KKTC Başbakanı Tatar Açıklaması 'Rum Tarafı Tek Başına Hareket Edemez'
KKTC Başbakanı Ersin Tatar, “Rum tarafı tek başına hareket edemez. Rum tarafı, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin tek sahibi değildir. Kıbrıs adasının iki eşit ortağı vardır; Kıbrıs Rumları ve Kıbrıs Türkleri. Kıbrıs Türklerinin de hak ve çıkarları kesinlikle göz önünde bulundurulmalıdır” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kısa bir süre önce başkanlık sistemine geçtiğini ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için de bu sistemin konuşulmaya başlaması gerektiğini söyleyen Tatar, “Bizim bu durumu tartışma noktasına yakın bir gelecekte geleceğimizi düşünüyorum. Çünkü bu sistemde istikrarsızlık oluyor ve hükümetler çok sık değişiyor. O bakımdan Türkiye’dekine benzer bir sistemi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de tartışılır olması gerekmektedir. Daha önce yaptığımız görüşmelerde de tüm partilerin başkanlık yönetimine sıcak baktığını gördük. Tabii ki anayasal değişiklik gerekiyor, referandum gerekiyor bunlar gündeme gelecektir. Hükümetimiz yeni iş başı yaptı. Önümüzde Cumhurbaşkanlığı seçimleri var Nisan 2020’de. Dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra bu mesele gündeme gelebilir diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.
Kuzey Kıbrıs hükümetinin her zaman barıştan yana tavır takındığını ve 1974 yılında gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekatıyla birlikte Türk askerinin bölgeye barış getirdiğini belirten Tatar, “Biz her zaman barıştan yanayız. Kıbrıs’ta barış dediğimiz olay 1974’ten sonra Türk askerinin müdahalesiyle gerçekleşmiştir. Güney’de Rumlar, Kuzey’de Türkler hiçbir hadise yaşamamıştır. Şimdi yapılmak istenen federasyon görüşmeleri ekseninde Kıbrıs’ta bu yapıyı üniter bir yapıya Avrupa Birliği içerisinde, Türkiye’nin söz hakkı olamayacağı, Türkiye’nin garantörlüğünün sona ereceği ve Türkiye’nin buradan çekilmesiyle ortaya çıkacak Federal Cumhuriyetin Avrupa Birliği içerisinde, Avrupa Birliği güvenliği şemsiyesi altında bir pozisyon olacaktır. Biz buna karşıyız. Bu hükümet uyumlu bir hükümet. Kıbrıs’ta artık alternatif fikirlerin masaya gelmesi lazım. Bu fikirler arasında; AB çatısı altında iki devletin bir araya gelmesi, konfederasyon veya kadife ayrılık olabilir. Ama günün sonunda federal temelli anlaşmaların tükendiği ve ne formül olursa olsun iki devletten ibaret olması gerekmektedir. Bu durumda bizi Kuzey’de rahatlatır. Çünkü üniter yapıda Türkiye’nin garantör devlet olmayacağı bir yapıda Kıbrıs Türkleri sıkıntıya girer. Dolayısıyla bizim arzu ettiğimiz, bu kadar yıldan sonra Kuzey’de ayrı bir devlet ve bu devletin Türkiye’nin garantörlüğünde bu yapıda ileriye taşımasıdır. Toprak, mülkiyet, yerleşim meseleleri yine tartışılır, yine AB kriterlerine göre bu konular ayarlanabilir” diye konuştu.
