İş Dünyasında Ar-ge Ve İnovasyon

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, Türkiye'de KOBİ'lerin gerek zayıf sermaye yapıları, gerekse yetersiz Ar-Ge kapasiteleri nedeniyle dünyada rekabet etme konusunda sıkıntı yaşadığını, bu durumun da onları ekonomik krizlere karşı savunmasız bıraktığını söyledi

  Mersin Ticaret ve Sanayi Odası ( MTSO ) Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut , Türkiye ' de KOBİ ' lerin gerek zayıf sermaye yapıları , gerekse yetersiz Ar-Ge kapasiteleri nedeniyle dünyada rekabet etme konusunda sıkıntı yaşadığını , bu durumun da onları ekonomik krizlere karşı savunmasız bıraktığını söyledi .
MTSO bünyesinde faaliyetlerini sürdüren AB İşletmeler Ağı tarafından Mersin Üniversitesi ( MEÜ ) ve Mersin Tarım-Gıda Platformu ' nun desteğiyle düzenlenen ' Üniversite-Sanayi İşbirliği İçin Finansman Fırsatları ' konulu seminer , HiltonSA Mersin Oteli ' nde gerçekleştirildi . MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut yaptığı konuşmada , Mersin ' in ' RIS Projesi ' ile birlikte inovasyonla tanıştığını , kentin yeniliğe açık , modern sosyal yapısı nedeniyle kısa sürede inovasyonun her alanda bir kültür haline
getirildiğini vurguladı .

" MERSİN İŞ DÜNYASI-ÜNİVERSİTE İŞBİRLİĞİNİ PRATİĞE ÇEVİRMEYE BAŞLADI "
Ar-Ge ' nin inovasyondan çok daha önce bilinmesine karşın inovasyon ve yenilikçi fikirlerin Ar-Ge kavramına yeni bir bakış açısı kazandırdığına dikkat çeken Aşut , " Ar-Ge ve inovasyon , birbirine güç veren iki kavram haline geldi . Mersin bu konuda gerçekten Türkiye ' de yaptıklarıyla öncü oldu . Kurumlararası işbirliğiyle Teknopark ' ına kavuştu . Bu konuda MEÜ ' nün varlığı bizim için önemliydi . Mersin yıllardır konuşulan ve tartışılan şeyi , yani iş dünyası-üniversite işbirliğini pratiğe çevirmenin ilk adımını
attı " dedi .
Mersin ' in inovasyonda öncülük yaptığını ve Teknopark yapılanmasıyla farklılığını ortaya koyduğunu belirten Aşut , yapılanmayı iki ayrı kampusta kurguladığının altını çizdi . Aşut , bunlardan birinin MEÜ kampusunda akademisyenlere yakın bir ortamda , diğerinin de Türkiye ' de bir ilk olarak öne çıkan Mersin-Tarsus Organize Sanayi Bölgesi ' nde ( MTOSB ) , bir başka ifadeyle de sektörün kalbinde yer aldığını anlattı . Amaçlarının özellikle KOBİ ' lerin inovasyon ve Ar-Ge kapasitelerini arttırmak olduğunu vurgulayan
Aşut , böylece firmaların rekabet eder hale geleceğini söyledi .

" SEKTÖRDE LİDER VE HEDEF PAZARLARDA DA REKABETÇİ OLABİLİRİZ "
Şerafettin Aşut , " Yenilikçilik , rekabet üstünlüğü sağlamanın ve verimliliği arttırmanın en iyi yoludur . Bu anlamda önemli işbirliklerimizden biri de ' Avrupa İşletmeler Ağı ' oldu . Avrupa Komisyonu tarafından 2008 yılında kurulan ağ , KOBİ ' lerde yenilikçiliği ve rekabetçiliği desteklemektedir . Bunlar ; teknoloji transferleri , teknoloji denetimleri , AB yasaları , fon kaynaklarıyla ilgili danışmanlıklardır . Kurumsal işbirliklerine açık olan ağ hizmetlerinden faydalanarak tüm gelişmeleri ve yenilikleri takip
edebilir , sektörde lider ve hedef pazarlarda rekabetçi olabiliriz " diye konuştu .
' Avrupa İşletmeler Ağı ' nın küçük ve orta ölçekli firmaların Ar-Ge , inovasyon ve yeni teknolojiye ulaşabilme imkanlarını arttırarak , pazara daha rahat girebilmelerine de fırsat sunduğunu dile getiren Aşut , AB firmalarının yüzde 98 ' ini , istihdamın da 3 ' te 2 ' sini KOBİ ' lerin oluşturduğunu , bunun da tıpkı Türkiye ' de olduğu gibi Avrupa ' da da ekonominin omurgasının KOBİ ' ler olduğu gerçeğini gözler önüne serdiğini ifade etti . KOBİ ' lerin hayatta kalabilmek için Ar-Ge ve inovasyon yapmak zorunda olduğunu kaydeden
Aşut , konuşmasını şöyle sürdürdü :
" Ne yazık ki Türkiye ' de KOBİ ' ler gerek zayıf sermaye yapıları , gerekse yetersiz Ar-Ge kapasiteleriyle dünyada rekabet etme konusunda sıkıntı yaşıyor . Bu da onları ekonomik krizlere karşı savunmasız bırakıyor . İşte tam da bu noktada ' Avrupa İşletmeler Ağı ' ve ' AB 7 . Çerçeve Programı ' sağladığı Ar-Ge ve bilime yönelik mali desteklerle önemli imkanlar sunuyor . "

" ARTIK GELENEKSEL YÖNTEMLERLE REKABET ETMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL "
Mersin Tarım Platformu Başkanı Mustafa Asparuk ise , insanların geçimini sağlayabilmesi için bir şeyler üretmesinin bir zorunluluk olduğunu , ancak alışılagelmiş yöntemlerle üretilen ürünlerle bölgede ve dünyada var olmanın artık çok zor olduğunu kaydetti . Kar marjları düştükçe işletmelerin de karlılık oranının düştüğünü , buna bağlı olarak da birçok işletmenin kendi ayakları üzerinde durmakta zorlandığını dile getiren Asparuk , bu nedenle daha fazla ürün satıp daha fazla istihdam oluşturulması gerektiğini
söyledi . Firmaların rekabet edebilmesi için eski alışkanlıklarını bir kenara bırakması gerektiğini vurgulayan Mustafa Asparuk , " İlk yapmamız gereken şey üretimde kaliteyi arttırıp , sağlıklı ürün arz etmemiz lazım . Bunların yanında girdi maliyetlerini düşürmek lazım . Bunu yaparken de kalite ve sağlık unsurundan asla taviz verilmemeli . İşte tam da bu noktada Ar-Ge ve inovasyon kelimeleri sihirli anahtarlar olarak karşımıza çıkıyor . Bunlar bizi heyecanlandırıyor ama bu kelimelerin altını doldurmadığımız sürece
üretimin sürdürülmesi neredeyse imkansız hale geldi . Ne yazık ki işletmelerimizin önemli bir çoğunluğu tek başına Ar-Ge yapabilecek kapasitede değil . Bu nedenle üniversite ve araştırma enstitülerine şiddetle ihtiyacımız var . Üniversite-sanayi işbirliğini daha da olgunlaştırmak zorundayız " dedi .
Açılış konuşmalarının ardından seminere geçildi . Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü ( TAGEM ) Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Yücer ' in de katıldığı seminerde AB 7 . Çerçeve Programı Tarım ve Biyoteknoloji Alan Sorumlusu Nihan Eryılmaz , Eureka Programı Proje Sorumlusu Betül Macit , MTSO Proje Koordinatörlüğü ' nden Özlem Homurlu katılımcılara kendi alanlarında bilgi verdi . Seminer , verilen aranın ardından gerçekleştirilen çalıştayla son buldu .
( SNK-CC-E )