'Kopan parmağımı avucuma alıp öyle çatıştım'
15 Temmuz darbe girişimi gecesinde yaşadıklarını anlatan Kartaltepe Kışlası Komutanı Piyade Albay Davut Ala, kopan parmağımı avucumun içine alıp çatışmaya devam ettiğini söyledi.

“'GÖRECEKSİNİZ 2 SENE SONRA SİZİ YARGILAYACAĞIZ VE ASACAĞIZ' DEDİLER”
Piyade Albay Davut Ala, lojmanlara gittiği sırada Gülhane Askeri Tıp Akademisi'ne refakatçi olarak gönderdikleri Yusuf astsubayın kendisini aradığını söyledi.
Yusuf astsubayın kendisine, “Komutanım ben kışlaya dönemiyorum. Kuleli Askeri Lisesi'nden bir yüzbaşı beni köprünün başında durdurdu ve darbe olduğunu söyledi” demesi üzerine inanamadıklarını ve gülmeye başladığını belirten Ala, “Arkadaşımızı psikiyatri bölümüne refakatçi olarak göndermiştik ve hatta ‘Psikiyatri bölümüne gitti. Orada kafayı yedi' diye düşündük. Ben ömrü hayatımda bir kışlaya 4 tane helikopterin indiğini hiç görmedim. O gün orada 4 tane helikopter gördüm, hatta o helikopterlerden bir tanesi de Yunanistan'a kaçan helikopterlerden birisiydi. Tugay karargahının oraya giderken mescidin orada bir tank gördük. Tanktaki personeli aşağı indirip darbe olduğunu ve hangi tarafta olduklarını sordum. O tankın daha önce dışarıya çıkıp faaliyete katıldığını öğrendim. Bir durum değerlendirmesi yaptık. Bir helikopterin futbol sahasına indiğini gördüm. O helikopterin Kanal D ve CNN Türk'e baskına gidip, orada yaralanan FETÖ'cü subayları getiren helikopter olduğunu öğrendim. 15 dakika sonra bir askeri ambulans bizim bulunduğumuz istikamete doğru geldi. Bağırmama rağmen durmadı ve önüne atladım. Ambulansın içindeki ermiş. Erin bir tanesini tekerin önüne yatırdım kaçamasınlar diye. Arka kapıyı açtığımızda 2 tane yaralı subay gördüm. Yaralı subaylardan bir tanesinin o tugayın istihbarat subayı olduğunu gördüm. Ben, ‘Yazıklar olsun size. Bu vatan size her şeyi verdi' dememe rağmen bu insanlar bana, ‘Göreceksiniz 2 sene sonra sizi yargılayacağız ve asacağız' dediler” ifadelerini kullandı.
“İLK HASTANEYE GİTTİĞİM ZAMAN ÖLDÜ DİYE BENİ KENARA ATMIŞLAR”
“Daha önce o kışlada görmediğim, açıkçası silahlı kuvvetlerde de görmediğim askeri üniformalı ama saçı ve sakalı farklı 2 kişi gördüm” diyerek sözlerini sürdüren Ala, şöyle devam etti:
“Rütbelerini falan göremedim. Bunlara ben üç defa teslim olun diye bağırdım. O sırada ilk mermiyi bize sıktılar. İlk mermi sol bacağımda cüzdanıma denk geldi. Ben onların Türk subayı değil, başka milliyetten, cinsten veya sivilden gelen insanlar olduğunu düşünüyorum. Bu insanlar ile silah arkadaşlığı yapmışım, ekmeğimi bölüşmüşüm, bize nasıl bu kadar hainlik yapabildiklerini anlayamıyorum. Helikopterin oraya giderken hiçbir acı hissetmedim, hatta parmağımı avucumun içine alıp öyle çatışarak gittim. Orada karaciğerimden de vurulduktan sonra şehit olacağımı düşünerek vali yardımcısı akrabamı aradım. Çocuklarım önce Allah'a, sonra da sana emanet dedim. Ondan sonra bayılmışım ve gözümü 17-18 Temmuz'da hastanede açtım. İlk hastaneye gittiğim zaman öldü diye beni kenara atmışlar. Yaşaması mümkün değil demişler. Bir Rum ordusunu getirip koysaydık oraya, Rum ordusundaki Rum askerleri bile o halka o eziyetleri etmezdi. Rum ordusu veya başka bir ordu, şu sizin düşmanınız dese o sivil insanlara sivil insanların silahları ile bu kadar eziyet etmezdi.”
