Küçükbas Hayvan Sürülerinin Yaylalardan Zorlu Dönüsü Haftalar Sürüyor
Yazi daha verimli geçirmek için Dogu Anadolu'nun farkli illerine giden sürüler, haftalar süren yolculugun ardindan Igdir'a ulasmaya basladi Göçerlerden Aslan Önay: '50 gündür yoldayiz, tabi zorlandik, çiftçilik çok zor. Kar, kis, soguk hava ile mücadele ettik. Kurakliktan dolayi ot yok. Bizim 1200 hayvanimiz var, yaklasik 78 aydir yaylalardayiz'
HÜSEYIN YILDIZ - Türkiye'nin önemli hayvancilik merkezlerinden olan Igdir'daki göçerlerin sürüleriyle yaylalardan dönüsleri haftalar sürüyor.
Vatandaslarin geçim kaynaginin genellikle tarim ve hayvancilik oldugu kentte, yaklasik 1 milyon 400 bin küçükbas hayvan bulunuyor.
Ilkbaharda sürüleri ile yaylalara giden göçerler sonbaharda havalarin sogumasi, otlaklarin kurumasi ile sürüleriyle yeniden kentin alçak rakimli köylerine dönüyor.
Yöredeki göçerler, sürülerini genellikle Agri, Kars, Ardahan ve Erzurum'un yaylalarina götürüp yazi buralarda geçiriyor. Sonbaharda ise havalarin sogumasiyla Igdir'a dönüs basliyor.
Yüzlerce koyun ve keçiden olusan sürüleri ile yaylalardan yola çikan göçerler 40 ile 60 gün arasinda yaya olarak köylerine ulasiyor.
Çiftçilerden Aslan Önay, AA muhabirine, yolda birçok zorlukla karsilastiklarini fakat bir kayip vermeden dönmeyi basardiklarini söyledi.
Önay, "Biz Kars'taydik, geri dönüse geçtik. 50 gündür yoldayiz, tabi zorlandik, çiftçilik çok zor. Kar, kis, soguk hava ile mücadele ettik. Kurakliktan dolayi ot yok. Bizim 1200 hayvanimiz var, yaklasik 7-8 aydir yaylalardayiz." dedi.
Çiftçilerden Riza Tiltay ise sürülerini Erzurum, Kars ve Agri'da otlattiktan sonra yola çiktiklarini belirterek, "Yaklasik 40 gündür yoldayiz, bir ara çok kar altinda kaldik. Kurak yerler vardi, buralari mecburen geçtik. Sarp kayalik alanlardan da geçtik, simdi memleketimize vardik." diye konustu.
- "Tekrar geri dönüsümüz hava ve ot durumuna göre degisiyor"
Kisin sonlarina dogru yeniden yaylaya çikis için hazirliklarin baslayacagini aktaran Tiltay, sunlari söyledi:
"Tekrar geri dönüsümüz hava ve ot durumuna göre degisiyor. Sehirde otlatabilecegimiz yerler fazla olursa daha uzun süre otlatiyoruz. Ilkbaharda, nisan ayinda köylerde kimse kalmaz. Herkes yeniden kirlara gidecek, havalar biraz daha isininca ise yaylalarin yolunu tutacaklar. Biz geçimimizi bu sekilde sagliyoruz, ömrümüz böyle geçiyor."
Kaynak: AA
Vatandaslarin geçim kaynaginin genellikle tarim ve hayvancilik oldugu kentte, yaklasik 1 milyon 400 bin küçükbas hayvan bulunuyor.
Ilkbaharda sürüleri ile yaylalara giden göçerler sonbaharda havalarin sogumasi, otlaklarin kurumasi ile sürüleriyle yeniden kentin alçak rakimli köylerine dönüyor.
Yöredeki göçerler, sürülerini genellikle Agri, Kars, Ardahan ve Erzurum'un yaylalarina götürüp yazi buralarda geçiriyor. Sonbaharda ise havalarin sogumasiyla Igdir'a dönüs basliyor.
Yüzlerce koyun ve keçiden olusan sürüleri ile yaylalardan yola çikan göçerler 40 ile 60 gün arasinda yaya olarak köylerine ulasiyor.
Çiftçilerden Aslan Önay, AA muhabirine, yolda birçok zorlukla karsilastiklarini fakat bir kayip vermeden dönmeyi basardiklarini söyledi.
Önay, "Biz Kars'taydik, geri dönüse geçtik. 50 gündür yoldayiz, tabi zorlandik, çiftçilik çok zor. Kar, kis, soguk hava ile mücadele ettik. Kurakliktan dolayi ot yok. Bizim 1200 hayvanimiz var, yaklasik 7-8 aydir yaylalardayiz." dedi.
Çiftçilerden Riza Tiltay ise sürülerini Erzurum, Kars ve Agri'da otlattiktan sonra yola çiktiklarini belirterek, "Yaklasik 40 gündür yoldayiz, bir ara çok kar altinda kaldik. Kurak yerler vardi, buralari mecburen geçtik. Sarp kayalik alanlardan da geçtik, simdi memleketimize vardik." diye konustu.
- "Tekrar geri dönüsümüz hava ve ot durumuna göre degisiyor"
Kisin sonlarina dogru yeniden yaylaya çikis için hazirliklarin baslayacagini aktaran Tiltay, sunlari söyledi:
"Tekrar geri dönüsümüz hava ve ot durumuna göre degisiyor. Sehirde otlatabilecegimiz yerler fazla olursa daha uzun süre otlatiyoruz. Ilkbaharda, nisan ayinda köylerde kimse kalmaz. Herkes yeniden kirlara gidecek, havalar biraz daha isininca ise yaylalarin yolunu tutacaklar. Biz geçimimizi bu sekilde sagliyoruz, ömrümüz böyle geçiyor."
