Daldan Kavanoza Kusburnunun Hikayesi

Dogada organik olarak yetistigi için en saf meyvelerden birisi sayilan kusburnu meyvesinin gen merkezlerinden birisi olan Erzincan’da vatandaslar dogadan tek tek topladiklari kusburnulari uzun ve yorucu islemlerin ardindan marmelata dönüstürüyor.

Daldan Kavanoza Kusburnunun Hikayesi
Türkiye’de yetisen 27 tür kusburnu türünden 15’ine ev sahipligi yapan Erzincan’da son yillarin en verimli dönemi yasanirken, vatandaslar C vitamini deposu kusburnu meyvesini toplamak için daglara akin ediyor.

Hemen her köyde yetisen ve 100 graminda bir kasa portakala esdeger C vitamini bulunan Kusburnu meyvesinin en çok tüketilen formati olan marmelat yapimi ise zorlu asamalardan sonra gerçeklesiyor.

Kadinli erkekli, çocuklu yasli gruplar halinde daglara giderek kusburnuyu dikenli dallarindan tek tek toplayan vatandaslar birkaç gün içerisinde topladiklari kusburnulari bu kez yine tek tek temizleyerek suyla birlikte kaynatiyor.

Haslandiktan sonra ezilerek kevgirden geçirilen kusburnular ocakta veya sobanin üzerinde bir miktar seker katilarak bir süre daha pisirildikten sonra kavanozlara dolduruluyor.

Erzincan’da kis aylarinda marmelat ve reçel olarak kahvalti sofralarinda yer almasinin yani sira çay ve meyve suyu olarak da tüketilen kusburnu soguk alginligi ve gribe karsi etkili olmasi nedeniyle ilgi görüyor.

2 bin metre rakimli daglardan dikenli olmasi nedeniyle elleri yaralanarak topladigi kusburnulari imece usulüyle köyde marmelata çeviren Nuray Aksu, “Topladigim kusburnulari marmelata çevirip çocuklarima yollayacagim. Gerekirse satarim da. Daglarda bu yil çok kusburnu var ve oldukça da iriler. Kusburnu her seye iyi geliyor.” dedi.

Esiyle birlikte kirsalda kusburnu toplayan Aksu, kusburnu toplamanin oldukça zor oldugunu ve incelikleri oldugunu belirterek, “Ilmini bilmezseniz zor olur. Gelberi dedigimiz çubukla dallari kendimize çekip öyle topluyoruz. Yoksa dikenleri vücudunuzu yaraliyor.” diye konustu.

Topladiklari kusburnulari yikadiktan sonra uç kisimlarini biçak ile kestiklerini daha sonra kazanlarda pisirdiklerini dile getiren Nuray Aksu, “Pisen kusburnularin içindeki çekirdeklerinin çikmasi için ezerek kevgirden geçiriyoruz. Daha sonra elekten geçirdigimiz kusburnulari kazanda kaynadiktan sonra kavanozlara koyuyoruz. Içerisine sadece bir miktar seker katiyoruz. Harici hiçbirsey yok” ifadelerini kullandi.

Dönemin Basbakani Tansu Çiller’in “Güzelligimi kusburnuna borçluyum” ifadelerini kullandigi kusburnu dogada yabani olarak yetistigi için üretiminde herhangi bir gübre, kimyasal madde kullanilmiyor. Organik bir meyve olmasinin yanisira içerigindeki yüksek C vitamini sayesinde gribal enfeksiyonlara, öksürüge, soguk alginligina iyi geldigi kanitlanan kusburnu meyvesinin antioksidan özelliginden dolayi kansere de iyi geldigi, eklem kireçlenmesi ve romatizmal agrilarin gidermesinin yaninda zengin demir içerdigi için kansizliga karsi da faydali oldugu ve cildin elastikiyetini korumasina yardimci olarak yaslanmayi önleyici özellik göstermesiyle biliniyor.
Kaynak: İHA