Ascame 1. Akdeniz Sanayi Yatırımları Zirvesine Doğru

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, Kuzey Afrika ve Ortadoğu`da yaşanan siyasi çalkantılar ile Avrupa`daki krizin Türkiye`ye etkisinin büyük olduğunu belirterek, bundan sonra Asya pazarına yönelmek gerektiğini söyledi.

İç piyasadaki canlılığın cari açığı tetiklediğini öne süren Aşut, “Eğer dışarıdan döviz kazandırıcı işlemlerle ilgili yapacağımız aktiviteleri arttıramazsak bu cari açık gittikçe büyüyecek” dedi.Akdeniz Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği (ASCAME) 1. Akdeniz Sanayi Yatırımları Zirvesi, 29 Eylül-1 Ekim 2011 tarihleri arasında Mersin`de yapılacak. Zirveye ev sahipliği yapacak olan MTSO Başkanı Şerafettin Aşut, bu zirveyle pastadan daha çok pay alabilmeyi, sanayi yatırımlarını artırmayı ve Mersin`e doğrudan yatırımcı çekmeyi hedeflediklerini kaydetti. Aşut, yönetim kurulu üyeleri ile birlikte bilgilendirme toplantısı düzenledi. Metropol Swess Otel`de gerçekleştirilen kahvaltılı toplantıda zirvenin ayrıntılarını anlatan Aşut, Akdeniz`e kıyısı bulunan ülkelerin temsilcilerinin yer alacağı zirvenin ikinci gününe Ekonomi Bakanı ve AK Parti Mersin Milletvekili Zafer Çağlayan`ın da katılacağını bildirdi.Toplantı`da ASCAME ile ilgili bilgiler veren Aşut, ASCAME`nin Akdeniz`de kıyısı bulunan 23 ülke ve 200`den fazla Ticaret ve Sanayi Odasının üye olduğu devasa bir oluşum olduğunu ifade etti. İstanbul Ticaret Odası Başkanı Murat Yalçıntaş`ın ASCAME Başkanlığını yürüttüğünü, MTSO`nun da ASCAME Sanayi Komisyonu Başkanı olduğunu anımsatan Aşut, “ASCAME, Akdeniz çanağının en etkin ve en büyük oluşumudur. Akdeniz Dünya Bankası verilerine göre, 23 ASCAME ülkesi 500 milyonluk bir nüfusa sahip. Dünya nüfusunun neredeyse yüzde 8`i Akdeniz`de yaşıyor. 12 trilyon dolarlık ticaretin döndüğü bir bölge. Yani dünya ticaretinin yüzde 15`i Akdeniz`de dönüyor. Bu olağanüstü bir pazar.Dünyada kişi başına düşen milli gelir ortalaması 9 bin dolarken; ASCAME ülkelerinin ortalaması yaklaşık 14 bin dolar. Yani alım gücü yüksek bir pazar. Tüketim alışkanlığı olan bir toplum var Akdeniz`de. Dünyada cep telefonu kullanma oranı yüzde 59; Akdeniz ülkeleri ortalaması yüzde 98. İnternet kullanımında da durum aynı. Yani bu bölge iletişimin rahat kurulduğu, teknolojinin kullanıldığı bir bölge. Yani Akdeniz ticaretin kolay yapıldığı bir yer. Dünyada iş kurma ve başlama süresi neredeyse 40 gün. ASCAME ülkelerinde 20 gün. Yani bürokrasinin az olduğu bir bölge. İşte ASCAME gibi oluşumların kuruluş amacı da bu zaten. İş dünyasının, girişimcilerin önünü açmak, aralarındaki irtibatı sağlamak. Mersin olarak 29 Eylül-1 Ekim arasında düzenleyeceğimiz Akdeniz Sanayi Yatırımları Zirvesi ile amacımız; işte bu büyük pastadan daha çok pay alabilmek” dedi.HEDEF; DOĞRUDAN YATIRIMCI ÇEKMEKDünya ticaretinin büyük bir değişim ve dönüşüm yaşadığına, üretimin batıdan doğuya kaydığına işaret eden Şerafettin Aşut, geleneksel üretimin yerini katma değeri olan, yüksek teknolojili üretime bıraktığını dile getirdi. Asya`nın tarım toplumlarının, artık daha çok gelir elde ettikleri sanayiye yönelmeye başladığına dikkat çeken Aşut, Türkiye`nin ve Mersin`in bu noktadaki önemine değindi. Amerika ve Avrupa ciddi ekonomik sıkıntılarla boğuşurken, gelişmiş Batı ile Çin arasında nitelikli sanayi üretimi yapan tek ülkenin Türkiye olduğunu savunan Aşut, “Bu anlamda ASCAME ülkeleri içinde üretim anlamında başı çeken ülkelerden biriyiz ve bunu iyi kullanmalıyız. ASCAME Sanayi Komisyonu Başkanı olarak Mersin`e getirdiğimiz bu yatırım zirvesi kentimiz ve bölgemiz açısından bu anlamda çok önemlidir. Amacımız, Organize Sanayi Bölgeleri ve Serbest Bölgeler aracılığıyla karşılıklı sanayi yatırımlarını artırmak ve özellikle doğrudan yatırımcı çekmektir. Mersin ve bölgesi hem sanayi üretimiyle hem de bu üretimi hedef ülkelere en etkin ve en kısa sürede taşıyabilecek lojistik gücü ile Akdeniz`de gittikçe öne çıkmaktadır” diye konuştu.ASCAME 1. Akdeniz Sanayi Yatırımları Zirvesi`nde ele alınacak konular ve katılımcılar hakkında da bilgi veren Aşut, yurt içinden ve yurt dışından 150`den fazla temsilci ve onlarca Ticaret ve Sanayi Odası`nın zirveye katılacaklarını bildirdiklerini dile getirdi. Çok önemli ulusal ve uluslararası kurumların üst düzey temsilcilerinin zirvede yer alacağını, oturumlarda Avrupa-Akdeniz Bölgesi`nde bulunan `Doğrudan Yabancı Yatırımların` analizi ve sanayi yatırımlarının bunlar içinde kapladığı alan konularının tartışılacağını aktaran Aşut, zirvede bir ilkin gerçekleşeceğini ve ASCAME ile FEMOZA arasında bir `memorandum` yani bir iyi niyet anlaşması imzalanacağını kaydetti.“ASCAME İLE ORTADOĞU VE KUZEY AFRİKA PAZARINA TEKRAR ETKİLİ BİR ŞEKİLDE GİRECEĞİZ”Tüm bu katılımlarla, Mersin`in gerçek anlamda uluslararası bir zirveye ev sahipliği yapmış olacağının altını çizen Aşut, Mersin`in giderek artan önemini şu sözlerle ifade etti: “Mersin tarihinde hiç olmadığı kadar ulusal ve özellikle uluslararası oluşumlarda yer alıyor ve etkin bir şekilde yer alıyor. Mersin bu kurumlarda sembolik değil, önerileri dinlenen bir kent haline gelmektedir. 2008 ekonomik krizi ile AB pazarımız sıkıntıya girince, Mersin olarak yeni pazar arayışına girdik. Ortadoğu ve Kuzey Afrika`da önemli bağlantılar kurduk. Hükümetimizin o dönemde attığı olumlu adımlar bize destek oldu ve bu bölgelere ihracatımız ve turist sayılarımız artmaya başladı. Ancak, `Arap Baharı` denilen bu bölgelerdeki sosyal sıkıntılar tekrar ticaretimizi durma noktasına getirdi. Ama Mersin Ticaret ve Sanayi Odası olarak bu bölgelerden asla elimizi çekmedik. Yetkililerle teması kesmedik. İşte ASCAME ile tekrar bu pazara etkili bir şekilde girme hedefimiz var. Akdeniz deyince Türkiye; Türkiye denince de Mersin bölgenin yükselen kenti gerçekten. Yatırım ve üretim çeşitliliği, zengin tarım-gıda potansiyeli ve ciddi sanayi üretimi ile Mersin ve bölgesi Akdeniz`in en güçlü kentlerinden biri olmaya adaydır. Eksik olan alt yapılarımızı tamamlamamız gerekmektedir. Havaalanı, lojistik merkez, eksik yol bağlantılarımız, yatırımcılar için yeni yatırım alanlarının yerel yönetimlerce planlanması, yeni konteyner limanı ve benzeri yatırımlar tamamlandıkça, Mersin üreten, istihdam eden, ihraç eden, katma değer yaratan gerçek bir yatırım cenneti olacaktır.”YENİ PAZARDA HEDEF ARTIK ASYA VE AMERİKAToplantının sonunda yeni pazar arayışları ve cari açık üzerinde duran MTSO Başkanı Aşut, Avrupa`da sıkıntı yaşanırken Türkiye`de büyüme rakamları ve kapasite kullanım oranlarının oldukça iyi gittiğini ve yukarıya doğru bir tırmanış olduğunu savundu. Buna karşın ülkede ortaya çıkan cari açığın nereden kaynaklandığına açıklık getiren Aşut, iç piyasadaki canlılığı buna neden olarak gösterdi. Türkiye`de istikrardan dolayı her şeyin çok iyi gittiğini vurgulayan Aşut, ülkenin ılıman iklimiyle ve uygun bir limanla bütün yatırımları çekme yönünde hareket ettiğini, bunda da başarılı olduğunu söyledi.Avrupa, Ortadoğu ve Kuzey Afrika`da yaşanan sıkıntıların yeni pazar arayışlarını zorladığına dikkat çeken Aşut, şöyle konuştu: “Bizim en büyük pazarımız yüzde 45-50 oranıyla Avrupa Birliği. AB`de büyük sıkıntı var. Bu büyük sıkıntının karşılığında da AB`deki bankalardaki sıkıntı sonunda onların karne notlarının düşürülmesiyle bir sonuç alacak. Yavaş yavaş o yöne doğru gidiyor. AB`de 2 trilyon dolarlık bir besleme yapılacak önümüzdeki günlerde ki, bu yönde kararları aldılar. 2 trilyon dolar belki AB`de bir şey yaratmaz ama sonunda bizim ihracatımızı hareketli tutacaktır, bir pansuman tedavisi ile AB`nin ekonomisini bir süre daha götürecektir. Yüzde 45-50 civarında ihracat yaptığımız bir bölgede ihracatımızın durması karşılığında bizim başka yeni pazarlara girmemiz lazım. Hangi pazara gireceğiz? Kriz başladığında Kuzey Afrika pazarı, Ortadoğu pazarı dedik maalesef oralarda da yaşanan sosyal sıkıntılar var. Kuzey Afrika`dan ve Ortadoğu`dan elimizi eteğimizi çekmemeliyiz ama artık Asya`da bizim ürünlerimizi kullanabilecek bir toplum oluştu. Tarımdan yavaşça sanayiye geçişle ilgili bir dönem var. Çin ve Batı Çin bölgesinde bizim ürünlerimizi alabilecek orta kademeli insanlar oluşmaya başladı. Bizim biraz o tarafları zorlamamız lazım. Hükümetimizin koyduğu strateji gereği Amerika kıtasında biraz hareket etmemiz lazım. Oralara doğru yavaş yavaş gidiyoruz, açığımızı kapatmak için.”İÇ PİYASADAKİ CANLILIK CARİ AÇIĞI TETİKLEDİİç piyasadaki canlılığı, Türkiye`de giderek artan cari açığın sorumlusu olarak gösteren Aşut, 2008`de yüzde 80 ile giden bir sanayi kapasite kullanımının bugün yüzde 67`ye gelmesini de iç pazardaki canlılığa bağlayarak, “İç pazardaki canlılık da sonunda cari açığı tetikleyen önemli bir unsur olarak önümüze geliyor. Çünkü iç pazarda üretim yapabilmek için mutlaka ithalat yapmalıyız, ithalat yaptığımız zaman da o ürün bize cari açık olarak geliyor. Eğer dışarıdan döviz kazandırıcı işlemlerle ilgili yapacağımız aktiviteleri arttıramazsak bu cari açık gittikçe büyüyecek. Biz de artık tüketim toplumu olduk, ürettiğimizden fazla tüketir olduk. Bu, değişik teşviklerle ön plana çıkmalıydı. 2008`den bu yana yapılan bazı çalışmalar vardı, yanlış kararlar vardı. Artık bu teşvik mekanizması da olumlu yönde hareket ediyor ve farklı şeyleri hükümet gördü. Hükümet de açığı kapatma yönünde gereğini yapmaya çalışıyor ve önümüzdeki dönemde başlayacak teşvik uygulamaları gerçekten sahanın talepleri doğrultusunda hareket edilerek hazırlanacak. Hükümet bununla ilgili önemli adımlar attı. Yani içeride canlılığı ayakta tutuyoruz, bir sıkıntımız yok. Avrupa`daki sıkıntı Türkiye`ye vurdu ama biz o eksiği içerideki tüketimle ayakta tutmaya çalışıyoruz; o da cari açık olarak önümüze geldi” dedi.
Kaynak: İHA