Trump İran'da Neden Başarısız? İşte Savaşı Kazanamamasının 7 Sebebi
ABD basını ABD Başkanı Donald Trump'ın İran savaşını kazanamamasının yedi nedenini yazdı. Habere göre, İran ile yaklaşık iki haftadır süren savaşta ABD Başkanı Donald Trump'ın zafer ilan etmesi giderek zorlaşıyor. İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatması küresel petrol ticaretini ve enerji fiyatlarını sarsarken, savaşın askeri başarılarına rağmen siyasi hedeflerin belirsizliği, İran'ın nükleer kapasitesinin tamamen ortadan kaldırılmaması, rejim karşıtı bir ayaklanmanın gerçekleşmemesi ve ABD ile İsrail arasında ortaya çıkabilecek stratejik ayrılıklar ve bölgede artan ekonomik maliyetler Washington için yeni riskler doğuruyor. Haberde, savaşın ilk aşamasındaki askeri avantajın zamanla azaldığı, Trump yönetiminin hem stratejik hem de siyasi açıdan karmaşık bir çıkmazla karşı karşıya kalabileceğine vurgu yapıldı.

SAVAŞIN GİDİŞATI TRUMP'I ZOR BİR YOL AYRIMINA SÜRÜKLÜYOR
CNN'e göre, ABD Başkanı Donald Trump İran savaşı konusunda son derece zorlu bir stratejik yol ayrımına doğru ilerliyor. Analize göre Trump henüz Vietnam Savaşı döneminde görev yapan Lyndon Johnson ya da Irak Savaşı'ndaki George W. Bush gibi kaybedilmiş bir çatışmayı uzatan başkanların durumuna düşmüş değil, ancak tehlike işaretleri giderek artıyor.
Yaklaşık iki haftadır süren savaşın en çarpıcı gelişmelerinden biri İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatması oldu. Dünyadaki petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği bu kritik su yolunun kapanması, Washington'ın askeri üstünlüğüne rağmen savaşın seyrini karmaşık hale getirdi.
Emekli ABD Donanma Kaptanı Lawrence Brennan, CNN'e yaptığı değerlendirmede "Hürmüz Boğazı'nı kullanamazsanız zafer kazanamazsınız. Boğazın yeniden uluslararası ticarete açılması gerekiyor ve bu mevcut koşullarda çok zor, hatta imkânsız olabilir" dedi.

1. HÜRMÜZ BOĞAZI KRİZİ KÜRESEL EKONOMİ İÇİN RİSK OLUŞTURUYOR
ABD merkezli CNN'e göre, İran'ın boğazı fiilen kapatması petrol fiyatlarını hızla yükseltti ve küresel enerji piyasalarında şok etkisi yarattı. Körfez'deki tankerlere yönelik saldırılar ve artan sigorta maliyetleri ticari gemilerin bölgeden geçmesini zorlaştırıyor.
Analistlere göre ABD Donanması gemisavar füzeleri, deniz ve hava insansız araçları nedeniyle bölgeye girmekte temkinli davranıyor. Boğazı askeri güçle açmanın ise hızlı ve net bir çözümü bulunmuyor.
Savunma Öncelikleri adlı düşünce kuruluşunda askeri analiz direktörü olan Jennifer Kavanagh, İran'ın düşük maliyetli insansız hava araçlarıyla bile boğazı kapalı tutabildiğine dikkat çekerek, "Boğazı zorla açmanın gerçekten iyi bir yolu yok" değerlendirmesinde bulundu.

WASHİNGTON ZAFER İLAN EDERKEN SAHADAKİ TABLO KARMAŞIK
Habere göre Trump yönetimi operasyonun askeri açıdan önemli sonuçlar doğurduğunu savunuyor. ABD-İsrail ortak hava saldırılarının İran'ın füze ve insansız hava aracı kapasitesine ciddi zarar verdiği, güvenlik aygıtını zayıflattığı ve bölge dışına tehdit oluşturma kapasitesini sınırladığı ifade ediliyor.
Trump da Kentucky'de yaptığı açıklamada operasyonun başarıyla sonuçlandığını savundu. "Şunu söyleyeyim, kazandık. 'Kazandınız' demek için erken olmaz. İlk saatte her şey bitti ama kazandık." diyen Trump, ABD ordusunun eşsiz bir performans sergilediğini belirtti.
Ancak CNN'e göre sahadaki gelişmeler Washington'ın zafer anlatısını desteklemekten uzak.

2. REJİM DEĞİŞİKLİĞİ HEDEFİ BELİRSİZLİĞE YOL AÇTI
Analize göre savaşın ilk günlerinde İran'ın lideri Ayetullah Ali Hamaney'in öldürülmesi, çatışmayı fiilen bir rejim değişikliği girişimi olarak çerçeveledi. Buna rağmen rejimin ayakta kalması ve liderliğin Hamaney'in oğlu Mücteba'ya geçmesi, Washington'ın siyasi hedeflerini tartışmalı hale getirdi.
Bu durum ABD iç siyasetinde de tartışma yarattı. Demokrat siyasetçiler operasyonu askeri açıdan başarı, stratejik açıdan ise başarısızlık olarak nitelendirmeye başladı.

3. ABD İLE İSRAİL ARASINDA STRATEJİK FARKLILIK İŞARETLERİ
Haberde savaşın geleceği konusunda Washington ile Tel Aviv arasında da görüş ayrılıklarının ortaya çıkabileceğine vurgu yapıldı. ABD yönetimi siyasi bir çözüm arayışına yönelebilirken İsrail'in İran'da rejim değişikliğini hedefleyen daha uzun vadeli bir strateji izleyebileceği değerlendirildi.
Trump, savaşın ne zaman sona ereceğine ilişkin kararın kendisi ile İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu arasında "karşılıklı" alınacağını söylemişti. Bu açıklama, bazı çevrelerde yabancı bir liderin ABD'nin askeri kararları üzerinde etkili olabileceği yönünde tartışma başlattı.

4. NET BİR SAVAŞ ANLATISI YOK
ABD yönetiminin savaş hedeflerine ilişkin açıklamalarındaki kafa karışıklığı ve çelişkiler, özellikle Orta Doğu'daki olaylar Trump'ın kontrolünden çıkmaya devam ederse, tutarlı bir zafer öyküsünün oluşturulmasını da engelleyebilir.

5. İRAN'IN NÜKLEER PROGRAMI TAMAMEN ORTADAN KALKMIŞ DEĞİL
Habere göre Trump yönetimi İran'ın nükleer programının büyük ölçüde yok edildiğini öne sürüyor. Ancak uluslararası gözlemciler İran'ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoklarını koruyup korumadığı konusunda kesin bir yargıya varmış değil.
BM nükleer denetim kuruluşu, İsfahan'daki nükleer tesiste yaklaşık 200 kilogram yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum bulunduğunu değerlendiriyor. Bu stokların varlığı, İran'ın gelecekte nükleer programını yeniden başlatma ihtimalini tamamen ortadan kaldırmıyor.

6. İRAN'DA REJİM KARŞITI AYAKLANMA BEKLENTİSİ GERÇEKLEŞMEDİ
Trump savaşın başlangıcında İran halkına seslenerek "özgürlüğünüzün saati yaklaşıyor" demiş ve rejime karşı ayaklanma çağrısı yapmıştı.
Ancak şu ana kadar İran'da geniş çaplı bir halk ayaklanması görülmedi. Analistlere göre bombardıman sona erdiğinde İran yönetiminin daha sert bir iç baskı politikası uygulaması daha olası görünüyor.

7. ABD'DE EKONOMİK VE SİYASİ BASKI ARTABİLİR
CNN'nin haberine göre savaşın ekonomik sonuçları da Washington için önemli bir risk oluşturuyor. Petrol fiyatlarının yükselmesi ABD'de benzin fiyatlarını artırırken, bu durum özellikle ara seçimlere yaklaşan bölgelerde siyasi baskıyı büyütebilir.

ABD'liler artan enerji maliyetleriyle karşı karşıya kalırken, savaşta ölen askerlerin sayısı da kamuoyundaki desteği etkileyebilir.
Haberde, Trump yönetimi için en büyük riskin, savaşın ilk aşamasındaki askeri avantajın zamanla aşınması ve daha zayıf görünen İran'ın uzun süreli bir dayanıklılık mücadelesine yönelmesi olduğu ifade edildi.

Analize göre Trump'ın önünde iki seçenek bulunuyor: ya hızla bir siyasi çözümle zafer ilan edebileceği bir çıkış yolu bulmak ya da giderek karmaşıklaşan ve maliyeti artan bir çatışmanın içinde kalmak.
