2007)
-  Anna Politkovskaya, Rusya (2006)
2000 yılında onurlandırılanlar:
-  Aslam Ali, Pakistan
-  Rudolf Augstein, Almanya
-  Omar Belhouchet, Cezayir
-  Kenneth Best, Liberya
-  Hubert Beuve-MÈry, Fransa
-  Jesus Blancornelas, Meksika
-  Jose Burgos Jr., Filipinler
-  Guillermo Cano, Kolombiya
-  Juan Pablo Cardenas, Şili
-  Pedro Joaquin Chamorro, Nikaragua
-  Suk-Chae Choi, Kore
-  Julio De Mesquita Neto, Brezilya 
-  Jiri Dienstbier, Çek Cumhuriyeti
-  Doan Viet Hoat, Vietnam 
-  Harold Evans, İngiltere
-  Antonio Fontan, İspanya 
-  Gao Yu, Çin
-  Katharine Graham, ABD 
-  Gremah Boucar, Nijer
-  Veronica Guerin, İrlanda 
-  Shiro Hara, Japonya
-  Amira Hass, İsrail 
-  Tara Singh Hayer, Kanada
-  Abdi İpekçi, Türkiye 
-  Kemal Kurspahic, Bosna Hersek
-  Daoud Kuttab, Filistin
-  Gwen Lister, Namibya
-  Mochtar Lubis, Endonezya
-  Kronid Lyubarsky, Rusya
-  Fred M'membe, Zambiya
-  Savea Sano Malifa, Samoa
-  Veran Matic, Sırbistan
-  Adam Michnik, Polonya
-  Indro Montanelli, İtalya
-  Nizar Nayyouf, Suriye
-  Freedom Neruda, Fildişi Sahili
-  Pius Njawe, Kamerun
-  German Ornes, Dominik Cum.
-  Percy Qoboza, Güney Afrika
-  Raul Rivero, Küba
-  Nuno Rocha, Portekiz
-  Faraj Sarkuhi, İran
-  Arun Shourie, Hindistan
-  Andre Sibomana, Ruanda
-  U Thaung, Burma
-  Jacobo Timerman, Arjantin
-  Ricardo Uceda, Peru
-  Eleni Vlachou, Yunanistan
-  C.E.L. Wickremesinghe, Sri Lanka
-  Jose Ruben Zamora, Guatemala

 

Rejim muhalifleri, otomobili bombalananlar ve hapis yatanlar 
IPI, 50. kuruluş yıldönümü olan 2000'de aralarında Abdi İpekçi'nin de bulunduğu 50 gazeteciyi Dünya Basın Özgürlüğü Kahramanı seçmişti. 2006'da Rus gazeteci Anna Politkovskaya ve 2007'de Hrant Dink de bu listeye eklendi. Bu yıl sekiz gazeteci daha Dünya Basın Özgürlüğü Kahramanı seçildi.
 2009'da öldürülen Sri Lanka gazetesi Sunday Leader'ın editörü Lasantha Wickremantunge, Hizbullah tarafından arabası bombalanan ve sol bacağı ile kolunun bir bölümünü kaybeden Lübnanlı televizyoncu May Chidiac da sekiz kişilik listede yer alıyor.
Kadın ve çocuklara yönelik taciz ve saldırılar konusunda haberleriyle bilinen Meksikalı gazeteci Lydia Cacho, Gambia gazetesi The Point'in editörü Pap Saine, 2000-2006 yılları arasında altı yıl hapis yatan İranlı muhalif gazeteci Ekber Genci de listede yerini aldı.
Şener ile birlikte Kübalı blogcu Yoani Sanchez, Güney Afrika gazetesi Rand Daily Mail'in editörü Laurence Gandar da son açıklanan Dünya Basın Özgürlüğü Kahramanları listesinde yer alıyor.