'hayat Boyu Öğrenme Projesi' Toplantısı Yapıldı
Şanlıurfa'da, Hayat Boyu Öğrenme Projesi izleme ve değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi.
Toplantıya; İl Milli Eğitim Müdürü Ahmet Pala, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Sektör Yöneticisi Prof. Dr. Mustafa Balcı, İl Milli Eğitim Şube Müdürü Hüseyin Aslıhan, Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Şanlıurfa Ofisi Uzmanı Kadir Tuzlak, meslek lisesi müdürleri, sivil toplum örgütü temsilcileri ve öğretmenlerin katılımıyla başlandı.
İl Milli Eğitim Müdürü Ahmet Pala yaptığı konuşmada, "Hayat boyu öğrenme yeni bir durum değildir esasında... İnsanın var olduğu günden beri devam eden bir öğrenme biçimidir. Her gün her birimiz, her yerde bir şeyler öğreniyor. Ama sıkıntımız şu; bunun kaydını tutmuyoruz, istatistiğini tutmuyoruz. Takdir edersiniz ki istatistiği tutulmayan bir şey de yok mesafesinde sayılır" diyerek, yapılan çalışmaların ve faaliyetlerin kayda alınması hususunda katılımcıların dikkatini çekti. Ayrıca hayat boyu öğrenmenin ne anlama geldiğini, küçük yaşlardan itibaren öğrendiği meslekleri sıralayıp kendi hayatından kesitler sunarak ifade eden Pala, sözlerine şöyle devam etti: "Bu projeyle alakalı İstanbul’da Uluslararası Hayat Boyu Öğrenme Konferansı için, iki buçuk günlük bir toplantıya katıldım. Orada şunu gördüm; hakikaten öğreneceğimiz çok şey var. Benim orada ufkum son derece genişledi, çok mutlu eden veriler vardı toplantıda. Bir başka konu beni çok etkiledi. Avrupalı bir uzmanın birisi diyor ki; sizin bu kutsal kitabınızın ilk emri 'oku'... Bunu biliyorduk lakin ondan duymak beni son derece mutlu etti. Demek ki biz onları gerçek manada etkilemişiz. Kendi kültürümüzden ve inançlarımızdan haberdar etmişiz. İlk emir 'oku'... Onun için hayatın her safhasında okumak ve her gün kendimizi geliştirmek zorundayız. Peygamberimiz de (aleyhisselam) buyuruyor ki; 'İki günü birbirine eşit olan ziyandadır.' Bir sonraki günümüz bir öncekinden daha başarılı, daha verimli ve daha iyi düzeyde olacak demektir. Bakınız bugün bunları Avrupalı uzmanların ağzından duyuyorum ve bunlar beni duygulandırıyor. Beşikten mezara kadar ilim olmalı. Öğreniniz, evet öğrenmenin yaşı ve zamanı yoktur. Ali Fuat Başgil; 'Çalışmak için, öğrenmek için uygun yer ve zamanı hemen arayın, ertelemeyin' diyor. Ali Fuat Başgil'i keşke ilkokulda okusaydım, ortaokulda okusaydım. Bir eserinde; 'Unutma ki her zamanı çalışmak için müsait bil. Kendine göre müsait vakit beklersen, o hiçbir zaman gelmez. Her yeri çalışmak için müsait bil. Kendine göre müsait yer beklersen, o yeri hiç bulamayabilirsin' diyor. Bunlara baktığınız zaman hakikaten hayat boyu öğrenmenin insanla beraber var olan ve süren bir anlayış olduğunu anlıyorsun. Zira biz hayat boyu öğrenmenin her safhasında, her anında varız. Meslek lisesi müdürlerimizle, halk eğitim merkezi müdürlerimizle, mesleki eğitim merkezi müdürlerimizle ve öğretmenlerimizle hayat boyu öğrenme sürecini süratle devam ettiriyoruz. Hayatın her safhasında bu öğrenme hamlesi ve çalışması artık belgelendirilerek, insanlar çalıştıkları, öğrendikleri bölümün belgesini ve diplomasını alıyorlar. Hayatlarında öğrendiklerini tatbik ediyorlar. Biz de bugün, 2011 yılında başlayan 2013 Mayıs ayının sonunda bitecek olan Hayat Boyu Öğrenme Projesi'nin bize sunduğu katkıları, verilen eğitimlerin bundan sonra hayatımıza nasıl fayda sağlayacağı üzerinde konuşup değerlendirme yapacağız arkadaşlarla. Burada siz değerli katılımcıların yardımı sayesinde kafa kafaya vereceğiz, el ele vereceğiz, gönül gönüle olacağız. Bu çalışmanın hayırlı olmasını diliyorum. "
Kaynak: İHA
İl Milli Eğitim Müdürü Ahmet Pala yaptığı konuşmada, "Hayat boyu öğrenme yeni bir durum değildir esasında... İnsanın var olduğu günden beri devam eden bir öğrenme biçimidir. Her gün her birimiz, her yerde bir şeyler öğreniyor. Ama sıkıntımız şu; bunun kaydını tutmuyoruz, istatistiğini tutmuyoruz. Takdir edersiniz ki istatistiği tutulmayan bir şey de yok mesafesinde sayılır" diyerek, yapılan çalışmaların ve faaliyetlerin kayda alınması hususunda katılımcıların dikkatini çekti. Ayrıca hayat boyu öğrenmenin ne anlama geldiğini, küçük yaşlardan itibaren öğrendiği meslekleri sıralayıp kendi hayatından kesitler sunarak ifade eden Pala, sözlerine şöyle devam etti: "Bu projeyle alakalı İstanbul’da Uluslararası Hayat Boyu Öğrenme Konferansı için, iki buçuk günlük bir toplantıya katıldım. Orada şunu gördüm; hakikaten öğreneceğimiz çok şey var. Benim orada ufkum son derece genişledi, çok mutlu eden veriler vardı toplantıda. Bir başka konu beni çok etkiledi. Avrupalı bir uzmanın birisi diyor ki; sizin bu kutsal kitabınızın ilk emri 'oku'... Bunu biliyorduk lakin ondan duymak beni son derece mutlu etti. Demek ki biz onları gerçek manada etkilemişiz. Kendi kültürümüzden ve inançlarımızdan haberdar etmişiz. İlk emir 'oku'... Onun için hayatın her safhasında okumak ve her gün kendimizi geliştirmek zorundayız. Peygamberimiz de (aleyhisselam) buyuruyor ki; 'İki günü birbirine eşit olan ziyandadır.' Bir sonraki günümüz bir öncekinden daha başarılı, daha verimli ve daha iyi düzeyde olacak demektir. Bakınız bugün bunları Avrupalı uzmanların ağzından duyuyorum ve bunlar beni duygulandırıyor. Beşikten mezara kadar ilim olmalı. Öğreniniz, evet öğrenmenin yaşı ve zamanı yoktur. Ali Fuat Başgil; 'Çalışmak için, öğrenmek için uygun yer ve zamanı hemen arayın, ertelemeyin' diyor. Ali Fuat Başgil'i keşke ilkokulda okusaydım, ortaokulda okusaydım. Bir eserinde; 'Unutma ki her zamanı çalışmak için müsait bil. Kendine göre müsait vakit beklersen, o hiçbir zaman gelmez. Her yeri çalışmak için müsait bil. Kendine göre müsait yer beklersen, o yeri hiç bulamayabilirsin' diyor. Bunlara baktığınız zaman hakikaten hayat boyu öğrenmenin insanla beraber var olan ve süren bir anlayış olduğunu anlıyorsun. Zira biz hayat boyu öğrenmenin her safhasında, her anında varız. Meslek lisesi müdürlerimizle, halk eğitim merkezi müdürlerimizle, mesleki eğitim merkezi müdürlerimizle ve öğretmenlerimizle hayat boyu öğrenme sürecini süratle devam ettiriyoruz. Hayatın her safhasında bu öğrenme hamlesi ve çalışması artık belgelendirilerek, insanlar çalıştıkları, öğrendikleri bölümün belgesini ve diplomasını alıyorlar. Hayatlarında öğrendiklerini tatbik ediyorlar. Biz de bugün, 2011 yılında başlayan 2013 Mayıs ayının sonunda bitecek olan Hayat Boyu Öğrenme Projesi'nin bize sunduğu katkıları, verilen eğitimlerin bundan sonra hayatımıza nasıl fayda sağlayacağı üzerinde konuşup değerlendirme yapacağız arkadaşlarla. Burada siz değerli katılımcıların yardımı sayesinde kafa kafaya vereceğiz, el ele vereceğiz, gönül gönüle olacağız. Bu çalışmanın hayırlı olmasını diliyorum. "
