Müsilaja Tek Çare 'Sifir Atik Ve Geri Dönüsüm'
Bayfa Geri Dönüsüm Genel Müdürü Çevre Mühendisi Selim Korkmaz: 'Müsilaj sadece basli basina bir su kirliligi degil tüm kaynaklarimizin verimli kullanilmayip israf edilmesinden ve neticesinde de aritma hassasiyeti gösterilmemesinden kaynaklandi' 'Biz bilinenin aksine su fakiri bir ülkeyiz. Yeteri kadar tasarrufla birlikte sifir atik yaklasimini uygulamaliyiz. Burada bir yanlis anlama var sanki evimizde olusan atiklari ilgili yerlere atinca sorumlulugu üzerimizden kaldiriyormusuz gibi algilaniyor' 'Geri dönüsümde bireyden genele yaklasimi oldukça önemli. Önce hanede baslar bütün atik yönetimi ile ilgili hassasiyetler, çevre krizi zaten bunun bir neticesi' 'Bayfa Geri Dönüsüm olarak 2009'dan bu yana 240 bin ton civarinda ambalaj atigini ekonomiye kazandirdik. Bu miktar, 9.750 megavat elektrikten tasarruf, yillik 376 bin agacin kesilmesine engel olmak demek'
Korkmaz, Marmara denizinde yasanan müsilaj sorunu sonrasi önemi bir kez daha ortaya çikan geri dönüsüm ve çevresel sorunlarla mücadele konularinda AA muhabirine degerlendirmede bulundu.
Marmara denizinde yasanan müsilaj probleminin aslinda bir alarm ve sadece suda yasanan bir sikinti olmadigina vurgu yapan Korkmaz, "Tüm dünyanin son dönemde ilgilendigi kaynaklarin verimsiz kullanimindan kaynaklan bir sonuç ve çok önemli bir uyari. Ülkemizin çevresel bilinç ve farkindalikla birlikte bu kirlilige hayat boyu katlanmamak adina yapmasi gereken bütün kaynaklarini evinde kullandigi içme sulari, tükettigi ambalajlari vs. ilgili tarifelere uygun sekilde geri dönüsümüne katki saglamasiyla basliyor." dedi.
Müsilajin çevresel sorunlarin ihmali üzerine bir netice oldugunu vurgulayan Korkmaz, "Normal sartlarda doganin kendi kendini temizleme ve aritma imkani varken asiri yükler ve küresel isinmanin getirdigi su kütlelerindeki isi artisiyla birlikte artik biyolojik canliligin kendi kendini aritamadigi bir noktadayiz. Bu sadece basli basina bir su kirliligi degil tüm kaynaklarimizin verimli kullanilmayip israf edilmesinden ve neticesinde de aritma hassasiyeti gösterilmemesinden kaynaklandi." diye konustu.
Müsilajin tek basina bir su kirliligi olarak algilanmamasi gerektigine deginen Korkmaz, sunlari söyledi:
"Biz bilinenin aksine su fakiri bir ülkeyiz. Yeteri kadar tasarrufla birlikte sifir atik yaklasimini uygulamaliyiz. Burada bir yanlis anlama da var sanki evimizde olusan atiklari ilgili yerlere atinca sorumlulugu üzerimizden kaldiriyormusuz gibi algilaniyor. Biz burada salginin da yüzünden halk olarak yeterli farkindaligi yaratamadik. Ne zaman ki müsilaj sorunu ortaya çikti artik tek çare olarak geri dönüsüm felsefesinin tam da vatandasta karsiligi oldugu noktaya gelindi. Bu musibet, dersimizi alarak sürdürülebilirlik ilkeleri dogrultusunda hayatimizin geri kalanini idame ettirme zorunlulugumuzu gösterdi.
- "240 bin ton ambalaj atigini ekonomiye geri kazandirdik"
Bayfa Geri Dönüsüm olarak hanelerin normalde çöp sahalarina giden ambalaj atiklarini ekonomiye geri kazandirdiklarini belirten Korkmaz, "Örnegin 2009'dan bu yana 240 bin ton civarinda ambalaj atigini ekonomiye kazandirdik. Bu 9750 megavat elektrikten tasarruf demek, 376 bin agacin yillik olarak dogrudan, totalde 3 milyon 765 bin agacin kesilmesine engel olmak demek. 55 bin ton petrolün gerek plastikte hammadde olarak kullanilmasi, gerek hammaddeden ürün üretme konusunda çok daha az enerji maliyetleriyle yapilabilir olmasi demek. Buradan kaynaklanan sorumlulugumuzu yerine getiriyoruz." ifadelerini kullandi.
Korkmaz, geri dönüsümün milli bir ödev olduguna dikkati çekerek söyle konustu:
"Geri dönüsümde bireyden genele yaklasimi oldukça önemli. Önce hanede baslar bütün atik yönetimi ile ilgili hassasiyetler, çevre krizi zaten bunun bir neticesi. Bundan sonra adim adim ilerlemek gerekecektir, su kaynaklarimizi verimli kullanip israf etmemek, ihtiyacimizin olmadigi mamulleri tercih etmemek gibi. Hayat akisinda mutlaka üretim sonucu atiklar çikacak ne kadar çaba sarf etsek de. Burada vatandas olarak sorumlulugumuz önemli. Bayfa Geri Dönüsüm gibi alaninda uzman firmalar var. Isimiz kaynaklardan bu atiklari alip, vatandasin bilincini destekleyip onlari motive edip bu sürekliligi saglayip bu tesisimizde oldugu gibi atiklari gruplandirarak, ilgili fabrikalara en kolay ve olagan sartlarda yönlendirerek ekonomiye geri kazandirilmasini ve çevreye katki saglamasini saglamak. Bu görev büyük bir keyif ve sosyal sorumluluk çerçevesinde hatta milli bir ödev. Yerine getirmek büyük bir keyif."
- "Bir ton kagit atigin geri dönüsümü 17 agacin kesilmesini önlüyor"
Yaptiklari isi önemsediklerini kaydeden Korkmaz, sözlerine söyle devam etti:
"Geri dönüsüm firmalari özelinde sadece kar amaci güden firmalar olarak algilanmaktan yoruluyoruz. Burada tesisimizde görülen karton atiklari var, bir ton karton veya kagit atigin ekonomiye geri kazandirilmasi 17 agacin kesilmesinin önüne geçiyor. Bunun baska bir boyutu daha var. Kagit fabrikalarinda siz bu kartonu geri kazandiginiz zaman normalde keresteden bir karton veya kagit mamulü elde etmek istediginiz zamankine göre 10'da 1'i daha az su kullaniyorsunuz ve 10'da 1 daha az enerji kullaniyorsunuz. Bunu hamur haline getirmek için isiya ihtiyaç var, bunu yerinde ve kaynaginda topladigimiz atiklarla saglamak kadar mükemmel bir opsiyonumuz varken, vatandas olarak kendimize ihanet etmek yerine ilgili bakanliklarin, hükümetin ve belediyelerin yönergelerini takip ederek ekonomiye kazandirma felsefesini birinci adim olarak merkeze alma ihtiyaci hissetmeliyiz."
Korkmaz, firma olarak hane halklarinin sosyal sorumluluk bilinciyle bu ise sahip çikmasina önem verdiklerine deginerek, "Atiklari daha kaynaginda toplayip ayristirarak ekonomiye en uygun maliyetle kazandirirken çevresel faaliyetleri de görüp keyif almak amacimiz. Bu anlamda yeteri kadar motiveyiz, tek ihtiyacimiz kaynaklari sahada yerinde en uygun kosullarla temin etmek." dedi.
Kadin istihdaminin geri dönüsümdeki önemine isaret eden Korkmaz, "Biz tesisimizde yüzde 66 oraninda kadin personel istihdam ediyoruz. Bu konuyu önemseyen bir grup anlayisimiz var. Çünkü evdeki bütün atik yönetiminde aslinda ev hanimlarinin katkisi var. Buradaki çalisanlarimiz da bu hassasiyeti yerinde gördükleri için evlerinde ve bütün iletisimde bulunduklari kisilere konunun önemini daha iyi izah edebiliyorlar." degerlendirmesinde bulundu.
