Baskan Sekmen; 'Tarim Ve Hayvancilik Sektöründe Adeta Çigir Açtik'
Erzurum Büyüksehir Belediyesi, bitkisel üretimi desteklemek amaciyla kendi gübre üretimine basladi.

“Gübre ithalati artik sona ercek”
Ziraat Mühendisi Yakup Görenç de, sunlari kaydetti: “Tarim biliyorsunuz binlerce yildan sonra teknoloji ile birebir örtüsmüs halde dünya nüfusunu besleyen 20 cm’lik humus tabakasindan bahsedelim. Bu 2011 yilinda Crans Montana Formu’nda tez olarak sundugumuz bir çalismanin eseridir. Orada da ayni sekilde dünyanin nüfusuna 20 santimetrekarelik bir humus tabakasiyla besledigimizi ve bu tabakanin her geçen yil daha da düsme seviyesinde oldugunu dile getirmistik. Su anda 9 milyar nüfusu besleyebilmemiz için su anda mevcut tarimin iki katini yapmak durumundayiz. Bu konjonktürden mümkün olmayacak gibi görünüyor. Çünkü kimyasal gübrelerle artik topraklarimizin yapisinda olumsuz degisimler var. Dolayisiyla topraktaki bir takim nitrifikasyon dedigimiz olaylarin azalmasi söz konusu. Saglikli beslenmenin yolu organik tarimdan geçiyor ve bu anlamda belediyemizin hazirlamis oldugu çiftçilerimizin daha çok ürün almasi için daha fazla nitrojen tükettiklerini biliyoruz. Evet Büyüksehir Belediye Baskanimiz Sayin Mehmet Sekmen’in öncülügünde gübre üretimine basladik. Çiftçilerimize daha uygun fiyatta sunacagimiz daha iyi bir gübre elde ettik. Hepimize insallah hayirli ve ugurlu olur. Rabbim hayirli eylesin.” Erzurum Büyüksehir Belediyesi Genel Sekreter Yardimcisi Ahmet Kiliç da, “Sayin Baskanimiz Mehmet Sekmen Bey sayesinde su anda Türkiye’de tarimda bir numara olan bir belediyeyiz. Dünya Belediyeler Birligi kurucu üyelerinden biriyiz. 13 belediye ile baslayan bu birlik su anda 1000’in üzerinde üyesi var ve dünyada birçok ülkede bu birlige üye olmus durumda. Burada yapmis oldugumuz gübre çalismasi bize çok büyük bir avantaj sagladi. Gübremizle birlikte tüm dünya belediyelerine ve çiftçilerimize ulasacagiz insallah.” kaydini düstü.
“10 yilda tarim ve hayvancilik sektöründe adeta çigir açtik”
Erzurum Büyüksehir Belediye Baskani Mehmet Sekmen de, “Hiç kusku yok ki; ülkelerin kalkinmasi noktasinda kilit diyebilecegimiz bir rol üstlenen tarim sektörü, günümüzde giderek artan rekabet ortami, arz-talep iliskisi ve küresel ekonomik sistemin de etkisiyle önemini giderek arttirmaktadir” seklinde konustu.
“Türkiye özelinde ise, isin içerisine cografi ve jeopolitik sartlar girince; karsimiza gerek bitkisel, gerek hayvansal ve gerekse de su ürünleri açisindan çok önemli bir potansiyel çikar ki; bu da basta tarim olmak üzere, tarima dayali hayvancilik ve sanayiyi önemli bir kalkinma enstrümani haline getirir” diyen Baskan Sekmen, söyle devam etti: “Binlerce yil boyunca çesitli medeniyetlere ev sahipligi yapmis olan bu topraklarin tarimsal faaliyetlerle olan tanisikligi da yeni degildir. Anadolu, dünyanin en eski ticaret merkezlerinden birisi olmasinin yaninda, yine tarimsal üretimin çok köklü bir maziye sahip oldugu bir cografyadir. Öyle ki; iklimsel degisiklikler bile bölgelere göre farklilik göstermekte; ülkenin bir tarafi karla kapliyken, diger tarafinda ayni dönemde meyve agaçlari çiçek açabilmektedir. Bu bile ülke olarak nasil bir tarim ve üretim çesitliligine ve zenginligine sahip oldugumuzun en temel göstergelerinden birisidir. Bundan 22 yil önce izlenen yanlis tarim ve hayvancilik politikalari yüzünden üretim sürecinin sekteye ugradigi dogrudur. Ancak Hükümetimizin 22 yilda hayata geçirdigi dev proje ve yatirimlar sayesinde tarimsal üretimin yeniden cazibe kazanmaya basladigi da, artik su götürmez bir gerçektir. Bugün merkezi hükümetimizin üretimi tesvik edip, artirmaya yönelik olarak attigi yüzlerce tesvik adimi var. Üreticinin maliyetine ortak olma, ürettigi ürüne pazar ve piyasa olusturma ya da satin alma seklinde atilan bu adimlar, üreticinin topragina ve emegine yeniden deger katmistir. Zaten resmi üretim rakamlarina da bakilacak olunursa; Türkiye’de tarimsal üretimin her geçen yil gelisme kaydettigi ve artis gösterdigi rahatlikla görülecektir."
"Çiftçimize her alanda lojistik destek verdik. "
Yerel yönetimler olarak gelisim sürecine sadece seyirci kalmakla yetinmediklerini ifade eden Baskan Sekmen, " Isin ucundan bizler de tuttuk, sürece bizler de dahil olduk. Sirf üreticimizin maliyetlerini azaltabilmek ve üretim sürecinde aktif rol alabilmek için belediyemiz bünyesinde 100’ü askin araçtan olusan tarim araçlari filosunu kurduk.Çiftçimizle birlikte hasat kaldirdik, is makinelerimizi üreticilerimizin emrine tahsis ettik. Onlara hem zamandan, hem isgücünden ve hem de maliyetten kazandirdik. Yani sira hayvanciliga yönelik atilim ve yatirimlarimiz da oldu. Türkiye’de bir rekora imza attik ve sayilari 700’ü asan göletler ve 500 sulama tesisi olusturduk. Toplum sagliga verdigimiz degerlerin en önemlisi de kuskusuz il genelinde insa ettigimiz mobil mezbahalardir. Çiftçilerimiz için 10 bin kilometre arazi ve yayla yolu insa ettik. Üreticimize 35 bin sivat dagittik. Yayla barinaklari diger adiyla gölgelikler, çelik yardimi ile saksida gül üretimi, göletlere 1 milyon alabalik ve sazan, 2 bin dekar tarla üzerinde bugday, arpa, fig, silajlik misir ve çesitli tarimsal ürünlerin ekimiyle çiftçimizin daima yaninda olduk.
Erzurum’da göreve geldigimiz günden bu zamana kadar her platformda her alanda ve her sektörde markalasmaya ve eser siyasetimizle marka yatirimlar yapmaya büyük gayret gösterdik. Bunlardan en önemlisi kuskusuz Dogu Anadolu Canli Hayvan Borsasi ile Et ve Et Ürünleri Entegre Tesisi’dir. Bugün Erzurum’da tarim ve hayvancilikta tartismasiz en özel yatirimlari tek tek hayata geçirdik. Ulasimda, çevrede, kentsel dönüsümde, istihdam ve üretimde, egitimde, kültür ve sanatta ve hatta sporda daima tabiri yerindeyse basa gürestik. Tarim ve hayvancilikta bir belediyeden belki de hiç beklenmeyecek bir performansi ortaya koyarak et entegre tesisleri, canli hayvan borsalari, açik ve kapali hayvan pazarlari ile mobil mezbahalar kurduk. Çiftçimize her alanda lojistik destek verdik. Çünkü tarim da, hayvancilik da, Erzurum için marka bir deger demekti. Dünya’nin ikinci Avrupa’nin da birinci tesisini Erzurum’a kazandirdik. 160 bin metrekare alan üzerine kurulu olan Dogu Anadolu Canli Hayvan Borsamiz bugün gelinen noktada yabanci bilim insanlarini bile kendisine hayran birakiyor.” dedi.
“Cann gübre ile erzurum tarimda da saha kalkacak”
Baskan Mehmet Sekmen, “Türkiye’de bir ilk. Erzurum Büyüksehir Belediyesi olarak kendi gübremizi kendimiz ürettik” seklinde konustu.
Erzurum Büyüksehir Belediyesi olarak gübre üretimine basladiklarini bildiren Baskan Sekmen, su degerlendirmede bulundu: “Sehrimizde geleneksel bir söz olan “Cann” adini verdigimiz gübremizin laboratuvar ve patent islemleri tamamlandi. Cann Gübre Projemiz ile bitkisel üretimi desteklemek amaciyla yerli ve milli ibareli bir ticari ürün tasarlayarak ihraç edilebilir bir model olusturduk. Bilindigi gibi zirai ilaç kalintilarindan dolayi her yil Avrupa’ya gönderilen ürünlerimiz geri gönderilmektedir. 2023 yilinda da 430 parti ürünümüz geri gönderilmistir. Türkiye’de tarima dayali sanayinin temel taslarindan biri olan gübre üretimi için biz de elimizi tasin altina koyduk ve “Cann Gübre”yi ürettik. Projemizle birlikte yillik ortalama 6 milyon ton olan kimyasal gübre ithalati ile döviz çiktisini en aza indirgeyerek, tarimda kimyasal gübre kullanimini ortadan kaldirip tamamen organik üretime dayali bir tarim materyali kullanimina zemin hazirlamayi da hedefliyoruz.
Bu arada Tarim ve Hayvancilikta da bölgesinin lider sehri olan Erzurum’umuzda; saatte 1.5 ton gübre serpme, 213 dekar tarla ve agaç ilaçlama kapasitesine sahip DJI Agras T40 Zirai Ilaçlama Dronumuz sayesinde modern tarim teknikleri ile çalismaya devam ediyoruz. Cann Gübremizin kent ve Türkiye tarimina bereket ve bol kazanç getirmesini temenni ediyor, gübre üretiminde canla basla görev alan tüm mesai arkadaslarimi tebrik ediyorum.”
