Trablus Büyükelçiliği tahliyesinin perde arkası
Geçtiğimiz günlerde Türkiye Trablus Büyükelçiliği'nin tahliye işlemi için alınan kararın ayrıntıları gün yüzüne çıktı. Elçilikteki 12 Türk'ün tahliyesi için gece geç saatlerde önce Başbakan sonra da Cumhurbaşkanı arandı.

1 DİPLOMATA 2 POLİS
Trablusgarp Büyükelçiliği, uzun süre önce Türk vatandaşlarının tahliyesi sırasında boşaltılmış, başta eşler ve çocuklar Türkiye'ye dönmüştü. Son olarak nisan ayı başında da 17 personel daha Türkiye'ye geldi ve elçilikte 4 diplomat ile 8 özel harekâtçı kaldı. Büyükelçilik ve rezidans çok yakın olmasına karşın, 12 kişi, binadan çıkamıyordu. Bahçeye çıktıklarında boş kovanları topluyorlardı. En son 1 ay önce sebze yemişler ve C-130 askeri tipi uçakla gelen pirinç, bulgur, makarna, fasulye, nohut gibi kuru gıdaları da artık tükenmek üzereydi. Yemekleri kendileri yapıyor ve karavanadan yiyorlardı. Yerel personel güvenlik kaygısıyla artık göreve gelemiyordu. 1 Mayıs Pazar günü Kaddafi'nin oğlu ve torunlarının ölüm haberinin ardından uzun süredir ertelenen karar için düğmeye Dışişleri Bakanı Davutoğlu bastı. Önce gece yarısı olmasına karşın, Erdoğan'ı aradı, onay aldı. Ardından da Büyükelçi Cumhurbaşkanının temsilcisi olduğu için Gül arandı. Saat gece yarısını geçmiş 01.00 sularındaydı. Gül uyuyordu, yatağından uyandırıldı, durumun aciliyeti aktarıldı. Cumhurbaşkanı sözlü talimat verdi ve bu talimat Elçilikte konaklayan 12 kişiye müjde gibi geldi. Ama Davutoğlu'nun talimatı açıktı. Kaçar gibi değil, Türk bayrağıyla gideceklerdi.
BAYRAĞI ÇEKTİ VE ÇIKTI
Büyükelçi Şahinkaya, aracına Türk bayrağını çekti, peşinde de elçiliğe ait 2 araç daha yer aldı. Hiçbir koruma yoktu. Davutoğlu'nun talimatıyla 08.00'de kontak çevrildi ve Trablus'tan 200 kilometrelik yola çıkıldı. Yol boyunca durmayan konvoy savaşın tüm izlerine tanıklık etti.
