Arınç: İstikrar Huzur Demektir
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ülkede istikrarın devam etmesini istediklerini belirterek, ‘‘İstikrar, ülkede huzurun hakim olması demektir, ülkede güçlü bir hükümetin yoluna, işine devam etmesi demektir‘‘ dedi.
Arınç, Kırkağaç Karakurt 75. Yıl İlköğretim Okulunun resmi açılış törenine katıldı. Öğrencilerin ve vatandaşların sevgi gösterisiyle karşılanan Arınç, çocuklarla sohbet etti, hatıra fotoğrafı çektirdi. Tören alanında yerde çocukların oturduğunu gören Arınç, öğrencileri çağırarak önündeki kırmızı halıya oturttu. Karakurt 75. Yıl İlköğretim Okulunun 18 derslikli olduğunu, 1 milyon 500 bin liraya mal olduğunu, burada 300 öğrencinin eğitim gördüğünü anlatan Arınç, beldenin eğitime çok önem verdiğini, çocuklarını güzel yetiştirmek istediklerini, buranın her türlü hizmetin en güzeline layık olduğunu söyledi.
Bu tür törenlerde minicik çocukların saatlerce ayakta kaldığını, bu durumun hoş olmadığını, kendilerinin de buna üzüldüğünü kaydeden Arınç, ‘‘Bu işler böyle. İnşallah günün birinde herkesin rahatlıkla oturup daha kısa törenler izlediği günlere de kavuşacağız‘‘ dedi.
Karakurt‘un 100 yıllık bir köy olduğunu dile getiren Arınç, ‘‘İster ‘muhacir‘, ister ‘Evladı Fatihan‘ desinler, bu topraklarda 100 yıldan bu yana yaşıyorsak, birbirimizin kardeşiyiz. Bu topraklar bizim, bu cennet vatan bizim. Burada doğduk, yetiştik, burada büyüdük, bu topraklarda yüzyıllar boyu en güzel günleri yaşayacağız‘‘ diye konuştu.
Karakurt‘un, Bulgaristan‘dan 100 yıl önce gelmiş insanların yerleştiği bir kasaba olmaktan ziyade farklı bir anlamının olduğunu, Türkiye‘nin burayı farklı bir olayla tanıdığını dile getiren Arınç, şöyle konuştu:
‘‘Türkiye, Karakurt‘un inancına, imanına, camisine, Kuran kursuna nasıl sarıldığını, onu muhafaza etmek için neleri göze aldığını, nasıl dövüldüğünü, nasıl cezaevlerinde kaldığını hatırlıyor; bu özelliği yeni nesiller bilmez. 10 yıllık Demokrat Parti‘nin iktidarını sona erdiren 27 Mayıs darbesi olduğunda hepimiz üzülmüştük, Karakurt daha çok üzülmüştü belki. Sabretti ama sabrını taşıran bir olay oldu. Camisine, Kuran kursuna tecavüz oldu. Onu yıkmak, içindekileri boşaltmak istediler. Bu olayın detaylarını imam Halil Karakoç Hocadan dinleyebilirsiniz. Köylüler, hocalar, imamlar ayağa kalktı. ‘Kuran kursumuza el süremezsiniz. O bizim namusumuzdur, imanımızdır, onu kimseye kapattırmayız, çiğnetmeyiz‘ dediler.
Şimdi toprağın altında yatıyor, hesabını verdi, veriyor. Sıtkı Ulay Paşa, ‘O köyü dozerle yok edin, düz edin‘ dedi. ‘Dozerle çiğneyin‘ dedikleri köy, bu köydü. Dimdik ayakta durdu. 1966-1970 arasında üniversite talebesiydim; merak ettim, nedir bu şahlanış, bu olay, bu köy nedir? Geldim, o güzel insanları tanıdım. İlk tanıdığım insanlardan biri de orada sandalyede oturuyor. Hepsi pırıl pırıl, alnı secdeli insanlar, memleketini, vatanını, bayrağını, camisini seven insanlar. Çok şükür sizlerle belki 40 yıldır beraberliğimiz var. Allah sizi bizden, bizi sizden, bizi birbirimizden ayırmasın.‘‘
Karakurt Belediye Başkanının çok güzel işlere imza attığını, halen de daha birçok iş yapmak için ödenek istediğini anımsatan Arınç, ‘‘Böyle bir adamı İstanbul‘a Büyükşehir Belediye Başkanı yapmak lazım. Kadir Topbaş duymasın‘‘ diyerek espri yaptı. Başkanın istemesini bildiğini, okulu yaptırmak için birçok kez kapılarını çaldığını anlatan Arınç, ‘‘Şu okulu yaptırmak için kaç defa kapı çaldığını, zeytinyağı, kavun, zeytinyağı getirdiğini biliyorum‘‘ dedi.
-‘‘İSTİKRAR DEMEK, ÜLKEDE HUZURUN OLMASI DEMEKTİR‘‘-
Karakurt‘a birçok hizmetin yapıldığını, yapılmaya da devam edeceğini dile getiren Arınç, şöyle devam etti:
‘‘Bu hizmetler devam etsin, bu tatlı, bu güzel duygular devam etsin. Birbirimizden hiç kopmadan yolumuza devam edelim diye istikrarın devam etmesini istiyoruz. İstikrar, ülkede huzurun hakim olması demektir, ülkede güçlü bir hükümetin yoluna, işine devam etmesi demektir. ‘İstikrar‘ demek, ‘ayrımcılığın olmaması, ülkede düşman kampların yaşanmaması‘ demektir. İşte 12 Haziran‘daki seçimde Karakurtluya ne yapacağını söylemeye gerek yok. O her zaman doğru kararı verdi. Elini vicdanına koydu, en doğru, isabetli seçimi yaptı.‘‘
-‘‘MANİSA‘DAN KOPMAMIZ MÜMKÜN DEĞİL‘‘-
Manisa‘daki yaşantısının 50 yılı bulduğunu, siyaset hayatının hep burada geçtiğini, herkesin Manisalı olduğunu bildiğini, bu seçimlerde Manisa‘dan tekrar milletvekili adayı olduğunu anlatan Arınç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ın bakanlar arasında farklı illerde görevlendirmeler yaptığını, kendisini de davet ettiğini Bursa‘dan aday olmasını rica ettiğini, bunun doğru olacağına kanaat getirerek, bu ilden aday olduğunu anlattı. Arınç, şunları ifade etti:
‘‘Bu ne demektir? Bir siyasetçi farklı yerlerden adaylığını koyabilir ama bu bir kopuş, ayrılış değildir. Hele benim gibi her karış toprağında, her köyünde, kasabasında tanıdığım dostum olan, her birine defalarca gitmiş bir insan için başka bir yerden aday olmamın çok fazla önemi yok. Bursa da aynen Manisa gibi ülkemizin tarihiyle inancıyla kültürüyle milyonlarca insanın bir arada yaşadığı şehir. Biz farklılık görmüyoruz, bizim Manisa‘dan kopmamız mümkün değil. Her zaman birlikte olacağız, birlikte kucaklaşacağız. Sizlerin dualarını alacağız.‘‘
-GÖZLERİ DOLDU-
Kaynak: AA
Bu tür törenlerde minicik çocukların saatlerce ayakta kaldığını, bu durumun hoş olmadığını, kendilerinin de buna üzüldüğünü kaydeden Arınç, ‘‘Bu işler böyle. İnşallah günün birinde herkesin rahatlıkla oturup daha kısa törenler izlediği günlere de kavuşacağız‘‘ dedi.
Karakurt‘un 100 yıllık bir köy olduğunu dile getiren Arınç, ‘‘İster ‘muhacir‘, ister ‘Evladı Fatihan‘ desinler, bu topraklarda 100 yıldan bu yana yaşıyorsak, birbirimizin kardeşiyiz. Bu topraklar bizim, bu cennet vatan bizim. Burada doğduk, yetiştik, burada büyüdük, bu topraklarda yüzyıllar boyu en güzel günleri yaşayacağız‘‘ diye konuştu.
Karakurt‘un, Bulgaristan‘dan 100 yıl önce gelmiş insanların yerleştiği bir kasaba olmaktan ziyade farklı bir anlamının olduğunu, Türkiye‘nin burayı farklı bir olayla tanıdığını dile getiren Arınç, şöyle konuştu:
‘‘Türkiye, Karakurt‘un inancına, imanına, camisine, Kuran kursuna nasıl sarıldığını, onu muhafaza etmek için neleri göze aldığını, nasıl dövüldüğünü, nasıl cezaevlerinde kaldığını hatırlıyor; bu özelliği yeni nesiller bilmez. 10 yıllık Demokrat Parti‘nin iktidarını sona erdiren 27 Mayıs darbesi olduğunda hepimiz üzülmüştük, Karakurt daha çok üzülmüştü belki. Sabretti ama sabrını taşıran bir olay oldu. Camisine, Kuran kursuna tecavüz oldu. Onu yıkmak, içindekileri boşaltmak istediler. Bu olayın detaylarını imam Halil Karakoç Hocadan dinleyebilirsiniz. Köylüler, hocalar, imamlar ayağa kalktı. ‘Kuran kursumuza el süremezsiniz. O bizim namusumuzdur, imanımızdır, onu kimseye kapattırmayız, çiğnetmeyiz‘ dediler.
Şimdi toprağın altında yatıyor, hesabını verdi, veriyor. Sıtkı Ulay Paşa, ‘O köyü dozerle yok edin, düz edin‘ dedi. ‘Dozerle çiğneyin‘ dedikleri köy, bu köydü. Dimdik ayakta durdu. 1966-1970 arasında üniversite talebesiydim; merak ettim, nedir bu şahlanış, bu olay, bu köy nedir? Geldim, o güzel insanları tanıdım. İlk tanıdığım insanlardan biri de orada sandalyede oturuyor. Hepsi pırıl pırıl, alnı secdeli insanlar, memleketini, vatanını, bayrağını, camisini seven insanlar. Çok şükür sizlerle belki 40 yıldır beraberliğimiz var. Allah sizi bizden, bizi sizden, bizi birbirimizden ayırmasın.‘‘
Karakurt Belediye Başkanının çok güzel işlere imza attığını, halen de daha birçok iş yapmak için ödenek istediğini anımsatan Arınç, ‘‘Böyle bir adamı İstanbul‘a Büyükşehir Belediye Başkanı yapmak lazım. Kadir Topbaş duymasın‘‘ diyerek espri yaptı. Başkanın istemesini bildiğini, okulu yaptırmak için birçok kez kapılarını çaldığını anlatan Arınç, ‘‘Şu okulu yaptırmak için kaç defa kapı çaldığını, zeytinyağı, kavun, zeytinyağı getirdiğini biliyorum‘‘ dedi.
-‘‘İSTİKRAR DEMEK, ÜLKEDE HUZURUN OLMASI DEMEKTİR‘‘-
Karakurt‘a birçok hizmetin yapıldığını, yapılmaya da devam edeceğini dile getiren Arınç, şöyle devam etti:
‘‘Bu hizmetler devam etsin, bu tatlı, bu güzel duygular devam etsin. Birbirimizden hiç kopmadan yolumuza devam edelim diye istikrarın devam etmesini istiyoruz. İstikrar, ülkede huzurun hakim olması demektir, ülkede güçlü bir hükümetin yoluna, işine devam etmesi demektir. ‘İstikrar‘ demek, ‘ayrımcılığın olmaması, ülkede düşman kampların yaşanmaması‘ demektir. İşte 12 Haziran‘daki seçimde Karakurtluya ne yapacağını söylemeye gerek yok. O her zaman doğru kararı verdi. Elini vicdanına koydu, en doğru, isabetli seçimi yaptı.‘‘
-‘‘MANİSA‘DAN KOPMAMIZ MÜMKÜN DEĞİL‘‘-
Manisa‘daki yaşantısının 50 yılı bulduğunu, siyaset hayatının hep burada geçtiğini, herkesin Manisalı olduğunu bildiğini, bu seçimlerde Manisa‘dan tekrar milletvekili adayı olduğunu anlatan Arınç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ın bakanlar arasında farklı illerde görevlendirmeler yaptığını, kendisini de davet ettiğini Bursa‘dan aday olmasını rica ettiğini, bunun doğru olacağına kanaat getirerek, bu ilden aday olduğunu anlattı. Arınç, şunları ifade etti:
‘‘Bu ne demektir? Bir siyasetçi farklı yerlerden adaylığını koyabilir ama bu bir kopuş, ayrılış değildir. Hele benim gibi her karış toprağında, her köyünde, kasabasında tanıdığım dostum olan, her birine defalarca gitmiş bir insan için başka bir yerden aday olmamın çok fazla önemi yok. Bursa da aynen Manisa gibi ülkemizin tarihiyle inancıyla kültürüyle milyonlarca insanın bir arada yaşadığı şehir. Biz farklılık görmüyoruz, bizim Manisa‘dan kopmamız mümkün değil. Her zaman birlikte olacağız, birlikte kucaklaşacağız. Sizlerin dualarını alacağız.‘‘
-GÖZLERİ DOLDU-
