25 Yillik Aci Açiklamasi 'Ölsem Kemiklerim Unutmaz'
Merkez üssü Kocaeli’nin Gölcük ilçesi olan 17 Agustos 1999 depreminin üzerinden tam 25 yil geçti. Kent, hem kentsel dönüsüm projeleriyle hem de afet hazirliklariyla yeni bir kimlik kazandi ancak "Ölsem kemiklerim unutmaz" diyen depremzedelerin acilari hala hafizalarda.

Yikintilarin arasindan dogdu
Depremin ardindan Kocaeli adeta yikintilarin arasindan dogdu. Özellikle depremin merkez üssü Gölcük’te, Gölcük Belediyesi ve Kocaeli Büyüksehir Belediyesi tarafindan tüm agir hasarli binalar yikildi ve bölge bölge kentsel dönüsüm çalismalari baslatildi. 17 Agustos’ta binlerce insanin yasamini yitirdigi, ev ve is yerinin yikildigi Kocaeli’de, depremin ardindan facianin aci izleri ortadan kaldirildi. Depremde en agir yikimin yasandigi sehirde deprem yönetmeligine uygun binlerce konut insa edildi. Kentsel dönüsüm çalismalari çerçevesinde Gölcük, Körfez ve Izmit basta olmak üzere birçok ilçede yeni projeler hayata geçirildi. Depremin izlerinin silindigi ilçede, 25 yil içinde altyapidan üstyapiya kadar birçok çalisma yürütüldü.
Vatandaslar afete hazirlaniyor
17 Agustos’ta büyük bir yikim alan kentte afete hazirlik çalismalari da baslatildi. Konuyla ilgili ciddi çalismalar yapan Büyüksehir ve ilçe belediyeleri, bu zamana kadar çok sayida proje hayata geçirdi. Vatandaslari da afete hazirlamak için egitim programi düzenleyen Kocaeli Büyüksehir Belediyesi, "Kocaeli Mahalle Halki Afetlere Hazirlik Egitim Projesini" uygulamaya koydu.
Riskli alanlar
Büyüksehir Belediyesi’nin diger önemli çalismasi da riskli bölgelerin belirlenerek, tahliye edilmesi ve daha güvenli yeni yasam alanlari olusturulmasi oldu. Bu çerçevede 12 kentsel dönüsüm alani belirlendi. Derince Yenikent, Körfez Barbaros, Izmit Cedit, Izmit Hacihir-Veliahmet, Gölcük Merkez, Derince Denizevler, Çayirova Sekerpinar ve Kandira Akdurak Mahalleleri kentsel dönüsüm alani olarak revize edildi. Bu bölgelerde yeni yerlesim plani uygulayan Büyüksehir, Kocaeli genelinde belirli bölge ve mahalleleri riskli bölge olarak ilan etti.
Afet Mutfagi
"Dirençli sehir" parolasiyla yola çikan Büyüksehir, Marmara bölgesine hizmet sunmasi için Basiskele’de Gida Üretim Tesisi (Afet Mutfagi) insa ediyor. Afet Mutfaginda kuru ve soguk depo alanlari, gida hazirlik, pisirme, paketleme ve sevkiyat bölümleri yer alacak. Büyüksehir’in 3 mobil afet tiri da bulunuyor. Yemek ve ekmek aracindan olusan mobil afet tirlarinda 2 ton temiz su tanki, 1 ton atik su tanki, disariya bagimsiz olarak 5 gün çalisabilecek jeneratör bulunuyor. Araç afet durumunda 1 günde 30 bin kisilik çorba ve 10 bin kisilik 3 çesit yemek üretebiliyor. Araç disaridan elektrik baglantisi yapildiginda ise sinirsiz çalisabiliyor.
Kocaeli itfaiyesi örnek oldu
Türkiye’nin örnek itfaiyelerinden olan Kocaeli Büyüksehir Belediyesi Itfaiyesi de araç filosunu her yil genisletiyor. Pek çok olayda ve afette görev yapan itfaiye teskilati, modern araçlarla çalismalarini daha hizli ve kolay hale getiriyor. Adeta bir okul gibi çalisan Kocaeli itfaiyesi, egitim faaliyetlerine de katiliyor. Büyüksehir Belediyesi Itfaiye Dairesi Baskanligi Önleme ve Egitim Sube Müdürlügü Egitim Birimi (KOBITEM), Kocaeli basta olmak üzere birçok ilde egitim faaliyetleri yürüterek, yangina müdahale ve arama kurtarma basta olmak üzere, birçok konu hakkinda egitimler düzenliyor.
Gönüllü itfaiye ordusu
17 Agustos 1999 sonrasi hayata geçirilen Gönüllü Itfaiyecilik Projesi de her yil büyümeye devam ediyor. Büyüksehir Itfaiye Dairesi Baskanligi AFKOM Sube Müdürlügü’ne bagli olarak görev yapan gönüllü itfaiyeciler, itfaiye müdahale hizmetlerine önemli katki sunuyor. Yasanabilecek yeni afetlere karsi her daim hazir olan Itfaiye Dairesi Baskanligi, edindigi bilgi ve tecrübeyi gönüllü itfaiyeciler ile paylasiyor. Kocaeli’de sivil toplum kuruluslari ve ilçe belediyeleri bünyesinde kurulan arama kurtarma timleri de afete hazirlik çalismalarini sürdürüyor.
"Zemin Veri Bankasi"
Fay hatlarina ve zemine yönelik detayli arastirma yapan Büyüksehir Imar ve Sehircilik Dairesi Baskanligi Zemin ve Deprem Inceleme Sube Müdürlügü ekipleri de, "Zemin Veri Bankasi" ile Büyüksehir ve ilçe belediyelerine ait zemin etüt bilgilerini Cografi Bilgi Sistemi (CBS) sayesinde ortak havuzda bir araya getiriyor. Kocaeli’nin zeminiyle ilgili bütün veriler, gerek ilgili kurumlardan temin edilen, gerekse Büyüksehir Belediyesi’ndeki mevcut veriler sayisallastirilarak elde ediliyor. Böylece Cografi Bilgi Sistemi programlari kullanilarak verilerin toplanmasi, islenmesi, görsellestirilmesi ve analiz edilmesi daha hizli oluyor. Ilgili kurumlardan alinan MTA sivilasma haritasi, heyelan haritasi ve güncellenmis fay haritasi da zemin bilgi sistemine ekleniyor. Böylece deprem ve diger muhtemel afetlerde etkilenebilecek alanlarin önceden belirlenmesi hedefleniyor.
Kocaeli, adeta sanayinin baskenti oldu
Deprem gerçegi ile 17 Agustos’ta tanisan Kocaeli, afetin izlerini sildigi gibi adeta Türkiye’nin de sanayi üssü oldu. Sanayi ve teknolojinin baskenti olan kent, son dönemde yapilan önemli yatirimlar ile yenilikçiligin merkezi haline geldi. Depremden sonra daha güçlü sekilde ayaga kalkan Kocaeli sanayisi, bugün basta otomotiv, otomotiv yan sanayi ve petrokimya alaninda olmak pek çok sektörde yaptigi üretimle adindan söz ettiriyor.
25 yil içinde gerçeklestirilen kentsel dönüsüm ve afet hazirliklari, kenti daha dirençli hale getirdi ancak depremzedelerin acilari hala taze.
"Kiz kardesimin cenazesini mezarliga kornaya basarak götürmüsüm"
Gölcük’te ikamet eden Mehmet Ay (60), depremde kiz kardesini, enistesini ve 3 yegenini kaybettigini belirterek, "Depremde sira disi seyler de yasadik. Deprem gerçekten felaketti. Psikologlar bu duruma duygu kilitlemesi diyorlar. Kiz kardesimin cenazesini mezarliga kornaya basarak götürmüsüm. Ölümü düsünemiyorsaniz, cenazesini buldugunuza sükrediyorsunuz. Kiz kardesimi 2 gün boyunca aramistik, binalari yerle bir olmustu. Bizim kendi oturdugumuz binanin etrafindaki binalar da yikilmisti" dedi.
"Belki de 15 gün sonra sicak yemek yedik"
"Kiyamet kopuyor zannettim" diyen Ay, "Ayakta duramiyorsunuz. Kalkiyorsunuz, deprem sizi yere vuruyor. Belki de 15 gün sonra sicak yemek yedik. Bunlari yasadik. Allah kimseye bir daha yasatmasin" diye konustu.
"Yerler yarildi, parke taslari patlayip havalara uçtu"
25 yil önce Kavakli Sahili’nde çay bahçelerinin bulundugunu, depreme de orada yakalandiklarini anlatan Kadriye Kasapoglu (51) ise "Her gece sabahlara kadar orada olurduk. Vatandaslar da gece 00.00’dan sonra çay bahçesine gelirdi. O gece de her zamanki gibi oturuyorduk. Bir anda yerde hareketlilik oldu. ’Ne oluyor acaba?’ demeye kalmadan güm sesi geldi. Oturdugumuz sandalyeler yerden havalandi. Çok siddetli bir vurus oldu. Onun ardindan yerlerde dalgalanmalar oldu. Biz de yere düstük. Yerler yarildi, parke taslari patlayip havalara uçtu. Kiyamet koptu zannettik" seklinde konustu.
"Suyun altinda taklalar attim"
Kasapoglu, sözlerine söyle devam etti:
"O ara birileri bagirdi. ’Deniz geliyor’ dediler. Bende o sirada denize karsi bulunuyordum. Ben bakinca denizi göremedim. Kafami kaldirinca suyun havalandigini, köpürdügünü gördüm. 9 kisiydik, herkes kaçisti. Dalgalar çay bahçesinin kösesindeki parçayi kopardi. Çay bahçesinin yarisi kirildi, denize aktik. Insanin can havliyle ne yapacagi belli olmaz. Bayagi bir mücadele ettim. Tasin tepesine tirmandim ama üzerimden de deniz geçti. Su beni yaklasik 500-600 metre sürükledi. Taklalar ata ata suyun altindan gittim. ’Herhalde ölüyorum. Bari kelime-i sehadet getireyim’ dedim. Sonunu da hatirlamiyorum. Suyun altinda bayildigimi hatirliyorum. Nefesim bitmisti. Kendimi, lunaparkin demir korkuluklarin etrafinda oturur vaziyette buldum. Sanki biri beni oraya oturttu. Ne oldugunu anlayamadim. Suur kaybi yasadim. Kalktim ama yürüyemiyordum. Bacagimdan yaralanmisim. Demir kapi gördüm. Orada bilet gisesi vardi. O kapiya tirmandim, giseye oturdum ama tavan kafama degiyordu. Insanlar sahile gelemiyordu, su vardi. Sesleri duyuyorum ama kimse beni duymuyordu. Çok fazla gürültü vardi. Suyun içindeydim hala. Sabaha kadar bekledim. Gelenler oldu ama sesimi duyuramiyordum. Bir süre sonra 2 genç geldi, ’Kimse var mi? Sesi mi duyan var mi?’ dediler. Çocuklar beni kucaklayip, disari çikardi. Ablamin evine gittik. Enkazlarin içinden geçmisim ama ben depremi anlamadim ki. ’Neredeyiz?’ dedim, komsular beni tanidi. Arkami döndügümde ablamin binasi yoktu. Çökmüstü"
"Yarilan bacagima yosun, tas, demir parçalari doldu"
Denize sürüklenmenin etkisiyle bacagindan yaralandigini söyleyen Kadriye Kasapoglu, "Bacagim yarilmisti. Denizdeki basinçla bacagima yosun, tas, demir parçalari doldu ve temizlenmeden dikildigi için mikrop kapti. 6 kere ameliyat oldum. Sag olsun Istanbul’dan gelen cerrahlar sahra çadiri kurdular. Onlar bacagimi ameliyat etti. 100 tane de igne oldum. Hamd olsun suanda iyiyim" seklinde konustu.
"Ölsem kemiklerim unutmaz"
Depremde babaannesini, kuzenini, arkadaslarini ve komsularini kaybettigini dile getiren Kasapoglu, Kahramanmaras merkezli depremlerden etkilenen vatandaslarin yasadiklarini ve hissettiklerini çok iyi anladigini ifade ederek, "Eltimin erkek kardesi 11 gün sonra sudan çikarilmisti. 11 yasinda erkek çocuguydu. Çocugun cesedi taninmayacak haldeydi, kolundaki saatten tanidilar. Ben annesine ’Gözün aydin’ dedim. Öyle bir konumdaydik. Öleni artik unutmustuk. Cenaze bulununca alkis tuttuk, kahkaha attik. Bu normal insan tepkisi degildi. Deprem oldu, bitti ve her sey yerini buldu ama o yasananlar asla unutulmaz. Ölsem kemiklerim unutmaz" cümlelerini kullandi.
