Türkiye Ile Almanya Arasindaki Is Gücü Anlasmasinin 60. Yili

1968'de çalismak amaciyla Berlin'e gelen 81 yasindaki Aynur Arslan: 'Sirkeci’den tren hareket edince çok aglamaya basladim. Nasil agliyorum anlatamam o kadar. Geride 3 çocuk ve esimi birakmistim çünkü' Köln'den 84 yasindaki Irfan Demirbilek: 'Aslinda tek amacim bir otomobil alarak Türkiye'ye dönmekti ama 54 sene geçti hala dönemedik'

Türkiye ile Almanya arasinda imzalanan is gücü göçü anlasmasinin üzerinden 60 yil geçerken bu süreçte 870 bin Türk çalismak amaciyla Almanya’ya gitti.

Birkaç yil çalisip para biriktirerek Türkiye’ye geri dönmeyi düsünen Türkler, Almanya’da kalici oldu. Almanya’da yasayan yaklasik 3 milyon Türk'ün yarisi Alman vatandasligini da aldi.

Türkler 60 yilda, Alman toplumuna çok degerli sanatçi, siyasetçi, bilim insanlari ve sporcular kazandirdi.

Baskent Berlin’de yasayan 81 yasindaki Aynur Arslan, AA muhabirine yaptigi açiklamada, Türkiye’de o yillarda maasin çok düsük oldugunu ve 3 Aralik 1968'de Almanya’ya daha fazla para kazanmak amaciyla geldigini söyledi.

Almanya’ya gelmekten dolayi hiç pisman olmadigini belirten Arslan, bugün 7 çocugu ve 16 torununun Almanya’da yasadigini, kendisinin de bu nedenle artik Türkiye’ye kesin dönüs yapamadigini dile getirdi.

Arslan, Almanya’ya gelip de alisamayan birçok arkadasinin, o dönem Türkiye’ye geri döndügüne isaret ederek “Bize Almanlar o dönemde çok hürmet gösterirdi. Toplu tasimalarda bize yer gösterirlerdi. Simdi ise nerdeyse otobüse bindirmeyecek hale gelindi.” dedi.

Ilk geldigi yillarda ise giderken çocuklarina bakmasi için Alman komsusuna anahtar biraktigini anlatan Arslan, “Esim gece çalisiyordu, ben gündüz çalisiyordum. Alman komsumuz da çocuklarima kötü bir sey olmasin diye göz kulak olurdu.” diye konustu.

- Tren Sirkeci’den hareket edince çok agladim

Almanya’ya yola çiktiklarinda ramazan oldugunu ve dolayisiyla oruç tuttugunu aktaran Arslan, “Gece sahura kalktik sabah oruçlu olarak Almanya’ya yola çiktik . Allah'a hep dua ettim hakkimda hayirlisiyla nasip et, yoksa etme diye. Trene bindik esim kaldi Istanbul’da. Sirkeci’den tren hareket edince çok aglamaya basladim. Nasil agliyorum anlatamam, o kadar. Geride 3 çocuk ve esimi birakmistim çünkü.” ifadelerini kullandi.

Arslan, ilk önce Münih’e vardiklarini oradan da uçakla Berlin’e geldigini belirterek “Almanya 2. Dünya Savasi'ndan çikali 23 yil olmus. Berlin’deki binalarda hala mermi izleri. Önce bizi bir yurda yerlestirdiler. Birkaç gün içinde isbasi yaptik. 800 mark maas aliyordum.” dedi.

Aradan birkaç ay geçtikten sonra firma sahibine, ailesinin yanina Türkiye’ye gitmek istedigini ilettigini ifade eden Arslan, Alman isverenin kendisini birakmayacagini, ailesini Almanya’ya getirmek için islemleri baslatacagini söyledigini aktardi.

- Amasya yerine Amasra yazinca ailemin gelmesi daha da uzun sürdü

Arslan, ailesi için Türkiye’ye istekte bulunulan dönemde görevli memurun Amasya yerine Amasra yazdigini ifade ederek söyle devam etti:

“Bu yüzden esim ve çocuklarimin gelmesi normalinden biraz daha uzadi. Çünkü tekrar istekte bulunmak zorunda kaldik. 84 yilinda kardeslerimi de Almanya’ya getirttim. Onlar Hamburg'a geldi.”

Almanya’da Türkiye hasretini her aksam Köln radyosunu dinleyerek dindirmeye çalistiklarini vurgulayan Arslan, “Köln’den Türkçe yayin yapilirdi o dönem. Biz de her aksam bir saat onu dinler, vatan hasretimizi dindirmeye çalisirdik.” diye konustu.

- Irfan Demirbilek'in tek hedefi bir otomobil alip geri dönmekti

Agustos 1968'de Köln’e gelen Irfan Demirbilek ise Almanya’ya gelis amacinin bir otomobil alip Türkiye'ye götürmek oldugunu söyledi.

Almanya’ya geldikten sonra çok farkli otomobiller aldigini anlatan Demirbilek ancak bir daha Türkiye’ye kesin dönüs yapamadiklarini Almanya’ya yerlestiklerini anlatti.

Demirbilek, "Aslinda tek amacim bir otomobil alarak Türkiye'ye dönmekti ama 54 sene geçti hala dönemedik." dedi.

Istanbul’da elektrikçi oldugunu ve isinin de iyi oldugunu ifade eden Demirbilek, sözlerini söyle sürdürdü:

“Ben otomobil hastasiydim. Çok istiyordum otomobil ama o zaman Türkiye’de araba almak çok zor. Bir gün çalistigim fabrikada kaza geçirdim. Gözlerimden rahatsizlaninca istirahat yazdi doktor. Biz de oglum ve esimde Istanbul’da biraz gezintiye çiktik. Gezerken bir topluluk gördük merak ettim ne var, ne oluyor burada diye. Is bulma kurumuymus orasi. Esime gelmisken yazilsak dedim. Is bulma kurumundaki memur, bana, ‘Agabey, Almanya elektrikçi istemiyor seni almazlar’ dedi. Ben seni tornaci yazayim’ dedi. Ben de yaz nasil olsa çikmaz dedim. Bir ay sonra bana cevap geldi. Su gün gelin muayene olun diye. Bu sefer de bir korku, heyecan sardi beni."

Demirbilek, Almanya’ya gelis hikayesine iliskin de “29 yasindayim, Sirkeci’den bir bilet verdiler. Bir file verdiler içinde helva ekmek peynir zeytin var. Üç gün trende geldik Münih’e. Oradan Köln’e geçtik. Almanya’ya geldikten bir hafta sonra hemen ehliyet kursuna yazildim. Amacim hemen arabayi alip dönmek. Gündüz çok çalisiyorum aksam ehliyet kursunda ders dinlerken uyuyakalirdim. Çalismaya basladiktan 4 ay sonra 1964 model Opel marka aracimi aldim. 800 mark maas aliyordum, 2 bin marka arabami almistim. Aldigim arabamla Türkiye’ye izine gittim. Türkiye’ye gittim esime biraktim karari. Eger o Türkiye’ye gel birak deseydi Türkiye’de kalacaktim ama esim, Istanbul’da kurulu düzenimiz yok artik Almanya’da kuralim deyince hep beraber Almanya’ya yerlestik.” diye konustu.

- "Mahkeme kuskus makarnasi tesisi açmamiza izin verdi"

Almanya’ya tekrar döndügünde bu sefer otobüs soförü olarak çalismaya basladigini anlatan Demirbilek, “1974’te esim kuru temizleme isine basladi ve bir dükkan açtik ama o da zorlu bir süreç oldu. Buraya misafir isçi statüsünde gelince kendi isimizi yapmamiz zordu. Mahkemeye isletme açma izni için müracaat ettigimizde bize kuru temizleme degil de kuskus makarnasi üretim tesisi açabilecegimiz söyledi, ne alakasi varsa. Kuskus üretmek mi karara çok sasirdik ve anlam veremedik ama yilmadik, sonunda iznimizi aldik.” dedi.

Demirbilek, araba merakinin hiç bitmedigini ve Almanya’ya geldigine hiç pisman olmadigini sözlerine ekledi.

Irfan Demirbilek’in oglu Kemal Demirbilek, Almanya’da okula gittigi dönemde okuldaki tek Türk ögrencinin kendisi oldugunu söyledi.

Okul hayati boyunca hiç negatif bir seyle karsilasmadigini vurgulayan Demirbilek, “Ancak is hayatina atilirken is görüsmelerinde yasadigim bazi sikintilar oldu. Sadece isminizin yabanci olmasindan dolayi ret geldiginde bunu hissediyorsunuz. Neticede ben Alman firmasinda ise baslayamadim. Sonra kendi firmami kurdum ve hala devam ediyorum.” ifadelerini kullandi.

Türkiye ile Almanya arasinda 30 Ekim 1961 tarihinde Is Gu¨cu¨ Anlasmasi imzalanmisti. Almanya 1964’te Portekiz, 1965’te Tunus ve 1968’de Yugoslavya ile de is gücü sözlesmeleri imzaladi. Ancak diger ülke vatandaslarinin çogu bir müddet sonra ülkelerine geri dönerken Almanya'ya yeni bir hayat kuran Türkler ülkede kalici oldu.
Kaynak: AA