Dünyada Sadece Tunceli'de Var Açiklamasi Tunceli'de Yeni Bir Çaksir Türü Kesfedildi
Munzur Üniversitesi Tunceli Meslek Yüksekokulu Tibbi Dokümantasyon ve Sekreterlik Bölümünden Doç. Dr. Mehmet Yavuz Paksoy, yaptigi alan arastirmasinda yeni bir bitki türü olan ve dünya üzerinde sadece Tunceli’de bulunan yeni bir çaksir türü kesfetti.

Munzur çaksiri ismi verildi
Bilimsel adi Prangos Munzurensis, Türkçe ismiyle Munzur Çaksiri bitkisinin yetisme alanlari hakkinda bilgi veren Doç. Dr. Paksoy, "Bu bitki kuru, kayalik, kireçli, tasli yamaçlarla yetismektedir. Tunceli’de Munzur Dagi Karagöl de ilk tespit ettigimiz noktaydi. Ikinci nokta yine Ovacik ilçesinde Harami Vadisi idi. Üçüncü nokta olarak da Salördek civarinda Kadi Selalesi mevkiinde güzel popülasyonunun oldugunu tespit ettik" diye konustu.
Prangos cinsinin dünyada yaklasik 50 türünün mevcut oldugunu anlatan Doç. Dr. Mehmet Yavuz Paksoy, "Türkçe ismi Deli Çaksir olarak geçiyor. Yöremizde ise Kinkor ismi veriliyor. Ülkemizde bu Deli Çaksir cinsinden 18 tür bulunmaktadir. 11 tanesi de ülkemizde endemiktir. Sadece Türkiye’de yayilisi vardir. Bu yüzden ülkemiz prangos cinsinin yayilisi açisindan önemli bir merkezdir. Hatta iyi bir gen merkezidir diyebiliriz. Pragnas Munzurensis türü ülkemizde yayilisi olan Prangos Heyniae, Prangos Abieticola ve Prangos Denticulata ile akrabadir ancak onlardan çiçek durumundaki isin sayisi (ray), braktelerin uzunlugu, petallerin tüy örtüsü, yapraklarin uç segmentleri, anatomisi, stilopodyum özellikleri, meyve morfolojisi ve anatomisi bakimindan farklilik gösterir. Ayrica, iç mezokarp bloklari arasindaki oluklarin varligi, umbella isinlarinin sayisi ve tüylü taç yapraklari ile farklidir" seklinde konustu.
Uluslararasi dergide yayimlandi
Tespit edilen yeni türün kendisinin yani sira emekli Prof. Dr. Ahmet Duran, Moskova Üniversitesinden Dmitry Lyskov ve Tahir Samigullin’in katkilariyla botanik alaninda dünyanin en saygin dergilerinden olan uluslararasi hakemli Phytotaxa Dergisi’nde yayinlandigini vurgulayan Paksoy, "Botanik alaninda en degerli yayinlarin, makalelerin basildigi bir dergidir. Uluslararasi hakemli bir dergidir. Phytotaxa Dergisi’ne makalemizi gönderdik ve yaklasik 5-6 yil gibi sürede makalemiz basildi ve bu türü tüm dünyaya tanitmis olduk. Hem Tunceli hem Türkiye için biyolojik çesitlilik açisindan bir katki saglamis olduk. Çünkü bitki dünyada sadece Tunceli’de ve üç noktada; dördüncü noktayi su ana kadar tespit edemedik" dedi.
"Insan ve otlatma faktörü bitkinin popülasyonunu tehlikeye düsürebilir"
Yeni tanimladiklari Munzur Çaksiri türünün makalesinde bitkinin koruma statüsüne de degindiklerini bildiren Paksoy, “Bitkinin popülasyonlari su an için iyi ama tehlike altina da girebilir. Bunun sebebi özellikle insan faktörü. Ikincisi de otlatma. Insan faktörü dedigimizde bu madencilik faaliyetleri veya tarim alani açma isleri. Bu tür faaliyet bitkinin popülasyonunu tehdit edebilir. Tehdit altinda en az gördügümüz yer Karagöl civari olmasina ragmen orada da otlatma faaliyeti çok yogun oldugu için popülasyonu baskiliyor. Bu yüzden tehlike altina girebilir diye özellikle belirttik. Bitkinin de korunmasi gerektigini bu sekilde belirtmis olduk. Bundan sonraki is, koruma görevi milli parklarimiza, orman müdürlüklerimize düsmektedir. Ayrica bu yöre insaninin da bitkiler hakkinda özellikle bu endemik tür hakkinda daha duyarli, daha hassas olmasi bitkinin gelecek nesillere ulasmasina yardimci olacaktir” diye konustu.
"Tunceli, bitki açisindan son derece zengin"
Tunceli’de literatüre kayitli bin 500 civarinda bitki bulundugunu anlatan Doç. Dr. Paksoy, "Özellikle Sinasi Yildirimli hocamizin yaptigi çalismada bin 500’e yakin bitki tespit edilmisti. Ancak bu Erzincan tarafini da kapsadigi için Tunceli için net bir rakam degildi. Biz mevcut rakama 180 yeni kayit ekledik. Ayrica çalismalarimi özellikle Pülümür ilçesi, Pülümür Vadisi’nde gerçeklestirdim. Sadece Pülümür için bin 70 tane kesinlesmis bitki var. Yakinda onu da yayinlayacagim. Su ana kadar benim topladigim bin 300 tür var. Bu bir il için çok büyük bir rakam. Çünkü Avrupa’da birçok ülkede toplam bitki sayisi bini ancak buluyor. Bizde sadece Pülümür ilçesinde bin 70 bitkimiz var. Bu da sadece benim topladigim. Flora kayitlarinda da bazi bitkiler var. Sinasi Hoca yaptigi çalismada Pülümür’den de bitki toplamisti. Onlari da ekledigimizde sayi çok çok artacaktir" seklinde konustu.
Pülümür’ün zenginligine özellikle vurgu yapan Paksoy, “Pülümür ilçesinin özellikle daglik bölgeleri, Ovacik’in dogusu yani Pülümür’e bakan kismi zaten Anadolu diyagonalinin en yüksek bölgesi ve endemik bitkilerin de en fazla bulundugu bölge. Özellikle Karagöz ve Dagbek köyü. Bu civarlar endemizmin yogun oldugu bir bölge. Karagöz köyünün girisinde, hemen yol kenarinda yaklasik 10-15 metre çapinda bir bölgede 6 tane endemik türün bir arada yayilis gösterdigini tespit ettik. Yine Dagbek de gayet güzel endemik bitkilerin bulundugu genis alanlara sahip” ifadelerini kullandi.
"Tunceli, orkideler açisindan zengin yerlere sahip"
Tunceli’nin orkideler açisindan da zengin oldugunu belirten Doç. Dr. Mehmet Yavuz Paksoy, "Pülümür yolunda sulak bir bölgede 7 tane orkidenin bir arada oldugunu tespit ettik. Belki bazi illerimizde tüm ilde toplam 7, 10 orkideyi ancak bulabiliyoruz. Bizim gezdigimiz yerde, 200-300 metrelik bir sulak bölgede 7 tane orkidenin bir arada yayilis gösterdigini gördük. Orkideler açisindan da gayet zengin yerlerin oldugunu gördük çalismalarimizda" seklinde konustu.
