CHP Genel Baskani Kemal Kiliçdaroglu, Gaziler Günü Etkinliginde Konustu Açiklamasi
'Hepinizin huzurunda önce TBMM Baskani Sayin Sentop'a açik çagrida bulunuyorum, sonra da bütün siyasi parti genel baskanlarina açik çagrida bulunuyorum, sehit yakinlari ve gaziler arasinda var olan farkliliklarin tümünü giderme konusunda gelin ortak bir çalisma yapalim. Siz kanun teklifi verin, biz destekleyelim' 'Sehitlerimizin eslerinin, esleri yoksa anne ve babalarinin ve gazilerimizin net aylik gelirinin alt sinirini en düsük net memur maasinin altina düsmemesi lazim. Bunu esitleyecegiz' 'Milletvekilleri saglik sartlarindan hangi sartlarda yararlaniyorsa gaziler, maluller ve sehit yakinlari da ayni sartlarda saglik hizmetinden yararlanmalilar. Bu milletvekilleri için de bir onur vesilesi olur'
CHP Genel Baskani Kemal Kiliçdaroglu, "Önce TBMM Baskani Sayin Sentop'a açik çagrida bulunuyorum, sonra da bütün siyasi parti genel baskanlarina açik çagrida bulunuyorum, sehit yakinlari ve gaziler arasinda var olan farkliliklarin tümünü giderme konusunda gelin ortak bir çalisma yapalim." dedi.
Kiliçdaroglu, 19 Eylül Gaziler Günü ve Mustafa Kemal Atatürk'e Gazi unvani ile Maresal rütbesinin verilmesinin 100. yili dolayisiyla Çankaya Belediyesi Zübeyde Hanim Sosyal Tesisleri'nde düzenlenen gaziler ve sehit aileleriyle kahvalti etkinligine katildi.
Burada yaptigi konusmada, "Yeri geliyor sehitlerimizi, gazilerimizi yere göge sigdiramiyoruz ama uygulamaya gelince tam tersi bir tablo ile karsi karsiyayiz." diyen Kiliçdaroglu, aklinin almadigi böyle bir siyaset anlayisi bulundugunu aktardi. Kiliçdaroglu, söyle devam etti:
"Gazi olmak, sehit olmak siradan bir olay degildir. Insanlar bir bedel ödüyor. Ödedikleri bedel, bayraklari için, vatanlari için bir bedel ve onlar bedel öderken bizler evimizde rahat uyuyabiliyoruz, sokaklarda gezebiliyoruz. Dolayisiyla gazilerimiz ve sehit yakinlarimiz için siyaset kurumu üstüne düsen görevi yapmamistir. Önce bu gerçegin altini çizelim. Eger bir kaplama dis için '2 sene sonra geleceksin.' diye gün veriliyorsa o zaman biz gazilerimize saygi duymuyoruz demektir. Çok sik örnek veriyorum, Ingiltere'de bir gazi magazaya gittiginde anons edilir, 'Falan gazi magazamizi onurlandirmistir.' diyerek. Onlar gazilerine bu kadar deger verirken biz ne yapiyoruz? Sag olsun Mansur Baskan'imiz da bir uygulama baslatti, otobüslerde karti okutan gazilerimiz 'Vatan size minnettardir' sözünü duyuyorlar. Bu uygulamanin her yerde olmasi gerekiyor, bunun gereginin yapilmasi lazim."
"Kore gazisi", "Kibris Gazisi", "15 Temmuz Gazisi" gibi farkli isimlendirmeler bulunduguna dikkati çeken Kiliçdaroglu, her birinin ayri statüye tabi oldugunu dile getirdi. Kiliçdaroglu, "Neden her biri ayri statüde? Gazi gazidir, sehit de sehittir. Aralarindaki farklarin nedeni nedir? Hepinizin huzurunda önce TBMM Baskani Sayin Sentop'a açik çagrida bulunuyorum, sonra da bütün siyasi parti genel baskanlarina açik çagrida bulunuyorum, sehit yakinlari ve gaziler arasinda var olan farkliliklarin tümünü giderme konusunda gelin ortak bir çalisma yapalim. Siz kanun teklifi verin, biz destekleyelim." dedi.
Bu konuda bir kanun teklifleri oldugunu ancak görüsülmedigini belirten Kiliçdaroglu, Cumhur Ittifaki'nin böyle bir teklif vermesi durumunda ise destek verecegini bildirdi.
Anayasa'nin 10'ncu ve 61'inci maddelerinde sehit ve gazi yakinlari arasinda esitlik ilkesine aykiri islem yapilamayacaginin ve onlara yarasir bir hayat tarzinin saglanmasi gerektiginin yazildigini aktaran Kiliçdaroglu, bunun yapilmadigini söyledi. Kiliçdaroglu, "Bu konuda da yine bütün siyasi partilere, onlarin sayin genel baskanlarina sesleniyorum, yillardir bir aci olarak bu tablo önümüzde duruyor. Bunu giderelim. Ya ortak yapalim ya iktidar partisi, Cumhur Ittifaki olarak yapsinlar. 'Beceremiyoruz' diyorlarsa biz yapalim, siz destekleyin. Biz bu isi çözelim. Yaziktir, günahtir bu kadar haksizlik olmaz." dedi.
Gazi Mustafa Kemal'e gazilik unvaninin verildigi tarihin Gaziler Günü olarak kutlandigini hatirlatan Kiliçdaroglu, gazi ve sehit yakinlari için söylenenlerin hep sözde kaldigini, hayata geçirilemedigini belirtti. Sehit yakini ve gaziler için öncelikle neler yapilmasi gerektigini 8 maddede toparladiklarini bildiren Kiliçdaroglu, birinci maddede sehit yakinlari, gaziler ve gazi yakinlarinin sorunlarinin çözümünde koordinasyon görevi yapacak, sorunlari ile ilgilenecek "Sehit Yakinlari ve Gaziler Yüksek Kurulu"nu kuracaklarini belirttiklerini açikladi.
- Sehit yakini ve gazilere ödenen ayliklar
Sehit yakinlari ve gaziler arasindaki ayirimciliga son vereceklerini dile getiren Kiliçdaroglu, "Sehitlerimizin eslerinin, esleri yoksa anne ve babalarinin ve gazilerimizin net aylik gelirinin en düsük net memur maasinin altina düsmemesi lazim. Bunu esitleyecegiz." dedi.
Sehitlerin 18 yasindan büyük olan ve ögrenci olmayan çocuklarinin kisi sinirlamasi olmaksizin kamu kurumlarinda istihdam edilebilmesini saglayacaklarinin altini çizen Kiliçdaroglu, gazi ve sehit çocuklarinin egitim hayatlarini burslu sürdürebilmeleri için de gerekli destegi saglayacaklarini söyledi. Tüm gazilerin saglik güvencelerinin, milletvekilleriyle esit seviyeye getirilmesi gerektigini vurgulayan Kiliçdaroglu, "Milletvekilleri saglik sartlarindan hangi sartlarda yararlaniyorsa gaziler, maluller ve sehit yakinlari da ayni sartlarda saglik hizmetinden yararlanmalilar. Bu milletvekilleri için de bir onur vesilesi olur." diye konustu.
Terörle mücadelede yaralanan tüm güvenlik mensuplarina "gazi" statüsü verilmesi gerektigini belirten Kiliçdaroglu, "Besiktas'taki terör saldirisinda sehit olan 39’u polis, 47 sehidimiz var. 15 Temmuz darbe girisiminde de sehit ve gazilerimiz var. Bunlar için toplanan paralar duruyor. Bunlarin derhal hak sahiplerine verilmesi lazim. Bu parayi bankada tutamazsiniz." diye konustu.
Bir baska önemli konunun ise Süleyman Sah Türbesi konusu olduguna isaret eden Kiliçdaroglu, bu konunun içinde bir yara olarak durdugunu vurguladi. Kiliçdaroglu, söyle devam etti:
"Içimdeki derin yara sudur, bir vatan topragindan, bayragimizin dalgalandigi bir vatan topragi, yani Süleyman Sah Türbesi. Yani kendi topraklarimizdan bayragimizi indirip, Süleymah Sah Türbesi'ni kaçirmaktir. Bu benim içimde derin bir yaradir. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde böyle bir olay yasanmadi. Insanlar sehit oldu, gazi oldu insanlar, siz tek mermi dahi atmadan bayragimizi indiriyorsunuz, Süleyman Sah Türbesi'ni kaçiriyorsunuz, kendi topraklarinizi terk ediyorsunuz. Bu kabul edilecek bir olay degil. Insallah göreceksiniz, devir degisecek, biz bayragimizi yine oraya, kendi topraklarimiza götürecegiz. Süleyman Sah Türbesi'ni yine oraya götürecegiz, bayragimizi göndere çekecegiz ve askerimiz yine orada nöbet tutacak. Bedeli ne olursa olsun, bunu yapmak zorundayiz. Bu is lafla olmaz. Bunu yaptiginiz zaman kimse sizin vatanseverliginizi asla sorgulayamaz ama bayragi indirip vatan topragini terk ederseniz, tek kursun bile atmadan, kimse kusura bakmasin biz onlarin vatanseverligini sorgulariz."
Gazi ve sehit yakinlarinin sorunlarini bildiklerini ve bu sorunlarin çözülecegini dile getiren Kiliçdaroglu, herhangi bir nedenle engelli aracini alamayanlarin kendilerinin belediyelerine basvurmalari halinde bu sorunun bir hafta içerisinde çözülecegini açikladi.
- "Böyle bir aci tablo gerçekten içimize tas gibi oturuyor"
Içinde baska bir yara daha olduguna dikkati çeken Kiliçdaroglu, sunlari kaydetti:
"Denizli'deydim. Aksam cep telefonundan bir video gösterdiler, iki askerimizin diri diri yakildigi görüntü. 'Bu montaj midir, söyle midir, böyle midir.' diye arastirirken gerçek oldugu çikti ortaya. Talimati veren kisi tutuklandi, hapse atildi. Iyi ki bu ülkede dürüst gazeteciler var. Bir gazeteci arkadasimiz bir makale yazdi, iki askerin yanmasiyla ilgili talimati veren kisi Gaziantep'te kusçu dükkani açmis. Önce tutuklaniyor, hapse atiliyor, sonra serbest birakiliyor ve orada kusçu dükkani açiyor. Kim bunu serbest birakti, hangi irade serbest birakti? Hangi siyasi irade buna müdahale etmedi? Nasil oluyor da gazeteci yazdiktan sonra Gaziantep'te yakalanip yeniden hapse atiliyor? Yeniden hapse atiyorsaniz neden serbest birakiyorsunuz? Kim serbest birakti, kimler serbest birakti? Böyle bir aci tablo gerçekten içimize tas gibi oturuyor. Bunun da sorgulanmasi lazim. Bütün bu anlattiklarimin ötesinde çok güzel bir ülkede yasiyoruz. Huzur içinde yasamak isteriz. Elbette ki siyasi partiler yarismali ama bu yarisma iyilik üzerine olmali. Her evde huzur, her evde bereket olmali. Sehitlerimiz, gazilerimiz el üzerinde tutulmali. Onlara gerekli saygiyi toplumun her kesimi göstermeli ve onlar da bu memleket için ödedikleri bedelin ne kadar degerli oldugunun farkina varmali. Biz bunu yapabiliriz ve yapacagiz."
Etkinlige katilan malul gaziler adina CHP Sehit Aileleri ve Gaziler Koordinasyon Merkezi Baskani Malul Gazi Izzet Ertunç da gazi ve sehit yakinlarinin sorunlarina iliskin bir konusma yapti.
Günün anisina Türkiye Malul Gaziler Dernegi tarafindan Kemal Kiliçdaroglu'na hediyeler verildi.
Etkinlige Ankara Büyüksehir Belediye Baskani Mansur Yavas ile Çankaya Belediye Baskani Alper Tasdelen de katildi.
Kaynak: AA
Kiliçdaroglu, 19 Eylül Gaziler Günü ve Mustafa Kemal Atatürk'e Gazi unvani ile Maresal rütbesinin verilmesinin 100. yili dolayisiyla Çankaya Belediyesi Zübeyde Hanim Sosyal Tesisleri'nde düzenlenen gaziler ve sehit aileleriyle kahvalti etkinligine katildi.
Burada yaptigi konusmada, "Yeri geliyor sehitlerimizi, gazilerimizi yere göge sigdiramiyoruz ama uygulamaya gelince tam tersi bir tablo ile karsi karsiyayiz." diyen Kiliçdaroglu, aklinin almadigi böyle bir siyaset anlayisi bulundugunu aktardi. Kiliçdaroglu, söyle devam etti:
"Gazi olmak, sehit olmak siradan bir olay degildir. Insanlar bir bedel ödüyor. Ödedikleri bedel, bayraklari için, vatanlari için bir bedel ve onlar bedel öderken bizler evimizde rahat uyuyabiliyoruz, sokaklarda gezebiliyoruz. Dolayisiyla gazilerimiz ve sehit yakinlarimiz için siyaset kurumu üstüne düsen görevi yapmamistir. Önce bu gerçegin altini çizelim. Eger bir kaplama dis için '2 sene sonra geleceksin.' diye gün veriliyorsa o zaman biz gazilerimize saygi duymuyoruz demektir. Çok sik örnek veriyorum, Ingiltere'de bir gazi magazaya gittiginde anons edilir, 'Falan gazi magazamizi onurlandirmistir.' diyerek. Onlar gazilerine bu kadar deger verirken biz ne yapiyoruz? Sag olsun Mansur Baskan'imiz da bir uygulama baslatti, otobüslerde karti okutan gazilerimiz 'Vatan size minnettardir' sözünü duyuyorlar. Bu uygulamanin her yerde olmasi gerekiyor, bunun gereginin yapilmasi lazim."
"Kore gazisi", "Kibris Gazisi", "15 Temmuz Gazisi" gibi farkli isimlendirmeler bulunduguna dikkati çeken Kiliçdaroglu, her birinin ayri statüye tabi oldugunu dile getirdi. Kiliçdaroglu, "Neden her biri ayri statüde? Gazi gazidir, sehit de sehittir. Aralarindaki farklarin nedeni nedir? Hepinizin huzurunda önce TBMM Baskani Sayin Sentop'a açik çagrida bulunuyorum, sonra da bütün siyasi parti genel baskanlarina açik çagrida bulunuyorum, sehit yakinlari ve gaziler arasinda var olan farkliliklarin tümünü giderme konusunda gelin ortak bir çalisma yapalim. Siz kanun teklifi verin, biz destekleyelim." dedi.
Bu konuda bir kanun teklifleri oldugunu ancak görüsülmedigini belirten Kiliçdaroglu, Cumhur Ittifaki'nin böyle bir teklif vermesi durumunda ise destek verecegini bildirdi.
Anayasa'nin 10'ncu ve 61'inci maddelerinde sehit ve gazi yakinlari arasinda esitlik ilkesine aykiri islem yapilamayacaginin ve onlara yarasir bir hayat tarzinin saglanmasi gerektiginin yazildigini aktaran Kiliçdaroglu, bunun yapilmadigini söyledi. Kiliçdaroglu, "Bu konuda da yine bütün siyasi partilere, onlarin sayin genel baskanlarina sesleniyorum, yillardir bir aci olarak bu tablo önümüzde duruyor. Bunu giderelim. Ya ortak yapalim ya iktidar partisi, Cumhur Ittifaki olarak yapsinlar. 'Beceremiyoruz' diyorlarsa biz yapalim, siz destekleyin. Biz bu isi çözelim. Yaziktir, günahtir bu kadar haksizlik olmaz." dedi.
Gazi Mustafa Kemal'e gazilik unvaninin verildigi tarihin Gaziler Günü olarak kutlandigini hatirlatan Kiliçdaroglu, gazi ve sehit yakinlari için söylenenlerin hep sözde kaldigini, hayata geçirilemedigini belirtti. Sehit yakini ve gaziler için öncelikle neler yapilmasi gerektigini 8 maddede toparladiklarini bildiren Kiliçdaroglu, birinci maddede sehit yakinlari, gaziler ve gazi yakinlarinin sorunlarinin çözümünde koordinasyon görevi yapacak, sorunlari ile ilgilenecek "Sehit Yakinlari ve Gaziler Yüksek Kurulu"nu kuracaklarini belirttiklerini açikladi.
- Sehit yakini ve gazilere ödenen ayliklar
Sehit yakinlari ve gaziler arasindaki ayirimciliga son vereceklerini dile getiren Kiliçdaroglu, "Sehitlerimizin eslerinin, esleri yoksa anne ve babalarinin ve gazilerimizin net aylik gelirinin en düsük net memur maasinin altina düsmemesi lazim. Bunu esitleyecegiz." dedi.
Sehitlerin 18 yasindan büyük olan ve ögrenci olmayan çocuklarinin kisi sinirlamasi olmaksizin kamu kurumlarinda istihdam edilebilmesini saglayacaklarinin altini çizen Kiliçdaroglu, gazi ve sehit çocuklarinin egitim hayatlarini burslu sürdürebilmeleri için de gerekli destegi saglayacaklarini söyledi. Tüm gazilerin saglik güvencelerinin, milletvekilleriyle esit seviyeye getirilmesi gerektigini vurgulayan Kiliçdaroglu, "Milletvekilleri saglik sartlarindan hangi sartlarda yararlaniyorsa gaziler, maluller ve sehit yakinlari da ayni sartlarda saglik hizmetinden yararlanmalilar. Bu milletvekilleri için de bir onur vesilesi olur." diye konustu.
Terörle mücadelede yaralanan tüm güvenlik mensuplarina "gazi" statüsü verilmesi gerektigini belirten Kiliçdaroglu, "Besiktas'taki terör saldirisinda sehit olan 39’u polis, 47 sehidimiz var. 15 Temmuz darbe girisiminde de sehit ve gazilerimiz var. Bunlar için toplanan paralar duruyor. Bunlarin derhal hak sahiplerine verilmesi lazim. Bu parayi bankada tutamazsiniz." diye konustu.
Bir baska önemli konunun ise Süleyman Sah Türbesi konusu olduguna isaret eden Kiliçdaroglu, bu konunun içinde bir yara olarak durdugunu vurguladi. Kiliçdaroglu, söyle devam etti:
"Içimdeki derin yara sudur, bir vatan topragindan, bayragimizin dalgalandigi bir vatan topragi, yani Süleyman Sah Türbesi. Yani kendi topraklarimizdan bayragimizi indirip, Süleymah Sah Türbesi'ni kaçirmaktir. Bu benim içimde derin bir yaradir. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde böyle bir olay yasanmadi. Insanlar sehit oldu, gazi oldu insanlar, siz tek mermi dahi atmadan bayragimizi indiriyorsunuz, Süleyman Sah Türbesi'ni kaçiriyorsunuz, kendi topraklarinizi terk ediyorsunuz. Bu kabul edilecek bir olay degil. Insallah göreceksiniz, devir degisecek, biz bayragimizi yine oraya, kendi topraklarimiza götürecegiz. Süleyman Sah Türbesi'ni yine oraya götürecegiz, bayragimizi göndere çekecegiz ve askerimiz yine orada nöbet tutacak. Bedeli ne olursa olsun, bunu yapmak zorundayiz. Bu is lafla olmaz. Bunu yaptiginiz zaman kimse sizin vatanseverliginizi asla sorgulayamaz ama bayragi indirip vatan topragini terk ederseniz, tek kursun bile atmadan, kimse kusura bakmasin biz onlarin vatanseverligini sorgulariz."
Gazi ve sehit yakinlarinin sorunlarini bildiklerini ve bu sorunlarin çözülecegini dile getiren Kiliçdaroglu, herhangi bir nedenle engelli aracini alamayanlarin kendilerinin belediyelerine basvurmalari halinde bu sorunun bir hafta içerisinde çözülecegini açikladi.
- "Böyle bir aci tablo gerçekten içimize tas gibi oturuyor"
Içinde baska bir yara daha olduguna dikkati çeken Kiliçdaroglu, sunlari kaydetti:
"Denizli'deydim. Aksam cep telefonundan bir video gösterdiler, iki askerimizin diri diri yakildigi görüntü. 'Bu montaj midir, söyle midir, böyle midir.' diye arastirirken gerçek oldugu çikti ortaya. Talimati veren kisi tutuklandi, hapse atildi. Iyi ki bu ülkede dürüst gazeteciler var. Bir gazeteci arkadasimiz bir makale yazdi, iki askerin yanmasiyla ilgili talimati veren kisi Gaziantep'te kusçu dükkani açmis. Önce tutuklaniyor, hapse atiliyor, sonra serbest birakiliyor ve orada kusçu dükkani açiyor. Kim bunu serbest birakti, hangi irade serbest birakti? Hangi siyasi irade buna müdahale etmedi? Nasil oluyor da gazeteci yazdiktan sonra Gaziantep'te yakalanip yeniden hapse atiliyor? Yeniden hapse atiyorsaniz neden serbest birakiyorsunuz? Kim serbest birakti, kimler serbest birakti? Böyle bir aci tablo gerçekten içimize tas gibi oturuyor. Bunun da sorgulanmasi lazim. Bütün bu anlattiklarimin ötesinde çok güzel bir ülkede yasiyoruz. Huzur içinde yasamak isteriz. Elbette ki siyasi partiler yarismali ama bu yarisma iyilik üzerine olmali. Her evde huzur, her evde bereket olmali. Sehitlerimiz, gazilerimiz el üzerinde tutulmali. Onlara gerekli saygiyi toplumun her kesimi göstermeli ve onlar da bu memleket için ödedikleri bedelin ne kadar degerli oldugunun farkina varmali. Biz bunu yapabiliriz ve yapacagiz."
Etkinlige katilan malul gaziler adina CHP Sehit Aileleri ve Gaziler Koordinasyon Merkezi Baskani Malul Gazi Izzet Ertunç da gazi ve sehit yakinlarinin sorunlarina iliskin bir konusma yapti.
Günün anisina Türkiye Malul Gaziler Dernegi tarafindan Kemal Kiliçdaroglu'na hediyeler verildi.
Etkinlige Ankara Büyüksehir Belediye Baskani Mansur Yavas ile Çankaya Belediye Baskani Alper Tasdelen de katildi.
