Koza İpek Holding Ve Şirketlerine Kayyum Atanacak (3)

Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliğinin, Koza İpek Holding ve bünyesindeki şirketlere kayyum atanmasına ilişkin kararında, "Bu büyüklükte ve yoğunlukta devletimizin yapısına yönelik hükümeti yıkmaya, değiştirmeye, görevlerini yapmaya engel olmaya çalıştığı iddia edilen FETÖ/PDY adı altındaki böyle bir örgütün faaliyetlerine katılan, yardım eden olduğu raporlarla belirtilen şirketlere sadece denetim yönünden kayyum atanması, bu suçların işlenmesine engel olamayacağı gibi delillerin toplanması ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması yönünden yetersiz kalacaktır. Bu sebeplerle şirketlere, yönetim organının yetkilerinin tümü ile devredildiği kayyum tayini zorunlu görülmüştür" denildi.

Ankara 5. Sulh Ceza Hakimi Yunus Süer'in kararında, liderliğini Fetullah Gülen'in yaptığı FETÖ/PDY terör örgütü soruşturmasında, belirtilen holding ve şirketlere ilişkin, Ankara Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce düzenlenen inceleme raporu ve Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan bilirkişi raporundaki tespitler anımsatıldı.

Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturmada, anılan şirketlere ilişkin gerek MASAK'ın tespitleri gerekse oluşturulan bilirkişi heyetince hazırlanan ayrıntılı raporla belirtilen şekilde, terör örgütünün faaliyetleri kapsamında ve faaliyetlerine destek olacak şekilde şirketlerin kullanıldığı yönünde tespitler yapıldığı kaydedilen kararda, "Bu şekilde şirketlerin ticari faaliyetten ziyade, faaliyetlerinin neredeyse tamamını terör örgütüne yardım etmek amaçlarına hizmet etmek şeklinde gerçekleştirdikleri belirtilmiştir" ifadelerini yer verildi.

Kararda, şu ifadeler kaydedildi:

"Her iki rapor ile soruşturma aşamasında bu şirketler hakkında CMK 133/4 maddesinde belirtilen, katalog suçlardan olan, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, silahlı örgüt veya bu örgütlere silah sağlama suçları kapsamında kalabileceği kanaati hakimliğimizde oluşmuştur. Şirketlerin faaliyetlerinin bu şekilde CMK 133/4. maddesi kapsamında kalan katalog suçlardan olduğu kanaatine varıldıktan sonra, bahsi geçen şirketlerin suç işlemekte yoğun olarak kullanıldığı anlaşılmıştır. CMK 133/1. maddesinde kanun koyucu, 'Suçun bir şirket faaliyeti çerçevesinde işlenmekte olduğu hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi için gerekli olması halinde, soruşturma ve kovuşturma sürecinde hakim veya mahkeme şirket işlerinin yürütülmesi ile ilgili olarak kayyım atayabilir' hükmünü vaz etmiştir. Anılan raporlar ile şirket faaliyeti çerçevesinde suç işlendiği hususunda kuvvetli şüphe oluşturacak sebepler belirmiştir. Soruşturma aşamasında bu delillerin toplanabilmesi ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi için bu şirketlere kayyım atanması zaruri görülmüştür."

Kararda, CMK'da "Şirket yönetimi için kayyum tayini" konusunda, soruşturma aşamasında hakim tarafından karar verileceğinin belirtildiğine dikkat çekildi.

Soruşturma aşamasına ilişkin tüm işlemleri yapmak üzere sulh ceza hakimliklerinin görevlendirildiği hatırlatılan kararda, şirketlerin ana merkezleri ve bağlantıları dikkate alındığında, suç merkezi Ankara kabul edildiğinde, Ankara Sulh Ceza Hakimliğinin karar konusunda yetkili olduğu ifade edildi.

Kararda, şöyle denildi:

"Bu şekilde soruşturma kapsamının CMK 133/4. maddesi kapsamında katalog suçlardan olduğu ve suçun şirket faaliyeti kapsamında işlendiği hususunda kuvvetli şüphe bulunduğu anlaşıldıktan sonra, hakimliğimizce kayyum atanması yönünde kanaat oluşmuştur. Kayyumun görevi yönünden yapılan değerlendirmede ise şirketlerin büyüklüğü, bu şirketler vasıtası ile işlendiği iddia edilen suçların kapsamı, yoğunluğu, etkinliği değerlendirildiğinde, yönetim organının kararlarını denetlemek üzere kayyum atanması yeterli görülmemiştir. Bu büyüklükte ve yoğunlukta devletimizin yapısına yönelik hükümeti yıkmaya, değiştirmeye, görevlerini yapmaya engel olmaya çalıştığı iddia edilen FETÖ/PDY adı altındaki böyle bir örgütün faaliyetlerine katılan, yardım eden olduğu raporlarla belirtilen şirketlere sadece denetim yönünden kayyum atanması, bu suçların işlenmesine engel olamayacağı gibi delillerin toplanması ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması yönünden yetersiz kalacaktır. Bu sebeplerle hakimliğimizce anılan şirketlere yönetim organının yetkilerinin tümü ile devredildiği kayyum tayini zorunlu görülmüştür. Cumhuriyet Başsavcılığının şirketlere kayyum tayini talebi üzerine hakimliğimizce kayyumluk yapabilecek kişilerin tespiti ile bildirilmesi istenmiş, başsavcılıkça kayyumluk yapabilecek kişiler ile uzmanlık alanlarını belirtir cevabi yazı gönderilmiştir. Hakimliğimizce de yazı cevabı dikkate alınmıştır.

Tüm bu sebeplerle, bilirkişi raporları da dikkate alınarak, başsavcılığın talebi kabul edilerek, şirketlere yönetim organının yetkilerinin tümü ile devredildiği kayyumlar atanması ve yeni yönetim kurulunun kayyumlarca oluşturulması yönünde karar verilmiştir."

(Sürecek)

Kaynak: AA