MHP'den Kılıçdaroğlu'na tepki
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili E. Semih Yalçın, yazılı bir açıklamayla Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun İstanbul depremi üzerinden fırsatçılık yaptığını açıkladı.

“İstanbul depremleri; CHP’yi sallamış, CHP’yi vurmuştur. İstanbul depremleri, CHP’nin yetersizliğini açığa çıkarmıştır. İstanbul depremleri; CHP’nin vizyonsuzluğunu, hazırlıksızlığını gözler önüne sermiştir” diyen Yalçın şöyle devam etti:
“Allah korusun, İstanbul’da daha büyük bir deprem vukuunda CHP’nin halka hizmet yerine hangi mazeretleri üreteceğinin, faturayı kimlere nasıl çıkaracağının senaryosu şimdiden yazılmaya başlanmıştır. CHP’nin başı İstanbulluları teskin edecek yerde yangına körükle, ateşe benzinle gitmektedir. CHP’nin başı; muhtemel afet senaryolarını dikkate alırken İstanbul halkını değil, yeni Belediye Başkanının prestijini ve henüz öteye beriye laf yetiştirmekten ısıtamadığı koltuğunu kurtarmayı düşünmektedir. Zaman dayanışma ve devletin yönetim kademesiyle birlikte hareket ederek doğal afetlere karşı alınacak hayati tedbirleri birlikte hayata geçirme zamanıyken; İstanbul halkının haklı korkularını çıkar lokmasına katık etmek, ahlaksızlık ve fırsatçılıktır. CHP yöneticilerinin, devlet yönetimiyle birlikte çalışmaktan kaçarak kendi başına hareket etmeye niyetlenmesi; sorumsuzluktur, akılsızlıktır. Deprem gibi yıkıcı bir doğal afetle mücadelenin siyaset karıştırılmadan, particilik ve ayrımcılık yapılmadan, milletçe verildiğini hesaba katmayan CHP’nin bu menfaatçi politikaları; devlet hizmetlerini sekteye uğratmaktan, İstanbul’a zaman kaybettirmekten başka işe yaramayacaktır. CHP’nin mevcut mahzurlu ve tehlikeli tutumu; muhtemel büyük İstanbul depremine hazırlık mahiyetinde yürütülen çalışmaların, hayata geçirilecek yatırım ve dönüşüm projelerinin akim kalmasına yol açabilecektir. Oysa bilimsel araştırma ve çalışmaların ışığında İstanbul’da alınacak tedbirler ve kentsel dönüşüm çabalarının; icra erkinin öncülüğünde, devlet kurumları ve belediyelerin koordineli çalışmalarıyla yürütülmesi elzemdir. Artık çıplak gözle görülmektedir ki CHP, devletin ayağına çelme takmaya, halka ayak bağı olmaya memur edilmiş bir partidir. CHP’nin siyasette oluşturduğu derin faylardan pis kokular yayılmaktadır. Bu kötü kokuların son somut örneklerinden biri, CHP ve yancısı konumundaki İP’in IMF temsilcileriyle kapalı kapılar ardında yaptıkları toplantıların ortaya çıkmasıyla burunlara gelmiştir. Türkiye IMF defterini çoktan kapatmış ve kendi yağıyla kavrulmayı öğrenmişken; IMF ile bu gayrimeşru ilişki, bu ahlaksız flört neyin nesidir. CHP ve suç ortağı İP, IMF temsilcilerinin kulağına Türkiye aleyhine hangi bilgileri fısıldamışlardır. CHP; küresel sermayenin baskı ve tahakküm silahı olan düyunuumumiyeci bir örgütle temas kurarak kimlerin, hangi ülkelerin lehine muhbirlik yapmaktadır. CHP, kapalı kapılar ardında Batı’ya Türkiye’nin hangi sırlarını ifşa etmektedir. Anlaşılan o ki ayıyla yatağa girmeye pek hevesli olan CHP, aşkı uğruna millete ihanet etmeyi göze almıştır. IMF ile ilişkisinden bir iktidar çocuğu doğacağını sanan CHP’ye tavsiyemiz şudur: CHP; duçar olduğu ümitsiz ve çaresiz romantizmden derhâl sıyrılmalı, kendisini kötü yola düşürecek bu sevdadan vazgeçmelidir.”
