Kocasinan Belediyesi Meclis Salonu’nda yapılan toplantının moderatörlüğünü Rafet Ural yaptı. Toplantının konuğu
Jeoloji Mühendisleri eski
Kayseri İl Temsilcisi Adnan Evsen ‘
Türkiye ve
deprem; ülke olarak hazır mıyız’ konusunu ele aldı. Ülkede son 100 yılda meydana gelen depremlerde 100 bin insanın hayatını kaybettiğini söyleyen Evsen; “Türkiye’nin en son 2008 yılında ortaya koymuş olduğu Deprem Tehlike Haritasında en tehlikeli
deprem kuşakları;
Karadeniz kıyısından, İstanbul’dan Doğu Anadolu’ya kadar uzanan Kuzey Anadolu Fayıdır.
Elazığ depremi, hemen Hatay’dan,
Gaziantep,
Kahramanmaraş, Adıyaman’dan Bingöl’e doğru giden kısma da
Doğu Anadolu Fay Hattı üzerinde gerçekleşti. Bir de ülkemizin batı kesiminde bir kısım var.
Kayseri,
Nevşehir ve Niğde’nin de olduğu Orta Anadolu kısımlar diğer bölgelere göre daha emniyetli ama Ecemiş Fayı’nın 6,5 büyüklüğünde
deprem üretme kabiliyetini unutmamamız gerekiyor. Türkiye’yi etkisi altına alan depremleri özetledik, 4-5 tane ana segmenti var.
Doğu Anadolu sıkışmalı bölge, Kuzey
Doğu Anadolu tektonik bölge, Batı Anadolu genişlemeli tektonik bölge,
Güneydoğu Anadolu sıkışmalı tektonik bölge ve Orta Anadolu normal bileşimli tektonik bölge olmak üzere 5 ana segmentten meydana gelmekte. En büyük tehlike oluşturan, en fazla yıkıma sebebiyet veren Kuzey Anadolu
fay hattı, daha sonra
Doğu Anadolu Fay Hattı. İkisi
Bingöl Karlıova’da kesişiyor. Üçüncü büyük hasarları oluşturan depremler de Ege sisteminde meydana gelen depremlerdir. Orta Anadolu Bölgesi’ni tehdit eden Orta Anadolu Fay Zonu Bölgesi var, Ecemiş Fayı. İçel,
Adana istikametinden başlayıp Kayseri’ye kadar gelen, Kayseri’den de Sivas’a, oradan da Kuzey Anadolu Fayı ile birleşmiyor ama teğet geçiyor. Niçin bu depremleri yaşıyoruz_ dünya üzerinde plakalar var. Bu plakalar sabit değil; yerinde durmuyor.
Türkiye de yerinde durmuyor, sürekli hareket ediyor. Güney ve kuzeydeki plakalar Türkiye’yi bir mengene gibi sıkıştırıyor. Bu sıkışmayla mütevellit Kuzey Anadolu Fayı’ndan itibaren Yunanistan’a doğru Anadolu plakası her yıl 2,5 santim ilerler. Kuzeyde
Karadeniz, Güneyde Arap ve
Afrika plakalarının sıkıştırmasıyla kuzey-güney istikametinde de 1 santim kısalmalar meydana geliyor. İşte bu hem güneyden hem kuzeyden olan sıkıştırmalar Türkiye’deki depremlerin oluşmasına sebebiyet veriyor. Tarihsel dönem içerisinde 1939 yılında
Erzincan depremi şu ana kadar en büyük
deprem. 7,9 büyüklüğünde yaklaşık 33 bin insanımız bu depremde hayatını kaybetmiş. Onun dışında kaydedilen en büyük
deprem 17 Ağustos depremi, 7,4 büyüklüğünde. Yaklaşık 17 bin vatandaşımız bu depremde hayatını kaybetmiş. Türkiye’de meydana gelen depremlerde şuana kadar yaklaşık 100 bin insanımız depremde hayatını kaybetmiş” ifadelerini kullandı.
Mecliste ayrıca Hukukçular Derneği
Kayseri İl Temsilcisi Avukat Durdu
Mehmet Yalçın da gündeme dair diğer konularda görüşlerini bildirdi.