Tanju Özcan Dosyasında İfadeler Birbirini Tutmuyor!

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü irtikap soruşturmasında şüphelilerden alınan ilk ifadelerde çelişkili beyanlar olduğu ortaya çıktı.

Tanju Özcan Dosyasında İfadeler Birbirini Tutmuyor!
Tanju Özcan Dosyasında İfadeler Birbirini Tutmuyor!
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü irtikap soruşturmasında şüphelilerden alınan ilk ifadelerde çelişkili beyanlar olduğu ortaya çıktı. Belediye Başkanı Tanju Özcan firmalarla toplantı yapıldığını ve firmalardan “vakfa destek” istendiğini kabul ederken, BOLSEV Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sarıyıldız aynı süreçten haberi olmadığını söyledi.

Özcan'ın “destek istedik” derken, Sarıyıldız'ın “para talep edildiğini” hiç duymadığını söylemesi dikkat çekti. Vakıf yetkilileri reklam bedelinin konuşulmadığını iddia ederken, net rakamların telaffuz edilmesi de bir başka çelişki olarak değerlendiriliyor. Belediyenin baskı denetimleri konusunda “rutin” savunması yapılırken, denetimlerin zamanlaması soru işaretleri yaratıyor.

Bolu Belediyesi ve BOLSEV bağlantılı yürütülen soruşturma kapsamında alınan ifadeler, şüpheli Tanju Özcan ve ekibinin beyanları arasında dikkat çekici çelişkileri ortaya koydu. Özellikle Belediye Başkanı Tanju Özcan ile BOLSEV Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sarıyıldız'ın beyanları arasındaki farklılıklar, sürecin nasıl işlediğine dair ciddi soru işaretleri doğurdu.

Tanju Özcan Dosyasında İfadeler Birbirini Tutmuyor!

“Toplantı Yapıldı” – “Hiç Duymadım”

Tanju Özcan verdiği ifadede market temsilcileriyle belediye binasında toplantı yapıldığını ve vakfa destek istendiğini açıkça kabul etti. Ancak aynı dosyada, BOLSEV Yönetim Kurulu Başkanı olan şüpheli Ali Sarıyıldız ise toplantıdan ve belediye başkanının para talebinden haberi olmadığını beyan etti.

Burada kritik soru şu: Eğer Başkan Özcan'ın dediği gibi vakfa destek amacıyla market firmaları ile bir toplantı yapıldıysa ve vakfa destek talep edildiyse, vakıfla bağlantılı yapının başındaki isim olan Sarıyıldız bu süreci nasıl hiç duymamış olabilir?

Destek mi, Ticari Reklam mı?

Dosyadaki bir diğer çarpıcı çelişki ise talebin niteliği konusunda ortaya çıktı. Şüpheli Tanju Özcan: “Vakfa destek istedik.” derken, şüpheli Ali Sarıyıldız, “Ticari reklam anlaşması yaptık.” ifadelerini kullandı. Şüpheli Süleyman Can ise “Para istemedik.” diyerek iddiaları tümden reddetti.

Şüpheli Özcan maddi talebi, “destek-burs-sosyal amaç” şeklindeki söylemlerle meşrulaştırıcı bir dille anlatırken, Vakıf yöneticisi konumundaki şüpheli Süleyman Can'ın aynı bağlamı anlatırken “para/bağış isteme” kısmını tamamen dışarıda bırakıp ilişkiyi salt idari-ticari bir çerçevede tutmaya çalıştığı görüldü.

Aynı sürecin üç farklı anlatımla ifade edildiği görülürken, bir taraf bağış vurgusu yapıyor, diğer taraf ticari ilişkiden söz ediyor; bir diğer isim ise doğrudan talebi reddediyor. Bu tablo, anlatımlar arasındaki uyumsuzluğu daha da belirgin hale getiriyor.

Ayrıca Belediye Başkanının, kendilerini tanımadığını söylediği market firmaları ile toplu bir toplantı yapmış olması da ayrıca dikkat çekici bulundu.

Rakam Konuşulmadı mı?

Belediye Başkanı Özcan, toplantıda rakam konuşulmadığını söyledi. Ancak Sarıyıldız ifadesinde reklam rakamları olarak 12.500 TL + KDV teklif verildiğini ve aylık 300.000 TL'lik anlaşma yapıldığını belirtti.

Bu durum, “Eğer toplantıda rakam konuşulmadıysa, bu tutarlar ne zaman ve kim tarafından belirlendi?” sorusunu gündeme getirdi.

Denetimler “Rutin” Deniliyor; Ancak Zamanlama Dikkat Çekiyor

Belediye yetkilileri denetimlerin rutin olduğunu savunuyor. Ancak müşteki ifadelerinde, reklam teklifinden sonra denetimlerin yoğunlaştığı ve ruhsat süreçlerinde baskı hissedildiği iddia ediliyor.

Nitekim birden fazla müştekinin aynı husustan şikayetçi olması ve daha evvel gündeme gelmeyen NACE kodu meselesinin toplantıdan sonraki denetimlerde gündeme gelmesi kuşkuları artırdı. Yine ikinci denetimin sadece A101 ve ŞOK'a yapılması da dikkat çekti.

“Ya Seve Seve Vereceksiniz, Ya S. S.” İfadesi

Birden fazla müşteki, toplantılarda şüpheli Tanju Özcan'ın market temsilcilerine baskı içerikli ifadeler kullandığını öne sürerken, şimdiye kadar ifade veren tüm şüphelilerin bu iddiaları reddetmesi bir başka dikkat çekici unsur oldu.

Buna karşılık müşteki tarafında birbirini teyit eden çoklu beyanların bulunduğu ve bu durumun iddiaların tamamen göz ardı edilmesini zorlaştırdığı ifade ediliyor.