Hava ve Uzay Stratejisti Benjamin Lambeth Açıklaması
Hava ve uzay stratejisti Benjamin Lambeth, Türk Hava Kuvvetleri'nin, son derece başarılı ve iyi donanımlı olduğunu belirterek, ''ABD Hava Kuvvetleri'ndeki meslektaşlarım Türk havacılarıyla eğitim faaliyetlerine katılmak ve birlikte uçmak konusunda çok istekliler. Meslektaşlarım, önümüzdeki yıl yapılacak eğitim faaliyetlerinde yer almak için sabırsızlıkla bekliyor'' dedi.
Hava Harp Akademisi tarafından düzenlenen Uluslararası Havacılık ve Uzay Gücü Konferansı , Harp Akademileri Komutanlığı'nda başladı.
ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı'nda uzun yıllar çalışan, Harvard'da da dersler veren hava ve uzay stratejisti Benjamin Lambeth, konferansın açılışında yaptığı konuşmada, hava gücünün nasıl tanımlanması gerektiğine ilişkin bilgi verdi.
Lambeth, soğuk savaş sonrasında hava güçlerinin öneminin arttığını belirterek, buna örnek olarak da 1991 yılındaki ''Çöl Fırtınası Harekatı'' ve sonraki yıllarda yapılan ''Irak'a Özgürlük Harekatı''nı gösterdi.
''Muharip güç olmaktan öte'' olarak tanımladığı hava gücünün içinde sadece bomba veya bunun gibi silahlar bulunmadığını, pek çok başka hava güçleriyle işbirliği yapılmasını gerektiren operasyonel taktiklerin de yer aldığını aktaran Lambeth, ciddi tecrübe, cesaret ve harekat kavramlarıyla organizasyonel uyumun da hava gücünün önemli parçalarını oluşturduğunu kaydetti.
Lambeth, hava gücünde istihbaratın önemini şöyle anlattı:
''Genellikle göz ardı edilen konulardan bir tanesi de hava yeteneklerinin, başarının elde edilmesindeki önemidir. Hava güçlerinin donanımı hiç bir şekilde istihbarattan bağımsız düşünülemez. Bu, sadece uyumlu bir şekilde muharip güçlerin kullanılması için değil, aynı zamanda hedeflerin belli tek bir sortiyle yok edilmesi için de büyük öneme sahiptir. Bu noktada istihbarat sadece hedeflerin vurulması değil, aynı zamanda neyin vurulması ve hedeflerin nerede bulunması gerektiği bilgisine de sahip olunması gerekliliğinin önemli bir parçasıdır. Hava gücü, aslında yukarıdan görülen her şeyi yok edebilir. Ama yine çok önemli olan bir konu, hava gücünün sadece görebildiğini ve yukarıdan tespit edebildiğini yok edebileceğidir. Bu da özellikle muharip alanda sadece donanımın kullanılmasının değil, doğru bilginin paylaşılmasının da ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Hava gücü, düşünceme göre, istihbaratla ilgili değerlendirildiğinde, iki zıt uçta bulunan fakat birlikte kullanılması gereken en önemli iki kavramdır.''
-ABD'nin hava gücünün farkı-
Hava gücünün 1991'den bugüne elde ettiği başarılara değinen Lambeth, Amerikan Hava Kuvvetleri'nin son 30 yılda hem Vietnam'da hem de daha sonraki hava operasyonlarında büyük dönüşüm geçirerek, doğasında stratejik bir yaklaşım benimsediğini, böylece sonuçları etkileyebilen belirleyici bir unsur olarak muharebe içinde rol üstlenmeye başladığını söyledi.
Amerikan Hava Kuvvetleri'nin gerçek zamanlı muharebe sahası farkındalığına sahip olması nedeniyle de stratejik bir unsur halini aldığını anlatan Lembeth, ''Oldukça yüksek olan kayıp oranlarının azaltılması ve 2. Dünya Savaşı ile Vietnam Savaşı döneminde yaşanan büyük kayıpların üstesinden gelinmesi için stratejik yaklaşımlar benimsendi. Amerikan Hava Kuvvetleri, 2003 yılında Irak'taki büyük savaş sonunda müttefik hava gücü, ortak görev gücü hedeflerine ulaşmak için çok daha stratejik bir yaklaşım benimseyerek koşulları belirleyebilme kabiliyetini gösterdi'' diye konuştu.
Lambeth, ABD'nin, hava gücünün gelişimine ve diğer ülkelerin hava kuvvetlerinin ilerlemesine katkıda bulunduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:
''ABD'nin hava gücü ile diğer ülkelerin hava güçleri arasındaki fark; sürdürülebilirlik ve ileri aşamadaki pek çok geri erişim gücüdür. Bu noktada dünya genelinde sadece ittifaklarımızla değil, geleceğe yönelik Rusya ve Çin'in de geliştirdiği ileri teknolojilere ayak uydurmak için atılması gereken adımlardan bahsetmek mümkün.
ABD hava gücünün, 2003 yılı içinde hava silahlarının diğerlerinden daha olgun safhaya geldiğini söyleyebilecek kapasiteye eriştik. Daha önceki dönemlerde 2. Dünya Savaşı ve Vietnam'da olduğu gibi büyük güçleri bir araya toplamaya gerek kalmadan sadece donanımın kullanılmasıyla hedeflerin vurulabildiği bir aşamaya gelindi. Bu gelişmiş muharebe sahası farkındalığı, dayanıklılık ve silahların doğru hedefi yakalama kapasitesi sayesinde elde edildi. Bugün hava gücü doğru bir şekilde kullanıldığında özellikle geliştirilmiş hassasiyet ve mühimmat etkinliği son derece belirgindir. Çeviklik ve esneklik hava gücünün en önemli unsurlarını teşkil etmektedir. Hava gücü, eskiden kara kuvvetlerinin yakın saldırı unsurları tarafından yapılan işin çoğunu tek başına yapabilir hale gelmiştir. Yıpratma tabanlı, kafa kafaya kara savaşından fazlasını sağlayabilen hava güçleri günümüz savaşlarında kara kuvvetlerinin rolünün, zaferi kazanmak değil de kazanılmış zaferi korumak olduğuna işaret etmektedir.''
ABD Hava Kuvvetleri'nin bugün ulaştığı başarıların altındaki önemli özelliklerin, ABD'nin ittifak içinde bulunduğu ülkelerle de paylaşıldığını dile getiren Lambeth, ''Bu noktada Türkiye de kendi payına düşen önemli unsurlardan faydalanabilmektedir. Bu noktada operasyonel standartlar ve küresel teyakkuz gücüyle ilgili unsurları göz ardı etmemek gerekir'' dedi.
-''Uzaydan alınabilecek destek çok önemli''-
Uyduların uzaya gönderilmesiyle hava misyon spektrumunda da önemli değişikliklerin ortaya çıktığını aktaran Lambeth, önümüzdeki yıllarda bu alanın hava gücünün mevcut kinetik ve kinetik olmayan bazı işlevlerini üstlenmekte önemli rol alabileceğini anlattı.
Lambeth, günümüzde özellikle yerde bulunan hedeflerin yok edilmesinde uzaydan alınabilecek desteğin çok önemli olduğunu vurguladı.
-''Türk Hava Kuvvetleri büyük öneme sahip''-
Türk Hava Kuvvetleri'nin büyük öneme sahip olduğunu dile getiren Lambeth, Türk Hava Kuvvetleri'nin bölgesel güvenliğin sağlanmasında ittifak güçleri ve ABD Hava Kuvvetleri ile NATO'nun en önemli misyonlarının yerine getirilmesi, yüksek standartlarda eğitim faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi için destek sağladığını söyledi.
Türkiye'nin ayrıca NATO'ya önemli destek sağlayan üçüncü hava kuvveti olduğunu belirten Lambeth, Türkiye'nin 1991 yılından bugüne NATO ve diğer koalisyon operasyonlarına sabit destek verdiğini, ABD ile kapsamlı ikili güvenlik ilişkilerine de devamlı olarak katılım sağladığını kaydetti.
Irak üzerinde uçuşa yasak bölgenin tesis edilmesinde Türkiye'nin önemli roller üstlendiğini ifade eden Lambeth, şöyle konuştu:
''Türk Hava Kuvvetleri, son derece başarılı ve iyi donanımlı bir hava kuvvetidir. Türk Hava Kuvvetleri, elektro optik uydu görüntüleme ve derin taarruz özelliklerine sahiptir, ayrıca daha kolay konuşlandırılabilir kuvvetlerden oluşan ekipmanı vardır. NATO'nun tersine Türk Hava Kuvvetleri, hava misyonlarını tam spektrum uygulayabilecek özellikte uzun erişimli donanıma sahiptir. Türk Hava Kuvvetleri'nin, F-16 da dahil olmak üzere geniş bir jet deneyimi vardır. ABD Hava Kuvvetleri'ndeki meslektaşlarım Türk havacılarıyla eğitim faaliyetlerine katılmak ve birlikte uçmak konusunda çok istekliler. Önümüzdeki yıl yapılacak eğitim faaliyetlerinde yer almak için sabırsızlıkla bekliyorlar.''
-57 ülkeden bin katılımcı-
ICAP'13'e aralarında ABD, Rusya, Çin, Fransa, İsveç, İngiltere, İtalya, Almanya, Belçika, Hollanda, Somali, Kongo, Ürdün, Libya, Yemen, Türkmenistan, Azerbaycan, Kosova, Bosna-Herkesk, Bulgaristan, Yunanistan, Belçika, Brezilya, Avusturalya, Japonya, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve Pakistan'ın da bulunduğu 57 ülkeden alanında otorite kabul edilen bine yakın akademisyen ve askeri uzman katılıyor.
Açılış töreni dışında basına kapalı gerçekleşen ve iki gün sürecek konferansta, hava ve uzay gücünün günümüz harekatında oynadığı rol ve ayırt edici özellikleri irdelenecek.
1. Hava Kuvveti Komutanı Korgeneral Abidin Ünal'ın ''Geleceğin Hava ve Uzay Gücünün Eğitim Perspektifi'' konulu bildiri sunduğu ilk oturumun başkanlığını, hayatını Türk havacılığının millileşmesi ve uçak sanayinin kurulmasına adayan Nuri Demirağ'ın torunu Prof. Dr. Banu Onaral yaptı.
İkinci oturumda, günümüzde ön plana çıkmaya başlayan özel operasyonlara, hava ve uzay gücü perspektfinden bakılacak. Oturumda, NATO Özel Operasyon Komutanı Korgeneral Frank J. Kisner, ''Özel Operasyonlar ve Hava Gücünün Çok Yönlü Yapısı'' başlıklı bildiri sunacak. Aynı oturumda özel operasyonlar ve askeri tarih konularında 60'tan fazla eseri bulunan Baltık Savunma Koleji Dekanı Prof. Dr. James Corum ve son harekatlarda pilot ve planlayıcı olarak görev yapan ABD Hava Kuvvetleri Özel Operasyonlar Komutanlığı'ndan Tuğgeneral Marshall Webb sunum yapacak.
Konferansın üçüncü oturumunda aralarında ''Çöl Fırtınası'' ve Afganistan harekatlarının planlayıcısı ve ABD Silahlı Kuvvetleri'nin Modern İstihbarat, Gözetleme ve Keşif Konsepti'nin mimarı emekli Korgeneral David Deptula ve Hava Harp Akademisi Harekat İstihbarat Anabilim Dalı Başkanı Yarbay Yücel Topçu'nun da bulunduğu katılımcılar ''İnsansız Uçak Sistemlerinin Geleceğin Hava Harekatındaki Rolü''nü tartışacak.
Hava ve uzay gücünün ayırt edici özelliklerinden biri olan yüksek teknoloji kullanımının ön plana çıktığı dördüncü oturumda aralarında JAS-39 Avcı Uçağı ''Gripen'in Babası'' olarak tanınan Tommy Ivarson ve NATO'nun teknoloji, güvenlik ve savunma alanlarındaki faaliyetlerini yöneten Baş Bilimadamı Tümgeneral Albert Husniaux ve TAI ve EADS gibi önemli savunma sanayi kuruluşlarının yöneticileri konuşacak.
''Hava ve Uzay Gücünün Kullanılmasında Konsept Değişiklikleri'' başlıklı son oturumda, NATO Genel Sekreteri Rasmussen'in Ekonomi ve Güvenlik Danışmanı Diego Ruiz Palmer ve dünyaca ünlü harp simülasyonu uzmanı Philip Sabin söz alacak.
Muhabir: Çiğdem Pala
Yayıncı: Sibel Ertürk Kurtoğlu
Kaynak: AA
ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı'nda uzun yıllar çalışan, Harvard'da da dersler veren hava ve uzay stratejisti Benjamin Lambeth, konferansın açılışında yaptığı konuşmada, hava gücünün nasıl tanımlanması gerektiğine ilişkin bilgi verdi.
Lambeth, soğuk savaş sonrasında hava güçlerinin öneminin arttığını belirterek, buna örnek olarak da 1991 yılındaki ''Çöl Fırtınası Harekatı'' ve sonraki yıllarda yapılan ''Irak'a Özgürlük Harekatı''nı gösterdi.
''Muharip güç olmaktan öte'' olarak tanımladığı hava gücünün içinde sadece bomba veya bunun gibi silahlar bulunmadığını, pek çok başka hava güçleriyle işbirliği yapılmasını gerektiren operasyonel taktiklerin de yer aldığını aktaran Lambeth, ciddi tecrübe, cesaret ve harekat kavramlarıyla organizasyonel uyumun da hava gücünün önemli parçalarını oluşturduğunu kaydetti.
Lambeth, hava gücünde istihbaratın önemini şöyle anlattı:
''Genellikle göz ardı edilen konulardan bir tanesi de hava yeteneklerinin, başarının elde edilmesindeki önemidir. Hava güçlerinin donanımı hiç bir şekilde istihbarattan bağımsız düşünülemez. Bu, sadece uyumlu bir şekilde muharip güçlerin kullanılması için değil, aynı zamanda hedeflerin belli tek bir sortiyle yok edilmesi için de büyük öneme sahiptir. Bu noktada istihbarat sadece hedeflerin vurulması değil, aynı zamanda neyin vurulması ve hedeflerin nerede bulunması gerektiği bilgisine de sahip olunması gerekliliğinin önemli bir parçasıdır. Hava gücü, aslında yukarıdan görülen her şeyi yok edebilir. Ama yine çok önemli olan bir konu, hava gücünün sadece görebildiğini ve yukarıdan tespit edebildiğini yok edebileceğidir. Bu da özellikle muharip alanda sadece donanımın kullanılmasının değil, doğru bilginin paylaşılmasının da ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Hava gücü, düşünceme göre, istihbaratla ilgili değerlendirildiğinde, iki zıt uçta bulunan fakat birlikte kullanılması gereken en önemli iki kavramdır.''
-ABD'nin hava gücünün farkı-
Hava gücünün 1991'den bugüne elde ettiği başarılara değinen Lambeth, Amerikan Hava Kuvvetleri'nin son 30 yılda hem Vietnam'da hem de daha sonraki hava operasyonlarında büyük dönüşüm geçirerek, doğasında stratejik bir yaklaşım benimsediğini, böylece sonuçları etkileyebilen belirleyici bir unsur olarak muharebe içinde rol üstlenmeye başladığını söyledi.
Amerikan Hava Kuvvetleri'nin gerçek zamanlı muharebe sahası farkındalığına sahip olması nedeniyle de stratejik bir unsur halini aldığını anlatan Lembeth, ''Oldukça yüksek olan kayıp oranlarının azaltılması ve 2. Dünya Savaşı ile Vietnam Savaşı döneminde yaşanan büyük kayıpların üstesinden gelinmesi için stratejik yaklaşımlar benimsendi. Amerikan Hava Kuvvetleri, 2003 yılında Irak'taki büyük savaş sonunda müttefik hava gücü, ortak görev gücü hedeflerine ulaşmak için çok daha stratejik bir yaklaşım benimseyerek koşulları belirleyebilme kabiliyetini gösterdi'' diye konuştu.
Lambeth, ABD'nin, hava gücünün gelişimine ve diğer ülkelerin hava kuvvetlerinin ilerlemesine katkıda bulunduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:
''ABD'nin hava gücü ile diğer ülkelerin hava güçleri arasındaki fark; sürdürülebilirlik ve ileri aşamadaki pek çok geri erişim gücüdür. Bu noktada dünya genelinde sadece ittifaklarımızla değil, geleceğe yönelik Rusya ve Çin'in de geliştirdiği ileri teknolojilere ayak uydurmak için atılması gereken adımlardan bahsetmek mümkün.
ABD hava gücünün, 2003 yılı içinde hava silahlarının diğerlerinden daha olgun safhaya geldiğini söyleyebilecek kapasiteye eriştik. Daha önceki dönemlerde 2. Dünya Savaşı ve Vietnam'da olduğu gibi büyük güçleri bir araya toplamaya gerek kalmadan sadece donanımın kullanılmasıyla hedeflerin vurulabildiği bir aşamaya gelindi. Bu gelişmiş muharebe sahası farkındalığı, dayanıklılık ve silahların doğru hedefi yakalama kapasitesi sayesinde elde edildi. Bugün hava gücü doğru bir şekilde kullanıldığında özellikle geliştirilmiş hassasiyet ve mühimmat etkinliği son derece belirgindir. Çeviklik ve esneklik hava gücünün en önemli unsurlarını teşkil etmektedir. Hava gücü, eskiden kara kuvvetlerinin yakın saldırı unsurları tarafından yapılan işin çoğunu tek başına yapabilir hale gelmiştir. Yıpratma tabanlı, kafa kafaya kara savaşından fazlasını sağlayabilen hava güçleri günümüz savaşlarında kara kuvvetlerinin rolünün, zaferi kazanmak değil de kazanılmış zaferi korumak olduğuna işaret etmektedir.''
ABD Hava Kuvvetleri'nin bugün ulaştığı başarıların altındaki önemli özelliklerin, ABD'nin ittifak içinde bulunduğu ülkelerle de paylaşıldığını dile getiren Lambeth, ''Bu noktada Türkiye de kendi payına düşen önemli unsurlardan faydalanabilmektedir. Bu noktada operasyonel standartlar ve küresel teyakkuz gücüyle ilgili unsurları göz ardı etmemek gerekir'' dedi.
-''Uzaydan alınabilecek destek çok önemli''-
Uyduların uzaya gönderilmesiyle hava misyon spektrumunda da önemli değişikliklerin ortaya çıktığını aktaran Lambeth, önümüzdeki yıllarda bu alanın hava gücünün mevcut kinetik ve kinetik olmayan bazı işlevlerini üstlenmekte önemli rol alabileceğini anlattı.
Lambeth, günümüzde özellikle yerde bulunan hedeflerin yok edilmesinde uzaydan alınabilecek desteğin çok önemli olduğunu vurguladı.
-''Türk Hava Kuvvetleri büyük öneme sahip''-
Türk Hava Kuvvetleri'nin büyük öneme sahip olduğunu dile getiren Lambeth, Türk Hava Kuvvetleri'nin bölgesel güvenliğin sağlanmasında ittifak güçleri ve ABD Hava Kuvvetleri ile NATO'nun en önemli misyonlarının yerine getirilmesi, yüksek standartlarda eğitim faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi için destek sağladığını söyledi.
Türkiye'nin ayrıca NATO'ya önemli destek sağlayan üçüncü hava kuvveti olduğunu belirten Lambeth, Türkiye'nin 1991 yılından bugüne NATO ve diğer koalisyon operasyonlarına sabit destek verdiğini, ABD ile kapsamlı ikili güvenlik ilişkilerine de devamlı olarak katılım sağladığını kaydetti.
Irak üzerinde uçuşa yasak bölgenin tesis edilmesinde Türkiye'nin önemli roller üstlendiğini ifade eden Lambeth, şöyle konuştu:
''Türk Hava Kuvvetleri, son derece başarılı ve iyi donanımlı bir hava kuvvetidir. Türk Hava Kuvvetleri, elektro optik uydu görüntüleme ve derin taarruz özelliklerine sahiptir, ayrıca daha kolay konuşlandırılabilir kuvvetlerden oluşan ekipmanı vardır. NATO'nun tersine Türk Hava Kuvvetleri, hava misyonlarını tam spektrum uygulayabilecek özellikte uzun erişimli donanıma sahiptir. Türk Hava Kuvvetleri'nin, F-16 da dahil olmak üzere geniş bir jet deneyimi vardır. ABD Hava Kuvvetleri'ndeki meslektaşlarım Türk havacılarıyla eğitim faaliyetlerine katılmak ve birlikte uçmak konusunda çok istekliler. Önümüzdeki yıl yapılacak eğitim faaliyetlerinde yer almak için sabırsızlıkla bekliyorlar.''
-57 ülkeden bin katılımcı-
ICAP'13'e aralarında ABD, Rusya, Çin, Fransa, İsveç, İngiltere, İtalya, Almanya, Belçika, Hollanda, Somali, Kongo, Ürdün, Libya, Yemen, Türkmenistan, Azerbaycan, Kosova, Bosna-Herkesk, Bulgaristan, Yunanistan, Belçika, Brezilya, Avusturalya, Japonya, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve Pakistan'ın da bulunduğu 57 ülkeden alanında otorite kabul edilen bine yakın akademisyen ve askeri uzman katılıyor.
Açılış töreni dışında basına kapalı gerçekleşen ve iki gün sürecek konferansta, hava ve uzay gücünün günümüz harekatında oynadığı rol ve ayırt edici özellikleri irdelenecek.
1. Hava Kuvveti Komutanı Korgeneral Abidin Ünal'ın ''Geleceğin Hava ve Uzay Gücünün Eğitim Perspektifi'' konulu bildiri sunduğu ilk oturumun başkanlığını, hayatını Türk havacılığının millileşmesi ve uçak sanayinin kurulmasına adayan Nuri Demirağ'ın torunu Prof. Dr. Banu Onaral yaptı.
İkinci oturumda, günümüzde ön plana çıkmaya başlayan özel operasyonlara, hava ve uzay gücü perspektfinden bakılacak. Oturumda, NATO Özel Operasyon Komutanı Korgeneral Frank J. Kisner, ''Özel Operasyonlar ve Hava Gücünün Çok Yönlü Yapısı'' başlıklı bildiri sunacak. Aynı oturumda özel operasyonlar ve askeri tarih konularında 60'tan fazla eseri bulunan Baltık Savunma Koleji Dekanı Prof. Dr. James Corum ve son harekatlarda pilot ve planlayıcı olarak görev yapan ABD Hava Kuvvetleri Özel Operasyonlar Komutanlığı'ndan Tuğgeneral Marshall Webb sunum yapacak.
Konferansın üçüncü oturumunda aralarında ''Çöl Fırtınası'' ve Afganistan harekatlarının planlayıcısı ve ABD Silahlı Kuvvetleri'nin Modern İstihbarat, Gözetleme ve Keşif Konsepti'nin mimarı emekli Korgeneral David Deptula ve Hava Harp Akademisi Harekat İstihbarat Anabilim Dalı Başkanı Yarbay Yücel Topçu'nun da bulunduğu katılımcılar ''İnsansız Uçak Sistemlerinin Geleceğin Hava Harekatındaki Rolü''nü tartışacak.
Hava ve uzay gücünün ayırt edici özelliklerinden biri olan yüksek teknoloji kullanımının ön plana çıktığı dördüncü oturumda aralarında JAS-39 Avcı Uçağı ''Gripen'in Babası'' olarak tanınan Tommy Ivarson ve NATO'nun teknoloji, güvenlik ve savunma alanlarındaki faaliyetlerini yöneten Baş Bilimadamı Tümgeneral Albert Husniaux ve TAI ve EADS gibi önemli savunma sanayi kuruluşlarının yöneticileri konuşacak.
''Hava ve Uzay Gücünün Kullanılmasında Konsept Değişiklikleri'' başlıklı son oturumda, NATO Genel Sekreteri Rasmussen'in Ekonomi ve Güvenlik Danışmanı Diego Ruiz Palmer ve dünyaca ünlü harp simülasyonu uzmanı Philip Sabin söz alacak.
Muhabir: Çiğdem Pala
Yayıncı: Sibel Ertürk Kurtoğlu
