Fikret Akova, CHP İlçe merkezinde yaptığı basın açıklamasında, 2014 yerel seçimleri öncesinde bazı basın yayın organlarında çıkan haberler konusunda açtığı davalardan bir çoğunu kazandığını anlattı.
Fikret Akova,
Cumhuriyet Halk Partisi ilçe örgütünde ilçe başkanı Tarık Erdil ve vatandaşların katıldığı basın açıklamasında bir çok konuya açıklık getirdi. Akova, katılanlara teşekkür ederken,”Gönül isterdi ki bu açıklamalarımı seçimler öncesi yapmaktı. Ancak, gerek yerel gerekse genel seçimlerde yapacağım bu açıklamaları siyasi bulanlar olabilir nedeniyle bu güne bıraktım. Bu açıklamaları ise keşke yapmak zorunda olmasıydım. Ben yıllardır her zaman hukukun üstünlüğünü savunan birisiyim. Bu nedenle hep doğruları söyledim, söylemeye de devam edeceğim. Şu ana kadar gerek basın yoluyla, gerekse bireysel olarak hakkımda yapılan linç operasyonu sonucu 70’in üzerindeki davadan küçük bir kısmı dışında tamamı bitti. Bu biten davalar arasından 11 adet dosyayı seçerek sizler ile paylaşmak istedim. Bu davalar arasında 3 tanesi Ören Altınkamp’a ait. Bunlardan kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan kısımlar. Bu konuda devletimizin bize verdiği yetki ile buraların yıkılması istendi. Biz de
Burhaniye Belediyesi olarak bize verilen görevi yerine getirdik. Devletin bize verdiği görevler arasında, başka otellerin ve turisttik tesislerinde olduğu bilindiği gibi bu işlemler o otel ve işletmelerde de uygulandı. Yine Altınkamp olarak bilinen turisttik alanda ki Disko’nun kıyı kenar çizgileri arasında kalmasından dolayı yıkım kararı vardı. Ancak bu diskonun 01.12.1986 yılında verilen ruhsat ile işletildiği ve ruhsatın iptali için açtığımız davaya ise
Danıştay bozma kararı verdi. Yine aynı turisttik işletmede kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan restaurantın da yıkımı konusu gündeme geldi ve belediye olarak
kaçak yapılan restaurantın yıkım kararını çıkarttık. Mahkemenin verdiği doğru karar sonucu haklılığımız burada da ortaya çıkmıştır.
Körfez Belediyeler Birliği hakkında yapılan bir şikayet sonucu idarenin başı olarak ben yargılandım.
Zeytinli Belediyesinin çöplüğünün zaman zaman yandığı çevreye rahatsızlık vermesi nedeniyle KBB başkanı olarak ben şikayet edildim. Yargılandım. KBB’nin Burhaniye’nin Çallı köyünde İPA projesi kapsamında yapılacak olan Çöp Ayrışma Tesisin işlemleri sürdüğü ve tüm körfezin çöpünün burada ayrıştırılacağı için bu davadan da beraat ettim. Yerel seçimler öncesinde
Burhaniye ulaşımında yer alan Ören Birlik Kooperatifi, ihaleye girmemesi nedeniyle belediyemizi zarar ettiği gerekçesiyle mahkemeye verdi. Yapılan yargılama sonrasında görevi kötüye kullanma suçlamasından da beraat ettik. Biz
Burhaniye belediyesine ve dolaylı olarak bana devletin verdiği görevleri yerine getirmek düşer. Doğru kararlar aldığımız mahkemece kanıtlanmıştır. Ben Burhaniye’miz ve memleketimiz için her türlü çalışmayı yaptım. Yine
yerel seçimler öncesinde bazı basın organları ve
sosyal medya üzerinden bir haberde “İki Yüzlü Akova” haberi üzerine açtığımız davayı kazandık. Bu davada beni o zamanın başbakanı
Recep Tayyip Erdoğan ile eşleştiren bu haber sonrasında 11 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldı. Yine Burhaniye’de çıkan bir gazetenin haberinde benim bir petrolden rüşvet aldığımı ima ederek “57 bini ne yaptın, Akova’nın ipliği pazara çıktı” ve buna benzer haberler üzerine savcılık kanalıyla yapılan araştırma da böyle bir paranın olmadığı ortaya çıkmıştır.
Burhaniye Akova
Petrol Ürünlerinde çalışan bir personelin adı geçen 57.160 TL’yi şirket hesabına yatırması gerekirken, yanlışlıkla benim şahsi hesabıma yatırması sonrasında bende hesabıma gelen parayı tekrar şirket hesabına aktardım. Akova
Petrol Ürünleri yönetiminde benim her hangi bir görevim yoktur. Çalışan elemanın bankaya giderek
Fikret Akova hesabına para yatıracağını söylemesi, banka görevlisinin de 57.160 TL’yi şahsi hesabıma yatırması ile gelişen bu olay sonrasında parayı hemen Akova
Petrol Ürünleri şirketi hesabına virman yaptım. Bu konu bundan ibaretti. Dava daha sonra 6 aylık süreyi geçmesi nedeniyle kovuşturma yapılmasına gerek olmadığı görüldü.
Yine
facebook isimli
sosyal medya üzerinden şahsımı 1945’lerin Alman diktatörü Hitler’e benzeterek belediye meclis üyelerimizin de isimleri kullanılarak yapılan hakarete varan filmi de Bergama Sulh Ceza Hakimliğinin verdiği bir karar ile kaldırttık. Ben faşizmi savunan biri değilim. Ne de böyle bir anlayışım var. Benim tek amacım memlekete hizmet etmektir. Ben basının özgürlüğünden yanayım. Basın eleştirmeli. Ancak basın kişilerin özel hayatlarına hakaret etmemeli” dedi.