Kanser Nedenlerinin Yarisini Önlemek Mümkün
Medicana International Istanbul Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmani Prof. Dr. Deniz Arslan: 'Sigara, alkol, obezite, virüs, bakteriler, UV isinlari ve kimyasal karsinojenler gibi çevresel faktörler tüm kanser nedenlerinin yüzde 50'sini olusturmaktadir, önlenebilir' 'Sigara, tüm kanserlere bagli yasam kayiplarinin yüzde 35 nedeni. Sigara, en sik görülen akciger kanserinin yüzde 95 ana sebebidir. Bunun yaninda bas, boyun, meme, böbrek, idrar torbasi, pankreas ve rahim agzi kanserlerine yol açmaktadir' 'Alkolün vücutta yikimi sonucu ortaya çikan Asetaldehit direkt DNA hasarina neden olmakta, bunun sonucunda kanser gelisebilmektedir. Günde bir kadeh alkol kullanmak bile kaza, tüberküloz ve kanser gelisimine yol açarak yasam süresini azaltmaktadir'
Medicana International Istanbul Hastanesi'nden yapilan açiklamaya göre, kanser, tüm dünyada oldugu gibi Türkiye'de de önemli bir halk sagligi sorunu. Uluslararasi Kanser Arastirma Ajansi (IARC) verilerine göre, 2020 yilinda tüm dünyada yaklasik 20 milyon yeni kanser vakasina rastlanirken, yaklasik 10 milyon kisi kansere bagli nedenlerle hayatlarini kaybetti. Türkiye de ise geçen yil yaklasik 230 bin yeni kanser vakasi tespit edilirken, yaklasik 130 bin kisi kansere bagli nedenlerle yasamini yitirdi.
Açiklamada görüslerine yer verilen Medicana International Istanbul Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmani Prof. Dr. Arslan, kanserin sebepleri, korunma ve tarama yöntemlerini aktardi.
Arslan, bu konuda 3 temel nedenin sayilabilecegini belirterek, sunlari kaydetti:
"Birincisi, rasgele mutasyon dedigimiz, yaslanmaya bagli olarak genlerimizde meydana gelen önleyemedigimiz degisikliklerdir. Bu tüm kanser nedenlerinin yaklasik yüzde 35'ini olusturmaktadir. Ikincisi, kalitsal geçis ve ailevi yatkinliktir, kanser nedenlerinin yüzde 15'ini olusturur. Bu da önlenemez fakat erken tani çogunlukla mümkündür. Üçüncüsü, sigara, alkol, obezite, virüs, bakteriler, UV isinlari ve kimyasal karsinojenler gibi çevresel faktörlerdir, tüm kanser nedenlerinin yüzde 50'sini olusturmaktadir, önlenebilir. Buradan da anlasilabilecegi gibi kanserin yarisini önlemek elimizde."
Sigaranin tüm kanserlere bagli yasam kayiplarinin yüzde 35 nedeni olduguna isaret eden Arslan, "Sigara, en sik görülen akciger kanserinin yüzde 95 ana sebebidir. Bunun yaninda bas, boyun, meme, böbrek, idrar torbasi, pankreas ve rahim agzi kanserlerine yol açmaktadir. Sigaraya hiç baslamamali, içiyorsak birakmaliyiz." ifadelerini kullandi.
- "Alkolün vücutta yikimi sonucu ortaya çikan Asetaldehit direkt DNA hasarina neden oluyor"
Prof. Dr. Arslan, alkolün de tüm kansere bagli yasam kayiplarinin yüzde 5-10 nedeni oldugunu vurgulayarak, "Özellikle bas, boyun kanseri, meme, yemek borusu, mide, pankreas ve kolon kanserine yol açabilmektedir. Alkolün vücutta yikimi sonucu ortaya çikan Asetaldehit direkt DNA hasarina neden olmakta, bunun sonucunda kanser gelisebilmektedir. Günde bir kadeh alkol kullanmak bile kaza, tüberküloz ve kanser gelisimine yol açarak yasam süresini azaltmaktadir." degerlendirmesinde bulundu.
Obezitenin basta meme, pankreas, böbrek, rahim ve karaciger kanserleri için baslica risk faktörü olduguna isaret eden Arslan, kilo kontrolü saglamanin birçok kanserin gelisimini önleyebildigini bildirdi.
Arslan, egzersizin, az veya orta düzeyde birçok kanser gelisimini azaltirken, ayrica meme ve kolon kanseri basta olmak üzere birçok kanserin tekrarlama oranlarini düsürdügünün kanitlandigini belirtti.
Kirmizi et ve islenmis et tüketiminin (salam, sosis, jambon, sucuk gibi) özelikle kalin bagirsak kanser riskini kesin olarak artirdigindan Uluslararasi Kanser Arastirma Birimi'nin ya hiç tüketilmemesi ya da tüketiminin azaltilmasini önerdigini animsatan Arslan, su degerlendirmelerde bulundu:
"Hava kirliligi çesitli solunum yolu hastaliklarina yol açmasinin yaninda, akciger kanseri ve diger birçok kansere neden olabilmektedir. Günesten korunma sonucunda daha az UV isinlarina maruz kalinmasi basta melanom (ben kanseri) ve diger cilt kanser gelisimini azaltmaktadir. Güvenli cinsel iliski HPV, HIV, EBV, Hepatit B ve C gibi kanserle iliskili virüslerin (rahim agzi kanseri, lenfoma, kaposi sarkomu, bas boyun ve karaciger kanseri gibi) bulasmasini azaltmaktadir. Ayrica, HPV ve Hepatit B'ye karsi koruyucu asi yapilmalidir. Aile öykümüzü ve kansere genetik yatkinligimizi biliyorsak genetik danismanlik alarak ve uygun zamanda baslayacagimiz kanser tarama yöntemleriyle kanser gelismeden tedbirler alabilir ve erken teshis saglanarak yasam kaybinin önüne geçebiliriz."
- "Kanser önlenebilen, erken teshisi ve tedavisi mümkün bir hastaliktir"
Verilen bilgiye göre, kanserleri düzenli tarama testleri ile erken teshis etmek mümkün oluyor.
Bunlardan bazilari söyle:
"Meme kanseri; en önemli tarama yöntemi mamografidir. Mamografi tarama yöntemi meme kanserine bagli ölüm riskini yüzde 20 azaltir, yaptirmayanlarda ileri evre meme kanser gelisimi 4 kat artmistir. Ortalama meme kanseri riski olan kadinlarda tarama 45-54 yaslari arasinda yillik yapilmalidir. 55 yasindan sonra 2 yilda bir tarama tavsiye edilir. Fakat istiyorlarsa 40 ve 55 yasindan itibaren de yillik tarama yaptirabilirler.
Akciger kanseri; agir sigara içiciligi olan (günde bir paket 30 yil ya da iki paket 15 yil içmis olmak gibi) özellikle 50-80 yas arasindaki kisiler, sigarayi 15 yil içinde birakmis olsalar dahi ve hiçbir sikayetleri bulunmasa da yillik düsük doz toraks (akciger) tomografisi ile tarama yaptirmalidirlar. Böylece teshiste ileri evre akciger kanseri saptanma orani yüzde 50'den yüzde 10'lara düsmekte, ilk evrede saptanma orani yüzde 70'lere varmaktadir.
Kalin bagirsak kanseri; tarama yasina 45 yasinda baslanmasi önerilmektedir. Yillik gaitada gizli kan, 3 yilda bir rektosigmoidoskopi (alt kalin bagirsak kisminin kontrolü), 10 yilda bir kolonoskopi (tüm kalinbagirsagin kontrolü) yaptirmalidir.
Rahim agzi kanseri; düzenli olarak kadin dogum uzmanlarinin belirleyecegi araliklarda pap smear ve HPV testi yaptirilmalidir.
Prostat kanseri; 50 yasindan itibaren düzenli olarak PSA testi ve elle makkattan muayene önerilmektedir. Unutulmamalidir ki kanser önlenebilen, erken teshisi ve tedavisi mümkün bir hastaliktir."
