Suriye Devlet Başkanı Esad Konuştu
Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad,Uzun süredir devam eden isyanlarla alakalı açıklamalarda bulundu.Beşar Esad,ülkesinde devam eden olayların sorumlularını mikroplar olarak adlandırdı.

Ellerine yeni bilgiler geldiğini vurgulayan Suriye Lideri Söylentilere gelince, emin olun ki bunlar gerçek değil. Ülkemiz için çok anlamlı ve önemli bir noktasında bir araya geliyoruz. Geçmişte dökülen bütün kanlar ve açılan bütün yaralardan yepyeni ve parlak ve Suriye yaratacağız" diye konuştu.
Esad, "Medyada gördüğümüz olaylar ortada bir komplo olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Zayıf olduğumuz noktalar neler bunları belirlememiz gerekiyor. Bu olayların faillelerini tespit etmemiz ve ülkemizi bu mikroplardan temizlememiz gerekiyor. Bu mikropları temizlemeden sorunları bitirmemiz mümkün olmayacak. Krizin aylar ya da yıllar alacağını düşünmüyorum."
Esad'ın yaptığı açıklamalar şöyle:
Bugün tarihimizde önemli bir gün.Bütün olanlardan bir kez daha halkımla gurur duyuyorum pek çok dedikodu dolaşıyor, benim için önemli değil bunlar ama oluşturduğu etki açısından önem taşıyor. Her gün bu bilgiler, pek çok farklı şeyler çıkartıyor söylentilere gelinirse şundan şüphemiz olmamalı ki bugün ülkemizin tarihi açısından son derece önemli bir noktadayız.
Masum insanların kanının döküldüğü bu dönem herkesin canını yaktı, geleceğimiz parlak mı olacak bunu belirleyecek içinden geçtiğimiz dönem. Şimdiye kadar büyük bedel ödediğimiz bir süreçten geçtik, istikrarımız zarar gördü bu konuda bir bedel ödedik. Bütün kamuya ait, özel sektöre ait binaların tahrip edildiği bir süreç yaşadık, vatandaşların ve güvenlik güçlerinin hayatının tehlikeye atıldığı bir süreç yaşadık bunlar benim ve ülkem için büyük kayıp.
Yaşadığımız bu kayıp bize büyük bir acıyı da getirdi, bu krizin olumsuz yanlarını görmemizi sağladı bunlar. Mal ve can kaybı yaşadığımız durumları gösterdi, çok sağlam bir sınavla karşı karşıya kaldığımızı anladık Suriye olarak. Zaman bizim için çok çok önemli, bizim bundan sonra geleceğimize bakmamız lazım geleceğimiz de bizim ellerimizde, yani geleceğimizi nasıl şekillendireceğiz bu bizim elimizde.
Her açıdan baktığımızda geçtiğimiz süreçte de geleceğe bakıyoruz, bunu yaparken de geçmişi, bugünü düzgün şekilde analiz etmek gerekli. Neden bunlar yaşanıyor? Bu bir komplo mu? Bunun arkasında kim var? Bunları sormak önemli, ben Suriye'nin tarihi açısından biliyorum ki komplolarla karşı karşıya kalmış bir ülke. Dolayısıyla bizler bu komplolara karşı dokunulmazlığımızı güçlendirmek durumundayız, bunları kanıtlamak amacıyla çok çaba sarf ettik ve özellikle de güçlendirebileceğimiz zayıf noktalarımızı belirledik. Bu mikroplar her yerdeler ve bu benzetmeden yola çıkarak da nasıl bilim adamları mikroplara karşı vücudu dayanıklı hale getiriyorsa bizimde benzer bir yöntemle daha güçlü çıkmamız lazım bazıları bu bir komplo değil diyorlar, ancak Suriye'nin tarihi sürecine baktığımızda Suriye'nin uluslararası zeminde üstlendiği pozisyon önemli. Medyadan gelen bir takım baskılar söz konusu. Kamu mallarını tahrip edenlerin ellerinde sürekli bir telefon var ve bir şeyleri manipülasyon yapıyorlar. Şuanda Suriye sokaklarında yaşananların 3 temel bileşeni var.
Bir tanesi devletten talepleri olanların bir durumu var. Gelen talepleri reddetmeniz olmaz, bazı göstericilerin talepleri var bu taleplerle bazıları sokaklara dökülüyor, bazılarının da başka amaçları var. Ben göstericilerden bazıları ile bir araya geldim, kamu mallarına zarar veren bir grup var amaçları Suriye halkı üzerinde kendi istedikleri dizaynı empoze etmek. Dolayısıyla bu gruplar arasında bir ayrım yapmak lazım. Adalet, demokrasi gibi şeylerden bahsediliyor pek çok şey gündeme geldi bu süreç içinde. Müslüman kardeşlerimizin talepleri oldu, güvenlik konusunda bazı sıkıntılar oldu bizler başkalarının hataları dolayısıyla aslında suçlanıyoruz. Bu alanda, Halep'ten diğer kentlere kadar herkesin taleplerine kulak veriyoruz, bu karanlıkta yaşayamayız diyoruz. 2 Yıl önce bazı talimatlar vermiştim büyükelçi ve temsilcilerimize her vatandaşa pasaport verilmesi konusunda talimatım olmuştu ve vatandaşlarımızın çoğu da son çıkan affa kadar korku içinde yaşadılar. Pek çok kişi sıkıntı çekti, acı yaşadı bir anlamda bir adaletsizlik hissi yaşandı. Son gelen affın pek çok kişiyi memnun etmediğini gördük fakat bu af 1988 yılından beri yapılan en kapsamlı aftı.Adalet Bakanlığına bu yönde bir talimatım oldu acaba bu af genişletilebilir mi? Yani devletin çıkarlarına zarar vermeden bu af nasıl genişler bunun yapılması için talimat verdim Bakanlığa.
İkinci unsur ise işledikleri suçlardan dolayı aranan gruplar var. Bunlar devleti ve devletin bir takım kanatlarını hedef alıyorlar ve hukukun üstünlüğünün herkese uygulandığı bir ülkede yasadışı bazı gruplar sokaklara dökülüyorlar ve kendilerini de meşru talepleri olan göstericilerle bağlantılandırmaya çalışıyorlar. Krizin başlangıcından bu yana 64 bin kişi bu grubun parçası olmaya çalışıyor ki bunlar son bir kaç ay içinde suç işlemiş ve aranan kişiler, kimilerinin 3 yıl üzerinde hüküm giymiş kişiler olduğunu biliyorum ve 64 bin diyorum yani bu büyük bir rakam ve eğer silahlanırlarsa, zihinlerindekini yaparlarsa bunlar büyük bir ordu haline gelir ve zarar verebilirler.
Üçüncü bir unsur ise radikal bazı entelektüellerin olduğu gruplar. Suriye'de kendi dizaynlarını empoze etmeye çalışan gruplar bunlar ve bu gruplar tamamen farklı maskelerin ardına gizlenerek, din ya da özgürlük ilkesi arkasına saklanarak bunları yapıyorlar. Ortaçağ yada belki de ondan öncesine gidilmesini savunuyorlar, bizler burada her şeye insan unsuruna bakarak başlamalıyız. Dış güçler yada dış güçlerin bu krizde oynadığı rol hatta rol oynamaları için para ödenen gruplar var ama bunların hepsi önemsiz bizim öncelikle insan unsuruyla meseleye başlamamız lazım. Bizler bütün bu yaşananlardan sonra barışçıl gösterileri tamamen bir maske olarak kullananlar var en sonunda da silahın kullanımı son opsiyon, seçenek haline geldi. Bu süreçte okullar kapatıldı, yollar kapatıldı onların yüzünden oldu bunlar kamu mallarına zarar verildi, iletişim kesintiye uğradı, eğitim alanında sıkıntılar yaşandı ve ülkenin imajı zarar gördü uluslararası müdahale sesleri bile yükselmeye başladı. Amaç burada açıktı yanlış gösterildi, çirkin görüşler dile getirildi ki bunlar bizim dinimizle alakası olmayan şeylerdi.
İlk teşebbüslerinde bu gruplar başarısız oldular ve daha sonrada silaha sarıldılar ve bu silaha sarılan gruplarda medyada, televizyonlarda gördüğümüz gibi güvenlik güçlerini hedef aldılar, kamu mallarına zarar verdiler. Çok büyük nefret var bu gruplar içerisinde, geçmişte ellerinde olmayan silahlar vardı ve iletişim araçları vardı. Neredeyse stratejik noktalarda depoları bile oldu, silahları topladıkları bir alan bile vardı ellerinde bunları son derece modern olarak ciplere, evlere yükleyip getirenler oldu. Neredeyse başarılı oluyorlardı ki siviller ve güvenlik güçleri bunlara müdahale etti. Suriye'nin bazı bölgelerinde bu silahlı gruplar başarılı oldu, bazı bölgelerde olamadı vatansever vatandaşlarımız olmasaydı bunlar bu kadar kolay olmazdı ama biz bir kez daha vatanseverliğimizi gösterdik ve göstermeye devam edeceğiz.
Ulusal bilinçle birlikte yaptığımız reformlarla birlikte, kurumlara, etiğe ve vatansever hissiyata bağlı bunlar. Reform sürecini raydan çıkartmak istiyor bu grup, bunların reformla ilgisi yok tamamen Vandallık, kamu kurumlarına zarar vermek amaçları bu. Bu yapılan olayların sadece maddi olarak değil manevi olarakta bize zarar vermiştir, bütün nesiller boyunca hukukun üstünlüğüne saygı gösterilmediği bir dönemi yaşadık, geçmişte de yaşadık ama bunun bedeli ağır ödeniyor, ağır oluyor.
Şimdi şu soru çok önemli acaba bu karmaşalık koşulları daha mı iyi yaptı? Güvenimiz daha mı arttı? Kararlar, hiç bir zaman daha fazla güvenliği getirecek diye bir şey yok şimdiye kadar gördüğümüz bu tahribatı reddetmemiz gerekiyor. Şimdi bu süreçten sonra hakikati göz önünde bulundurmak lazım buda insan unsuruyla birlikte gelecektir, Suriye'nin her bölgesinde ki insanlarla bu gerçeği analiz etmemiz gerekiyor farklı boyutlarıyla birlikte ve kurumlarımızı da vatandaşlarımızın isteğine göre yapmak lazım ben Suriye halkını, halkımı direk olarak dinlemek istiyorum, bir kurum yada kişi aracılığıyla değil.
Bütün yaptığım toplantılar üzere bugün sizlere hitabımda aslında halkla konuşmama dayanıyor, gösterilere katılanlar ve katılmayanlarla bir araya geldim edindiğim izlenim bu genel atmosfere baktığımda herkesin çıkardığı bir ders var. Suriye toplumunun her kesiminden aldığım mesaj bu, şüphesiz bende aynı duygularla aynı hislerle karşılık verdim yaptığım görüşmelerde. Hem bir araya geldiklerinde hemde gelemediklerinde tabi ki bu görüşleri eyleme geçirmek gerekiyor bunları da vatandaşlarımızla birlikte gerçekleştireceğiz. Bütün konuları biz gündemimize aldık bunlardan bazıları devleti göz önünde bulunduran konulardı yaptığımız görüşmelerde özellikle sadakat ama bir yandan öfkeyle karışık hislerini bana söylediler. Yaptığımız görüşmelerde acılarda dile getirildi, bazıları vatandaşların onurunu ve reform yolculuğu konusunu dile getirdiler ama benim edindiğim izlenim biryandan bana destek verdiği ve bu direnişe karşı devam etmem yönünde bir izlenim edindim. Adalet, fırsat eşitliği konusunda bir kısım görüşmeler dile getirildi, bunların toplum üzerinde ki etkisini görüştük.
Devlet, yolsuzlukla yüksek düzeyde mücadele edebilir ama uygun taktik ve yöntemlerin uygulanması lazım işte buda yolsuzlukla mücadele komitesinin çıkardığı sonuç bütün bunlar güzel sözcükler. Bunlar hep güzel açıklamalar, evet şunu, bunu yapmamız lazım demek kolaydır ama bunu eyleme koymak, yapmak zor. Bu toplantının amacı ulusal amacı geliştirebilmektir, bu sadece rejim ve muhalif kanat arasındaki diyalog değildir. Bu bütün konuları konuştuğumuz bir diyalogdu, herhangi bir partiyle yada bir gruba mensup kişilerle yapmadık görüşmeleri. Suriye'nin geleceğini geliştirmek bir grubu dışlayarak olamaz biz uluslararası bir grubuz, Suriye nüfusu milyonlarla ifade edilen bir nüfus ve şimdi ulusal dokuyu oluşturan her grupla birlikte bu duygunun geliştirilmesi gerekiyor. Bu mekanizma kapsamında ulusal diyalogun yapılması gerekiyor.
Daha önce parlamentoya söylediğim gibi hepsi bunların belirli bir takvim içinde olacak, şuanda ulusal diyalog ilk önceliğimiz. Biz bunu hem yerel hem hükümet düzeyinde düşünüyoruz, sosyal çeşitlilik gözetilerek bu süreç yönetilecek ve öncelikle yerel düzeyde bir siyasi diyalog başlatalım dedik ama bunun bütün ulusa yayılması gerektiğini düşündük. Mutabakata dayanarak bu süreci yönetmek çok önemli ve yaptığımız görüşmeler sonucunda da merkezi bir diyalog oluşturmamız gerektiğinin farkına vardık. Bu diyalog nasıl yapılmalı? Kimlerle görüşmeli? Bu konular hakkında geniş bir şekilde görüşüldü.
