Cumhurbaskani Erdogan, ABD'de Gazetecilerin Sorularini Yanitladi Açiklamasi (1)

'Ben ogul Bush ile iyi çalistim, sayin Obama ile iyi çalistim, sayin Trump ile iyi çalistim ama sayin Biden ile iyi basladik diyemem' 'Su anda Taliban'in elindeki silahlara baktiginiz zaman, bu silahlar Amerika'nin silahlari. Dolayisiyla bu bedeli de ödemek durumunda kalacaktir' 'Biden, terör örgütlerine silah, mühimmat, araç gereç tasimaya basladi. Biz bunu elimizi kolumuzu sallaya sallaya seyredecek degiliz' 'Bize S400 konusunu bahane edip F35'leri vermemek, her seyden önce, bir defa devletler arasi iliskilerde ne diplomasi noktasinda ne de münasebetler noktasinda bir kimlik ortaya koymadir' '(F35) Türkiye olarak dürüst davraniyoruz, durusumuz dürüsttür ama Amerika maalesef dürüst davranmadi, davranmiyor' '(ABD ile) Temennim odur ki iki NATO ülkesi olarak birbirimizle hasmane degil, dostane davranalim. Ama iki NATO ülkesi olarak su andaki gidis pek hayra alamet degil' 'Taliban'in su andaki yaklasim tarzina bakildiginda kucaklayici, kusatici bir yönetim maalesef olusmadi'

Cumhurbaskani Recep Tayyip Erdogan, ABD ile hasmane degil dostane iliski sürdürme temennisinde olduklarini belirterek "Ama iki NATO ülkesi olarak su andaki gidis pek hayra alamet degil." ifadesini kullandi.

Cumhurbaskani Erdogan, Birlesmis Milletler (BM) 76'nci Genel Kurulu toplantisina katilmak üzere bulundugu ABD'nin New York kentindeki Türkevi'nde degerlendirmelerde bulundu, gazetecilerin sorularini yanitladi.

BM Genel Kurul toplantilarinin bu yil ilk kez karma bir formatta gerçeklestigini ve üye ülkelerin neredeyse üçte ikisinin, devlet ya da hükümet baskani veya bakan düzeyinde fiziken katilim sagladigini animsatan Erdogan, önceki yillardan farkli sekilde etkinliklerin bir bölümünün çevrim içi olarak icra edildigini söyledi.

Bu kapsamda, BM Gida Sistemleri Zirvesi'ne ve BM Yüksek Düzeyli Enerji Diyalogu Toplantisi'na video konferansla katildiklarini dile getiren Erdogan, Amerika'daki temaslari kapsaminda ilk olarak, 19 Eylül Pazar günü Türk-Amerikan ve Amerika Müslüman toplumu temsilcileriyle bir araya geldiklerini hatirlatti.

Erdogan, bu toplantida hem ABD'de yasayan vatandaslarla ve Müslümanlarla kucaklastiklarini hem de daha adil bir dünya özlemini bir kez daha vurguladiklarini ifade etti.

Yeni Türkevi binasinin resmi açilisini 20 Eylül'de yaptiklarini söyleyen Erdogan, açilista BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, çok sayida devlet ve hükümet baskani ile disisleri bakaniyla üst düzey yerli ve yabanci misafirin kendilerine eslik ettigini bildirdi. Erdogan, "New York'un siluetine kazandirdigimiz bu yeni basyapitin Amerika Birlesik Devletleri'nde yasayan vatandaslarimiza ve ülkemize hayirli olmasini Rabb'imden niyaz ediyorum." dedi.

Ziyareti kapsaminda, pazartesi günü Dis Politika Dernegi ve SETA DC tarafindan düzenlenen etkinlige katildiklarini hatirlatan Erdogan, bu toplantida, dis politika alanindaki degerlendirmelerini Amerika Birlesik Devletleri'nde düsünce dünyasinin önde gelen temsilcileriyle paylastiklarini, ayrica çesitli Amerikan basin yayin kuruluslarinin temsilcilerine de mülakat verdiklerini söyledi.

Erdogan, ekonomi alanindaki temaslari çerçevesinde, Türk-Amerikan Is Konseyi tarafindan düzenlenen 11. Türkiye Yatirim Konferansi'na katildiklarini, bu toplantida da Amerikan is dünyasinin önde gelen temsilcileriyle Türkiye ile ABD arasindaki ekonomik iliskileri degerlendirdiklerini anlatti.

- "Is birligi ve dayanismanin önemini tekrar hatirlattik"

Birlesmis Milletler Genel Kurulu'nun açilis oturumundaki konusmasina da deginen Erdogan, uluslararasi baris ve güvenligi ilgilendiren meseleler hakkindaki görüslerini açik yüreklilikle ortaya koyduklarini belirtti ve "Daha adil bir dünyanin mümkün oldugunu, bunun için uluslararasi topluma ne gibi sorumluluklar düstügünü Genel Kurul kürsüsünden dile getirdik. Insanligin, salgin tehdidi ve tabii felaketler ile bunlarin agir sonuçlarinin cenderesi altinda bunaldigi bir dönemde, is birligi ve dayanismanin önemini tekrar hatirlattik. Afganistan'daki son gelismeler basta olmak üzere Suriye'den Libya'ya, Kudüs ve Filistin meselesinden Kafkasya'ya, Türkistan'dan Kibris'a kadar genis bir alanda ülkemizin yaklasimlarini ifade ettik." diye konustu.

BM Genel Kurul kürsüsünden, Paris Iklim Anlasmasi'nin onay sürecini tamamlayacaklari müjdesini dünyayla ve Türkiye kamuoyuyla paylastiklarini animsatan Erdogan, söyle devam etti:

"Dünyamizin bu hale gelmesinde en çok payi olanlarin, iklim degisikliginin yol açtigi sorunlarin çözümünde de en çok katki saglamasi gerektigi görüsümüzü açikça muhataplarimiza söyledik. Orman varligini artiran, nispeten modern teknolojik altyapisi sayesinde oldukça düsük karbon salimi degerlerine sahip bir ülke olarak bu konuda da üzerimize düseni yapmakta kararliyiz. Ülkemize söz verilen desteklerin saglanmasiyla birlikte ve ulusal katki beyanimiz çerçevesinde, Paris Iklim Anlasmasi'nda belirtilen hususlara uygun adimlarimizi atacagiz. Karbon nötr hedefini, 2053 vizyonumuzun ilk ve en önemli hedeflerinden biri olarak milletimize armagan ediyoruz. Avrupa Yesil Mutabakati'na uyum için gereken eylem planini da devreye almis bir ülke olarak, bu süreci basariyla yürütecegimize yürekten inaniyoruz."

- Ikili görüsmeler

Erdogan, ziyareti kapsaminda pek çok devlet, hükümet, uluslararasi kurum ve sivil toplum kurulusu temsilcisiyle görüsmeler yaptigini, bu çerçevede, BM Genel Sekreteri'nin yani sira Hirvatistan, Slovenya, Gine Bissau, Polonya, Ukrayna, Finlandiya, Burundi ve Irak cumhurbaskanlari, Birlesik Krallik, Gürcistan ve Arnavutluk basbakanlari, Libya Baskanlik Konseyi Baskani ve FIFA Baskani ile görüstügünü hatirlatti. Erdogan, "Bir baska ifadeyle, Amerika'da bulundugumuz süre zarfinda toplam 14 ikili görüsmemiz oldu. Bu görüsmelerin, Genel Kurul'a hitabimin hemen ardindan gerçeklesen biri hariç tamamina, Türkevi binamiz ev sahipligi yapti." dedi.

Cumhurbaskani Erdogan, ziyaretinin ve temaslarinin, güncel meselelere dair tutum ve önceliklerinin, uluslararasi camianin dikkatine getirilmesi bakimdan son derece verimli olduguna inandigini belirtti.

- Afganistan

Erdogan, degerlendirmelerinin ardindan gazetecilerin sorularini da yanitladi.

Türkiye'nin Afganistan'daki rolü ve stratejisinin ne olacagina iliskin soru üzerine Erdogan, "Burada önceki gün Amerika'nin önemli bir yayin organiyla yaptigimiz mülakatta da söyledim; 20 yil önce Amerika Afganistan'a niçin girdi? Afganistan'da ne isi vardi ve simdi Afganistan'dan niye çikiyor? Herhalde bunun bir bedelinin olmasi lazim? Ve bunca mülteci su anda nereye gidecek? Türkiye'nin kapilari açmasi ve bunlari kabul etmesi düsünülemez. Burasi bizim için bir açik hava koridoru degil." dedi.

Böyle bir seyi kabullenmenin kolay olmadigini, bunun bir maliyeti ve bedelinin oldugunu dile getiren Erdogan, sözlerini söyle sürdürdü:

"Amerika burada 'Kapilar açilsin ve Afgan halki Türkiye'ye girsin' diyemez. Nitekim böyle bir seye biz, açik da degiliz, müsaade de etmeyiz. Afgan halki bizim için kardes halktir. Tarihe dayali bir geçmisimiz var fakat bu kuru kuruya bir kardeslik olmuyor. Ayni seyi biz Suriye'de de yaptik. Ayni durum Irak'ta oldu. Bunlari böyle toparladigimiz zaman, geçmisten alirsak girip çikanla neredeyse 10 milyona varan bir sayi söz konusu. Su anda bunun 5 milyonu Türkiye'de kaldi. Burada bu bedeli ödemesi gereken Amerika'dir. Amerika'nin bununla ilgili adimlar atmasi lazim. Fakat su ana kadar böyle bir hava görünmüyor. Amerika'nin bu noktada kapilari açmak gibi bir derdi su anda yok gibi. Fakat kapsayici, kusatici bir yönetim Afganistan'da olusursa, bu yönetimle bazi görüsmelerimiz olabilirse ve gerçekten saglikli bir iletisim kurabilirsek, bundan sonra ne olabileceginin adimlarini bu görüsmelerden sonra atabiliriz."

Türkiye'nin Afganistan'da altyapi ve üstyapi yatirimlarinin oldugunu ve bu yatirimlardan rahatsiz olmadiklarini, bundan sonraki süreçte de bu tür adimlari atabileceklerini söyleyen Erdogan, "Ama Taliban'in su andaki yaklasim tarzina bakildiginda kucaklayici, kusatici bir yönetim maalesef olusmadi. Su anda sadece bazi sinyaller geliyor; bazi degisikliklerin olabilecegi, yönetimde bazi kusatici, kapsayici bir havanin olusacagi istikametinde. Bunu tabii daha henüz görmüs degiliz. Eger böyle bir adim atilabilirse o zaman birlikte neler yapabilecegimizi kendileriyle görüsme, konusma noktasina gidebiliriz. Kaldi ki kendi içlerinde de su anda bazi sikintilar yasaniyor. Bu sikintilari asabilirlerse ve ondan sonra Türkiye ile bazi görüsmeler olursa, adimlar atilabilirse bunlari nasil gerçeklestiririz, nasil bir yol haritasi belirleriz, ona bakar, ona göre de Afganistan'la böyle bir adimi gerçeklestirmis oluruz." degerlendirmesinde bulundu.

- BM'de reform önerisi

Cumhurbaskani Erdogan, "Daha Adil Bir Dünya Mümkün" isimli kitabinda BM'nin, özellikle de Güvenlik Konseyi'nin kapsamli bir reforma ihtiyaci oldugu yönündeki görüsünü dile getirdigi hatirlatilarak, "Bu konuda umutlu musunuz?" sorusu üzerine, "Tabii umutsuz bu isler olmaz. Yola çikarken bir umutla yola çikiyorsunuz ve tüm dünyaya, tüm insanliga bir sinyal veriyorsunuz." karsiligini verdi.

"Nedir bu sinyal?" diye soran Erdogan, söyle devam etti:

"Türkiye söyle bakiyor; artik dünya Birinci Dünya Savasi'nin sartlarinda degil, Ikinci Dünya Savasi'nin sartlarinda da degil. Öyleyse biz insanliga bir sinyal verelim. 194 ülke hep birlikte bir dayanisma içerisinde olabilirsek, bu isin sartlarini zorlayabilirsek, tüm medya dünyasi, STK'larla hep birlikte bu sartlari zorlarsak o zaman yeniden bu daimi üyeler kendilerini kontrol etmek zorundadir. Bu 5 daimi üyenin iki dudagi arasinda bir dünya düsünebilir miyiz, böyle bir sey olabilir mi? 10 geçici üye, 5 daimi üye, 15 kisi bir araya gelsinler, dünyayi istedikleri gibi yönlendirsinler; böyle bir sey olmaz! Zaten bundan, bu 10 geçici üye de sikayetçi. Çünkü onlara 'Kaldir elini, indir elini' diyorlar. Nasil isterlerse öyle… Böyle bir sey olabilir mi? Zaten oradaki 10 geçici üye de vitrin süsü oldugunu biliyor. Artik onlar da herhalde vitrin süsü olmaktan nedamet getirmektedir. O zaman öyle bir adim atalim ki, bu adimi atmakla bir defa daimi üyeleri zorlamamiz lazim. Türkiye olarak biz zorlayacagiz ve zorluyoruz."

Bütün uluslararasi toplantilarda da bunu dile getirdiklerini ve buna devam edeceklerini vurgulayan Erdogan, "Geçici üyelere de diyoruz ki, 'Siz de zorlayin.' Afrika'ya sesleniyoruz; 'Afrika sen hep böyle mi gideceksin? Geçici üye olarak Birlesmis Milletlerde bulunmak suretiyle ne yapiyorsunuz? Yapabildiginiz bir sey var mi? Herhangi bir seyi, oyunu degistirebiliyor musunuz?' Yok. Öyleyse bu oyunu degistirebilmek için biz diyoruz ki 'Gelin hepinizin daimi üye olma sansiniz olsun.' Yani bunlarin hiç umursamadigi herhangi bir Afrika ülkesi bile BM Güvenlik Konseyi'nde daimi üye olma sansina sahip olmali. Bunu basarabildigimiz zaman dünyadaki tüm devletlere gerçekten bir hak teslim edilmis olur. Aksi takdirde, böyle bir dünya, yasanilir bir dünya degildir." degerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaskani Erdogan, reformun, öncelikli olarak Güvenlik Konseyi'nin veto yetkisinin kaldirilmasindan baslamasi gerektigini önerdigi hatirlatilarak, "Diger üyeleri bir araya getirip bu yönde bir uzlasi saglamak için siz bir adim atacak misiniz?" seklindeki soru üzerine, "O radikal adimi zaten orada söylüyorum. Nedir o radikal adim? Bu konuda, 5 daimi üye disindaki 189 ülkenin tamami eger kararli adim atacak olursa o zaman biz bu daimi üyeleri köseye sikistiracagiz. Bu daimi üyeleri köseye sikistirmak için bunun bir yol haritasi var. Bu yol haritasi nedir? Bu konuyla ilgili Birlesmis Milletler Genel Kuruluna yazili dayatmalarla ve dünyada yogun bir kovalamacayla, icabinda olaganüstü genel kurul toplamak suretiyle bazi adimlari atma sansini yakalayabiliriz." yanitini verdi.

- Türkiye-ABD iliskileri

Afganistan ve Suriye baglaminda Türkiye-ABD iliskilerinin seyrini nasil gördügünün sorulmasi üzerine ise Erdogan, "Türk-Amerikan iliskilerinde saglikli bir sürecin isledigini dogrusu söyleyemem. Niye? Bakin biz F-35'leri aldik, 1 milyar 400 milyon dolar ödeme yaptik ve bu F-35'ler bize teslim edilmedi. Amerika önce bunu bir defa halletmeli. Bize S-400 konusunu bahane edip F-35'leri vermemek, her seyden önce bir defa devletler arasi iliskilerde ne diplomasi noktasinda ne de münasebetler noktasinda bir kimlik ortaya koymaktir. Amerika'nin önce bunu bir defa düzeltmesi lazim." dedi.

Erdogan, uluslararasi hukuka dayali olarak ne yapilmasi gerekiyorsa yapacaklarini vurgulayarak, "Bize sürekli S-400'ü dayatmalarini bir defa bizim kabul etmemiz mümkün degil. Bizim için S-400 isi bitmistir. Buradan geri adim atmamiz da mümkün degil. Amerika'nin bunu uluslararasi diplomaside, iliskilerde dogru bir yere oturtmasi gerekir. Ama su ana kadar bunu oturtamadilar. Biz Türkiye olarak dürüst davraniyoruz, durusumuz dürüsttür ama Amerika maalesef dürüst davranmadi, davranmiyor." diye konustu.

- "Sayin Biden ile iyi basladik diyemem"

Türkiye ile Amerika arasinda 20 milyar dolar civarinda ticaret hacmi bulundugunu ve bunun artmasini arzu ettiklerini belirten Erdogan, savunma sanayisine yönelik adimlar attiklarini ve atmaya da devam edeceklerini söyledi.

Cumhurbaskani Erdogan, söyle konustu:

"Sunu da bilmeleri gerekir ki artik eski Türkiye de yok. Bu Türkiye baska bir Türkiye. Savunma sanayisinde de biz her geçen gün daha ileri gidiyoruz, daha ileri gidecegiz. Ama yarin 'Niçin F-35'i almiyorsun?' diyemezler. Vermezsen almayiz. O zaman biz daha baska kapilara da müracaat ederiz. Burada CBS ile yaptigim röportajda onlara da onu söyledim. 'Yani baska yerlerden almayi mi düsünüyorsunuz?' diye sordu. 'Gerekirse aliriz' dedim. Sen bana simdi Patriot vermeyeceksin, ondan sonra biz S-400'ü aldigimizda 'Niye S-400'ü aldin?' diyeceksin. Türkiye, kendi savunmasina yönelik ne gerekiyorsa onu alir. Gerekirse bunlari üretmeye de baslar. Zaten su anda basladik. Bundan sonra bunu daha da ileri safhalara tasiyacagiz. Insallah kendi insansiz savas uçaklarimizi da üretecegiz. Bunu da görecekler. Bu adimlari da insallah atiyoruz. Temennim odur ki iki NATO ülkesi olarak birbirimize hasmane degil, dostane davranalim. Ama iki NATO ülkesi olarak su andaki gidis pek hayra alamet degil. Benim Basbakan, Cumhurbaskani olarak yaklasik 19 yillik yöneticilik hayatimda Amerika ile olan münasebetlerimde geldigimiz nokta maalesef iyi bir nokta degil. Ben ogul Bush ile iyi çalistim, sayin Obama ile iyi çalistim, sayin Trump ile iyi çalistim ama sayin Biden ile iyi basladik diyemem."

Cumhurbaskani Erdogan, bazi ülkelerin Afganistan, Suriye ve düzensiz göç gibi konularda sorumluluktan kaçtigi belirtilerek, "Özellikle ABD yönetimi her ne kadar görünürde diplomasi vurgusu yapsa da adeta 'benden sonrasi tufan' havasinda. Mevcut resmi nasil yorumluyorsunuz?" sorusu üzerine, su yaniti verdi:

"Tabii kendisi 'Benden sonrasi tufan' dediyse, ayni seyi ona da söylerler. Amerika su anda eger Afganistan'da bir sekillendirme yapamadiysa burada düsünmek lazim. Su anda Afganistan'da Amerika'nin bir yönlendirme veya bir sekillendirme durumu olmustur diyebilir miyiz? Hayir. Iste her seyi birakti, gidiyor. Ama simdi bir bedel çikacak ortaya. Bu bedel nedir? Su anda Taliban'in elindeki silahlara baktiginiz zaman, bu silahlar Amerika'nin silahlari. Dolayisiyla bu bedeli de ödemek durumunda kalacaktir. Buradan bir yere daha geliyorum. Sayin Trump döneminde binlerce tir silah, mühimmat terör örgütlerine verildi. Bunlari ben sayin Trump'a defalarca ifade ettim, anlattim. Simdi ayni durum Biden döneminde de var. Yine Biden terör örgütlerine silah, mühimmat, araç gereç tasimaya basladi. Biz bunu elimizi kolumuzu sallaya sallaya seyredecek degiliz. Dikkatle takip ediyoruz. Vakti, saati geldiginde de söylenmesi gereken neyse onu da kendilerine söyleriz."

(Sürecek)
Kaynak: AA