Hanefi Bostan: "Üniversite Ve Milli Eğitimdeki Eğitim Çalışanlarının Mağduriyeti Giderilsi

Türk Eğitim-Sen İstanbul Bölge Başkanı Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan, "Üniversite ve milli eğitimdeki eğitim çalışanlarının mağduriyeti giderilsin" dedi.

Yazılı açıklama yapan Bostan, bütün eğitim çalışanlarının büyük bir geçim sıkıntısı çektiğini söyledi. Bostan, "Ülkemizde Mayıs 2011 sonu itibariyle dört kişilik bir ailenin asgari geçim (yoksulluk) sınırı 3 bin 60 TL iken, tek kişinin yoksulluk sınırı da bin 530 TL‘dir. Kamu çalışanlarının ortalama maaşı yoksulluk sınırının yarısı kadardır. Profesörlerin büyük bir kısmı da yoksulluk sınırında bir maaş almaktadır. Ülkemizde kamu çalışanları arasında en az ücret alan kesim üniversitelerde ve Milli Eğitim

Bakanlığı bünyesinde çalışan memurlar, öğretmenler ve akademisyenlerdir. Diğer kurumlarda çalışan memurların aldığı maaş ve ek ödemeleri yeterli olmasa da Üniversite ve Milli Eğitimdeki memurlara nispetle daha iyi bir durumdadır. Birçok kurumda, çalışanlar kurum tazminatı aldığı halde, üniversitelerde çalışan memurlar kurum tazminatı alamamaktadır. Öğretmenlerin büyük bir çoğunluğu açlık sınırında, akademisyenler de yoksulluk sınırının çok altında bir maaşla geçimlerini sürdürmeye çalışmaktadır" dedi.

YÖK Başkanı‘nın, sıkıntıların artması için yoğun bir gayret sarf ettiğini öne süren Hanefi Bostan, "Nitekim YÖK, akademik yükselmeyi engellemek maksadıyla nerde ise her gün yeni bir düzenleme icat etmektedir. Ancak üniversitelerdeki akademik ve idari personelin yoksulluk sınırının altında ve açlık sınırında bir ücrete mahkûm edilmeleri onları hiç ilgilendirmemektedir. Üniversitelerde ve Milli Eğitimde çalışan memurların devletin vermiş olduğu çıplak maaş dışında hiçbir sosyal yardım hakkı yoktur. Oysaki

diğer kurumlar gibi Üniversitelerde çalışan idari personele üniversite ödeneği verilmelidir. Milli Eğitimde çalışan memurlara, üniversitelerdeki memurlara, araştırma görevlilerine, okutman, uzman, öğretim görevlileri ve yardımcı doçentlere de ek bir ödeme mutlaka yapılmalıdır. Üniversitelerde ve Milli Eğitimde çalışan memurlar maaşlarının azlığından dolayı başka kurumlara geçmek için yoğun bir gayret sarf etmekte ve hatta büyük bir bölümü de bu geçişi gerçekleştirmektedir. Bu nedenle Üniversitelerde ve

Milli Eğitimde büyük bir memur açığı bulunmaktadır. Yine maaş azlığından ve iş güvencesinin bulunmamasından dolayı birçok gencimiz araştırma görevliliğini tercih etmemektedir. Hükümet, Üniversitelerde ve Milli Eğitimdeki kan kaybını durdurmak için Kanun Hükmündeki Kararnamelerle bu sorunu hemen çözmelidir" diye konuştu.

Kaynak: İHA