İmamoğlu ve Ekibi Verilerimizi Böyle Satmış!
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü “çıkar amaçlı suç örgütü” ve “casusluk” soruşturması kapsamında hazırlanan kapsamlı raporda, örgüt yöneticileri ve üyelerine ilişkin yeni deliller gün yüzüne çıktı.

Soruşturma dosyasında, aralarında Hüseyin Gün, Necati Özkan, Ertan Yıldız, Melih Geçek ve Resul Emrah Şahan'ın da bulunduğu şüphelilerin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve bağlı iştirakler üzerinden usulsüz veri paylaşımı, rüşvet, ihale manipülasyonu ve gizli haberleşme faaliyetleri yürüttükleri belirtildi.
TEM Şube Müdürlüğü Adli Bilişim İnceleme Raporu
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele (TEM) Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan adli bilişim inceleme raporuna göre, örgüt yöneticisi Hüseyin Gün ve özel vasıflı üye Necati Özkan'ın, şifreli haberleşme uygulaması Wickr üzerinden gizli yazışmalar yaptığı tespit edildi.
Raporda, “İstanbul Senin” adlı mobil uygulama üzerinden yaklaşık 4,7 milyon vatandaşın kişisel verisinin usulsüz biçimde ABD ve Almanya'ya aktarıldığı, bu sürecin koordinasyonunu Necati Özkan ile İsmet Koyun'un yürüttüğü belirlendi.
TEM incelemesine göre, Hüseyin Gün'ün gönderdiği mesajlarda, “İBB veritabanı kopyalama risklerine karşı yapay zekâ tabanlı dijital orduyu aktive ettik” ifadelerine yer verildi. Bu yazışmaların, örgütün gizlilik ve siber erişim stratejisini ortaya koyduğu değerlendirildi.
Necati Özkan ve Hüseyin Gün Arama Tutanakları
Soruşturma kapsamında 19 Mart 2025 tarihinde gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda, şüpheliler Necati Özkan ve Hüseyin Gün'ün adreslerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal, şifreli telefon ve harici depolama cihazı ele geçirildi.
Adli incelemede Özkan'a ait cep telefonunda 22 Aralık 2024 tarihli bir fotoğraf bulundu. Görselde, “Ekrem İmamoğlu ve Geliyorum Diyen Operasyon” başlıklı bir doküman yer aldı. Söz konusu metinde, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından planlanan operasyonun “önceden bilindiği” ve bu sürecin kamuoyu algısını yönlendirecek biçimde “karalama kampanyasına dönüştürülmesi” talimatlarının yer aldığı tespit edildi.
Bu bulgu, şüphelilerin adli süreçlere dair gizli bilgileri önceden temin ettiğini ve örgütsel faaliyetlerin “bilgi sızdırma” üzerinden yürütüldüğünü ortaya koydu.

USOM Koordinasyon Notu: “Şifreli İletişim Sistemleri Tespit Edildi”
Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi (USOM) tarafından hazırlanan koordinasyon notunda, şüphelilerin örgütsel gizliliği sağlamak amacıyla internete bağlı olmayan klasik telefonlar, yeni hatlar ve internet erişimi olmayan bilgisayarlar üzerinden haberleşme ağı kurdukları kaydedildi.
USOM raporunda şu ifadeler yer aldı:
“Şüpheliler, örgüt içi haberleşmede internete hiç bağlanmamış cihazları kullanmakta; böylelikle dijital iz bırakmadan bilgi akışı sağlamaktadır. Bu yöntem, suç örgütünün gizlilik prensibini koruma amacı taşımaktadır.”
Raporda ayrıca, bu uygulamaların delil gizleme, siber izleri silme ve örgütsel devamlılığı sağlama amacına yönelik olduğu vurgulandı.
GİZLİLİK PRENSİBİ VE ÖRGÜTSEL DİSİPLİN
Soruşturma belgelerinde yer alan detaylara göre, “İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü” olarak adlandırılan yapılanmanın en temel prensibi “gizlilik” olarak belirlendi.
Örgüt üyelerinin, gizli iletişim araçları kullanarak faaliyet yürüttükleri, kritik belgeleri internete bağlı olmayan sistemlerde sakladıkları ve sadece belirli üst düzey mensupların bilgi sahibi olacağı şekilde hareket ettikleri ifade edildi.
Savcılık, elde edilen delillerin örgütün sistematik, planlı ve gizlilik esaslı biçimde faaliyet gösterdiğini ortaya koyduğunu bildirdi.
