Olayın geçmişinden bahseden Avukat Gücüyener, ABD tarafından baskı ve tehditlerin geldiğinden söz etti. Bu konuda
Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik alanına müdahale edildiğini savunan Gücüyener, "İzmir’de yürütülmekte olan ve kamuoyunda ’Papaz Brunson’ davası olarak bilinen yargılamada ABD vatandaşı olan
tutuklu sanık hakkında
ev hapsi kararı verilmiştir. Karar üzerine ABD yetkilileri tarafından Türk Yargısının bağımsızlığı ve
Türkiye Cumhuriyetinin egemenliği hiçe sayılarak sanığın derhal tahliyesi yönünde baskı ve tehdit içeren açıklamalar peş peşe yapılmıştır. Son olarak Adalet Bakanımız
Abdülhamit Gül ve İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu’ya yaptırım uygulanacağı ABD yetkilileri tarafından duyurulmuştur.
Türkiye Cumhuriyeti; özgür, egemen, bağımsız , tarihin kaleme alınmaya başladığından bu yana var olan Türk milletinin iradesinin somutlaştığı onurlu bir devlettir. Devletimiz, emperyalizme karşı dünya üzerinde verilen kurtuluş mücadelesinin öncü savaşlarından biri ile emperyalizmi yenerek kurulmuş ve tüm
mazlum milletlere örnek teşkil etmiştir. ABD yetkililerin tavrının
uluslararası hukukta, insanlığın binlerce yıllık
savaş ve barış mücadelesi ile oluşmuş diplomatik geleneğinde,hiçbir yeri yoktur. Bu tavrı şiddetle reddediyoruz.
Türkiye Cumhuriyeti Devletine ve bağımsız Türk Yargısına hiçbir egemen güç, emir ve talimat veremez, tehdit de edemez" dedi.
"Uluslararası hukuka açıkça aykırıdır"
Yaşanan durumun hukuka aykırı olduğunu aktaran Gücüyener, "Uluslararası hukuka açıkça aykırı olarak; tam bir mafya yöntemi ile alınan bu karar insanlığın kazanımlarına aykırı, hukuku yok sayan asla kabul edilemez bir haksız eylemdir.
Türkiye Cumhuriyeti devleti böyle mafya usulü eylemlere asla prim vermemiştir ve vermeyecektir. Türk Milleti ve
Türkiye Cumhuriyeti, Orhun kitabelerinde yazdığı üzere ’Üstte mavi gök çökmedikçe altta yağız yer delinmedikçe’ varlığını ve bağımsızlığını daima sürdürecektir. Hukuki Araştırmalar Derneği olarak kamuoyuna saygı ile duyurulur" diye konuştu.