'Bizim için Kudüs Filistin'in başkentidir'
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Bizim için Kudüs Filistin'in başkentidir ve Harem-i Şerif'te bütün Müslümanlar için kutsaldır.” dedi.

“ESAD, VARİL BOMBALARI, KİMYASAL SİLAH KULLANMIŞTIR”
Başbakan Davutoğlu, mevcut mültecilerin yönetilmesi konusuna da değinerek, “Türkiye'de 2 milyon Suriyeli ve 200 bin Iraklı mülteci var ve başka ülkelerde de on binlerce ve yüzbinlerce mülteci var şu ana kadar bu mültecilerin yönetimi komşu ülkelerin sırtına kalmıştı. Türkiye olarak biz 7.6 Amerikan doları para harcadık ve uluslararası camianın bu harcamalara katkısı minimum oldu. Biz kendimizi gelecek için hazırlamak durumundayız. Eğer bir gün Suriye'de barış olacaksa, mültecilerin geriye dönmeleri için nasıl bir plan yapabiliriz. Bu da bizim stratejimizin üçüncü ayağı. Bütün bu konuları meslektaşlarımızla konuşuyoruz. Umuyorum ki BM Genel Kurul toplantısından sonra daha fazla bilinç oluşacaktır ve uluslararası camiada bu konuyla alakalı daha aktif davranacaktır. Esad'ın geleceği ile alakalı olarak da şunu söyleyebilirim. Hem Suriye için de hem de Suriye'nin etrafından tüm bu insani trajediden bir numaralı sorumlu kişi Esad'dır. Varil bombaları kullanmıştır, kimyasal silah kullanmıştır. Bunların hepsi savaş suçudur, insanlığa karşı işlenmiş suçlardır. Dolayısıyla onun var olmasıyla bir çözüm mümkün değildir. Ülkenin sadece yüzde 14'ünü kontrol edebiliyor ve gerçekten çok onun yönetiminde çok kırılgan bir ülke oluştu. Bütün tarafların katılımıyla bir geçişe ihtiyaç var. Ebetteki hiçbir terörist grubun varlığının bir meşruiyeti olamaz. Aynı zamanda savaş suçu işleyen bir rejimin de meşruiyeti olamaz. Cenevre 2 görüşmelerinin yeniden canlandırılması için çabalara ihtiyaç var, sürecin yeniden başlaması lazım ve terörist gruplar ve Esad olmadan” ifadelerini kullandı.
“BİZİM İÇİN KUDÜS FİLİSTİN'İN BAŞKENTİDİR”
Davutoğlu, Gazze ve Filistin'e yönelik bir soruyu yanıtlayarak, “Dün sayın Devlet Başkanı Abbas ve Ürdün Kralı Abdullah ile bir araya geldik ve Harem-ı Şerif'teki durumu tartıştık ve çok yakından takip ediyoruz. Orada İsrail işgal güçlerinin yapmış olduğu provokasyonları takip ediyoruz özellikle de Harem-i Şerif'e ve Kudüs'teki kutsal yerlere. Türkiye'nin bu noktadaki pozisyonu bellidir. Bizim için Kudüs Filistin'in başkentidir ve Harem-i Şerif'te bütün Müslümanlar için kutsaldır. İsrail'in bu noktada yapmış olduğu Kudüs'ün, Harem-i Şerif'in statüsünü değiştirme çabalarının tamamına karşıyız. Uluslararası camia ve liderler İsrail'in Harem-i Şerif'e bu saldırılarını durdurmak zorundadır. Dün biz kaygılarımızı paylaştık ve neler yapılabilir, hangi adımlar atılabilir. Bunları Sayın Devlet Başkanı Abbas'la ve Kral Abdullah'la tartıştık. Türkiye, Harem-i Şerif'i Mesci-i Aksa'yı korumak için ve Kudüs'ün tarihi karakterini korumak için her şeyi yapmaya hazırdır, her türlü inisiyatife hazırdır. Bu bizim için birinci meseledir ve hepimizin Müslüman ülkeler, Filistin devletini savunan ülkeler olarak mutabık kaldığı konu budur. Türkiye, tecritte karşı, orda işlenen suçlara karşı, İsrail kuvvetleri tarafından işlenen suçlara karşı Gazze halkının haklarını her zaman savunmuştur. Çünkü tanklarla Gazze'ye saldırıyorlar, hava kuvvetleriyle saldırıyorlar ve sivil halka saldırıyorlar. Türkiye, Gazze'deki kalkınma projelerini hep desteklemiştir, desteklemeye de devam etmektedir. Geçtiğimiz yıl 76 milyon dolar bir yardımımız oldu ve oradaki erkek kardeşlerimize, kız kardeşlerimize yardım etmeye devam edeceğiz. Bayrağın göndere çekilmesi ise sembolik olarak çok önemlidir. Çünkü BM önünde, BM ofisleri önünde Filistin bayrağı İsrail bayrağı ile eştir, ondan aşağı değildir. Umuyorum ki bir gün bu statü şu noktaya gelecek, Filistin devleti BM'nin tam üyesi olacak. Üç yıl önce bizler Filistinli kardeşlerimizle birlikte çalışıyorduk ve Filistin'i üye statüsünde olmayan bir gözlemci olarak BM Genel Kurulu'na getirmeye çalışıyorduk bunu başardık. Bu yıl Filistin bayrağını BM ofisleri ve merkezide göndere çekmeyi başardık. Ben inanıyorum ki bir gün Filistin devleti de başkenti Doğu Kudüs olarak BM'nin tam üyesi olacaktır. Filistin halkı, Filistinli kardeşlerimiz diğer uluslar gibi özgür olacaktır” ifadelerini kullandı.
